15 Şubat 2018 Perşembe

Okudum Bitti- 16: Ah Mercimeğim || Mustafa Çiftci





           Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı daha önce bir kitabını daha okuduğum Mustafa Çiftçi'nin üçüncü kitabı. 

    İlk kitabı Adem'in Kekliği ve Chopin 'i okuyup çok sevmiştim. Hakkındaki yazım burada. Aslında sırayla gidip Bozkırda Altmışaltı'yı okuyacaktım ama Ah Mercimeğim raftan çok tatlı göz kırpınca dayanamadım. Ocak ayında okuyup bitirdim. 14 Şubat Dünya Öykü Günü olunca Bozkırda Altmışaltı'ya da başladım. O da bitmek üzere ne yazık ki...

       Kısacık, yüz yedi sayfa bir kitap. Tadı damakta kalıyor. Altı tane birbirinden hoş hikaye var: 

Ah Mercimeğim
Baba Neredesin?
Bacanaklar
Bahar Eyyamında Bülbül Sesinde
Köfte Ekmek
Uykucu Duman ve Ben  


   Mustafa Çiftci de artık kıymetlilerimden. Anadolu insanının derdini, yaşadıklarını, yaşayamadıklarını sade bir dille öyle güzel anlatıyor ki her defasında niye bitti diye üzüldüm. Hikayeler kısacık ama etkileri kocaman. Hangi hikayeyi daha çok sevdim diye düşününce zorlanıyorum. Karakterlerin şiveli konuşmalarını okumayı çok seviyorum. Mustafa Çiftci sayesinde de İç Anadolu 'nun yöresel deyişlerine doydum. 




''İnsanların içinde bir ses varmış, öğrendim. O ses hiç susmazmış, öğrendim. O ses kadar zalim, o ses kadar hain bir şey yokmuş, öğrendim...''


''Artık iyileşmesinden umudu kestiğim, olur olmaz kanayan bir yarayla yaşamaya alıştım.''
*Ah Mercimeğim


'' 'Hocanın çocuğu olmamış ya, bizi oğlu gibi beller; yazık adama,' dedi. Aklıma babam geldi. 'Babamın çocuğu var, okşamaz; hocanın çocuğu yok, bizim başımızı okşar,' dedim. 'Kimi bilemez kimi bulamaz!' dedi Zakir.''
*Bacanaklar  



İLETİŞİM YAYINLARI

3. Baskı 2017
107 Sayfa





2 yorum: