YAZAR AYLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAZAR AYLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Temmuz 2014 Pazartesi
Okudum Bitti -92: Kış Masalı || William Shakespeare
Yazar Ayları konuğumuz Shakespeare bu ay. Ayrıca Okuma Şenliği içinde uygun bir kategori olunca , bir taşla iki kuş vurmanın sevinciyle hemen bir Shakespeare okuyayım dedim ama evde zaten az olan Shakespeare kitaplarından okumadığım olmayınca yeni kitap almama da vesile oldu. Bir taşla çok kuş etkinliği oldu benim için. Yazar Ayları da ne diyorsanız tık tık . Milyonuncu defa değiştirdiğim Okuma Şenliği listem için tık tık .
Sarayında Bohemya Kralı Polixenes 'i ağırlayan Sicilya Kralı Leontes , karısıyla misafirinin arasında bir şeyler olduğundan saplantılı bir şekilde şüphelenir ve kralı öldürtme kararı alır ama Polixenes kaçar , böylece şüphelerinin gerçekliğinden emin olan Leontes karısı Hermione ' u zindana attırır , o kadar vicdansızdır ki kraliçe doğumu bile zindanda yapar.
Tapınak kâhinleri kraliçenin suçsuz olduğunu söylese de sabirt fikirli kral inanmaz ve kraliçenin yargılanmasına karar verir , bir takım kötü olaylar meydana gelir ama kader ağlarını farklı şekilde örmeye devam eder , herkes için şaşırtıcı gelişmeler olur. Aslında farklı bir son beklemedim dersem yalan olur.
HERMIONE
N'olur söyleyin ; övgülerinizle tıka basa doyurun bizi,
Besiye çekin evcil hayvanlar gibi.
Bir iş övülmedi mi ölür gider,
Ondan sonra yapılacak binlerce iyi işi de yok eder.
Övülmek bizim ödülümüzdür.
Mahmuzlamakla bizi fazla koşturamazsınız,
Ama tatlı bir öpücükle binlerce fersah yol aldırabilirsiniz.
PAULINA
Kılıçtan keskindir iftiranın ağzı...
PERDITA
Ey talih denen leydi, güler yüzünü göster !
CAMILLO
Ayrıca siz de bilirsiniz ki, mutluluk sevgi bağının
ta kendisidir,
Oysa dert sevginin huyunu da , ruhunu da değiştirir.
AUTOLYCUS
Ha ha, şu dürüstlük de ne aptalca! Güven de onun kan kardeşi, alık bir beyefendi.
SOYTARI
Gerçi iktidar inatçı bir ayıdır, yine de altınla halkayı burnuna geçirirsin.
FLORIZEL
Talihin hileli zarı zengini de aldatıyor, yoksulu da.
TÜRKİYE İŞ BANKASI
KÜLTÜR YAYINLARI
Çeviren: Özdemir Nutku
1. Basım Mart 2014
196 Sayfa
24 Şubat 2014 Pazartesi
Okudum Bitti - 19 : Anlatmak İçin Yaşamak || Gabriel Garcia Marquez
Büyük Usta 'nın aynı romanlarındaki etkiyi yaşatacak anı kitabını okumam epey uzun sürdü. Biraz ağır tempolu olmasının yanı sıra sindire sindire okuyayım dedim. Kendi kaleminden , kendi hayatına film tadında bazen gri bazen pastel tonlarda dokunuşlar bulacağınız kitabı , okumadıysanız ve yazarı seviyorsanız mutlaka okuyun. Ben çok severim anı , biyografi tarzı kitapları. Keşke bütün sevdiğim yazarların anı kitapları olsa...
Yaşamı boyunca biriktirdiği anıları , yazmak için vermek zorunda kaldığı mücadeleleri , aile içi yaşantısı , dönemin Latin Amerika 'sı ... Neler yok ki. Üstelik yazarın kimleri okuduğu , kimlerden etkilendiği , eserlerini oluştururken nelerden ilham aldığı gibi birçok detay bulunuyor. Yani Marquez 'in geçmişine sızıyorsunuz. Marquez 'in hastalandığını ilk duyduğumdan beri okumak istediğim bir kitaptı , annemin kitaplığından ele geçirdiklerimdendi ama bir arkadaşım okumak için aldı iki senedir gelmedi , o yüzden okumam gecikti , okumadıysanız siz de benim gibi gecikmeyin... Her türlü duyguyu Marquez 'le beraber yaşayacaksınız.
... İnsanın yaşadığı değildir hayat , aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.
... Ben o gün altıma yaptığım için duyduğum tiksintiden yaygarayı basmadığımı , yeni tulumumu kirletmekten duyduğum korku yüzünden ağladığımı söyledikçe daha da eğlenirlerdi. Yani söz konusu olan hijyenik bir önyargı değil, estetik bir kaygıydı, aklımda kalış biçiminden, bunun benim ilk yazarlık deneyimim olduğunu düşünüyorum.
... Annemle babam 11 Temmuz 1926 'da Santa Marta Katedrali 'nde , annem düğün tarihini unutup da saat sekizi geçe ancak birilerinin uyandırmasıyla kalkabildiği için kırk dakika gecikmeli evlenmişler. Aynı gece babamın Riohacha ' daki görev teslimine yetişmek için bir kez daha ürkütücü gulete binerek , geceyi deniz tutmasının bozgunuyla son derece iffetli geçirmişler.
... Bebekleri bir leyleğin Paris 'ten getirdiğini söylediklerinde beni bir gülmedir tutmuştu. Ama şunu da eklemeliyim ki , doğumu hiçbir zaman seksle ilişkilendirmeyi başaramadım.
... Kore Savaşı 'ndan hayatta kalanlarsa, komünizme karşı , ABD 'nin emperyalist kaygıları uğruna savaşmışlardı. Ama dönüşlerinde toplum sayfalarında değil suç duyurularında yer almışlardı. İki masumu silahla öldüren bir gazi mahkemesinde yargıca şunu sormuştu : '' Kore' de yüz kişiyi öldürebiliyorsam , neden Bogota 'da on kişiyi öldüremeyeyim ki ? ''
CAN YAYINLARI
ÇEVİREN: PINAR SAVAŞ
550 SAYFA
27 Aralık 2013 Cuma
Okudum Bitti - 120 : Murtaza - Orhan Kemal
Sevgili Pinuccia'nın ev sahipliği yaptığı Yazar Ayları etkinliğimize bu ay , mucizevi bir şekilde elime geçen ' Murtaza' ile katıldım. Diğer katılımcılarım okuyacağı kitaplar ya da etkinlik detayları için buraya göz atabilirsiniz.
Orhan Kemal çok sevdiğim yazarlarımızdan , yakın zamanda okumadığım kitabı yoktu elimde , Murtaza hediye edilince çok sevindim. Eski kitaplar da ayrı bir değerli oluyor benim için. Yaşanmışlıkları varmış gibi ;)
Murtaza ile oldukça geç tanıştım malesef. Mizahi yönü ağır bassa da aslında sosyal mesajlar veren , derin bir kitap. Sadece güldürmüyor . Hatta okumayı sevsem de Murtaza ile gerçekte tanışmamış olmak çok iyi , çünkü kötü olmasa da sinir edici yönleri çok :) Kitaba gerçeklik etkisi katan en önemli faktör bence şiveler. Göçmen olan Murtaza 'nın ağır şiveli konuşmalarını okurken , neredeyse duyuyormuşum gibi oldu. Bol bol konuşmaların olması , kitabı daha akıcı , hızlı okunur hale getirmiş , hemencecik bitti.
Murtaza, Yunanistan 'ın Alasonya kasabasından 1925'den sonra olan mübadele ile Türkiye'ye göçeder , sokak sokak gezen gece bekçisiyken işgüzarlığı sebebiyle , bir fabrikaya gece bekçisi olarak atanır.Görev aşığı , kraldan çok kralcı - ki bunu yıllar yıllar önce Türkçe öğretmenimiz kelimeyi açıklarken okuyun Murtaza 'yı anlarsınız demişti- , söz konusu iş olunca hak ettiği cezayı vermeyen patronuna bile kafa tutacak kadar sabit fikirlidir. İşi her şeyden önemlidir. Tek idolü ise Balkan Harbinde şehit olan dayısı Kolağası Hasan Bey ' dir. İki lafından biri dayısının kanını taşıdığıdır . DP 'li döneme işçiler ,emekçiler etrafından ufak ama keskin bir bakış atan kitap , bize bizden birinin yorumu aslında , Orhan Kemal 'i bu yönden de çok seviyorum. Kitapta da benzetildiği gibi Murtaza yerli Don Kişot. Kısaca güzel bir başyapıt . Okumadıysanız okuyun :)
"Gördüm kurs, aldım amirlerimden çok sıkı terbiye hem da disiplin."
'' Benim adım Mürteza !''
''Adını sormadım. Vazifen ?''
'' Mürteza demek vazife demek , vazife demek Mürteza demektir. ''
... Murtaza'nın bütün umudu bu en küçük çocuğundaydı. En büyük oğlan olmamıştı istediği evsafta. İlki bitirdikten sonra 'Subay okuluna' girecek yerde girmişti sanat okuluna ve kendini vermişti futbola. Ondan sonrakiler kızdı. Kızları 'evlat' tan saymadığı için , bu en küçükteydi olanca umudu. Ağabeysinden Kolağası Hasan Bey çıkmadıysa, bu en küçükten çıkacaktı, Hasan Beyin kahramanlığını gösterecekti.
CEM YAYINEVİ
431 SAYFA
1975
14 Kasım 2013 Perşembe
Okudum Bitti - 107 : Yer Demir Gök Bakır - Yaşar Kemal
Yazar Ayları kasım konuğumuz ; Yaşar Kemal. Bu sebeple ben de annemin eski kitaplarından olan , Yer Demir Gök Bakır 'ı seçtim. Severek okudum. Karakter tasvirleri çok doyurucuydu .
Kısaca bahsedecek olursam ;
Pamuk hasadından umduklarını bulamayan ve ağaya borçlarını ödeyemeyen köylüler , korku , sıkıntı içindedirler. Muhtar Sefer ise tam bir sahtekar , Adil 'Efendi 'nin ( yani ağanın) köydeki gözü kulağı.
Bu korku ve yoksulluk içindeki köylüler , Taşbaş 'ı kendi kendilerine ermiş ilan ederler. Önceleri ermiş olmadığını söyleyip , köylü ikna etmeye çalışan Taşbaş , zamanla acaba öyle miyim şüphelerine düşer ve yavaş yavaş kendisi de inanır.
Aslında kendilerine bir umut kapısı yaratan köylünün , umutsuzluğu ,çaresizliği çok etkileyici şekilde işlenmiş. Delinin biri kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkartamamış durumu ...
Kitabın bana fazladan faydası bilmediğim bir kelimeyi öğrenmek oldu.
Buymak : üşümek ,donmak demekmiş.
... Meryemce taş gibi. e düşünüyor ola? Neler geçiyor aklından ? Ölmeden kendini öldüren Meryemce. Bir insan konuşmazsa , o insan öölü demektir. Şu Meryemcenin şimdi ölüden ne farkı var ?
... Adil Efendi köyde ne varsa aldı. Buğday, arpa, un, bulgur, tavuk, horoz , keçi , inek , eşek, at, ne varsa aldı. Bir de bir şey yaptı, Kel Mustafa'nın avradının donunu da aldı. Dedi ki, her şeyi unutursunuz , avratların donunu aldığımı unutmazsınız.
ANT YAYINLARI
İKİNCİ BASIM
KASIM 1968
488 SAYFA
8 Kasım 2013 Cuma
Okuma Şenliği | KIŞ 2013
Okuma Şenliğinin yaz versiyonuna katılıp ,keyifle tamamlamıştım. Kış sezonu için merakla beklemedeydim. Pınar, özellikle TÜYAP'a gidebilecekleri bekletmemek için yeni etkinliğimizi başlattı bile. Kategoriler hazır. Detaylar burada.
Kategoriler: ( ve benim seçtiklerim )
(Tüm kategoriler için okuyacağınız her bir kitap en az 200 sayfa olmak zorunda):
1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bir kitap okuyanlara.
ÖMRÜMCE SEVDİM SENİ - HAROLD ROBBINS
2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.
MURTAZA - ORHAN KEMAL
3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap okuyanlara.
EJDERİN TUTKUSU - G.A. AIKEN ( Ejder de hayvandan sayılıyormuş , Sevgili Eren'in bloğunda gördüm :))
4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
YEMİN - FATİH MURAT ARSAL - 606 SAYFA
5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara.
ANLATMAK İÇİN YAŞAMAK - G. GARCIA MARQUEZ
6. Kategori (15 puan): Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman okuyanlara.
YER DEMİR GÖK BAKIR - YAŞAR KEMAL
7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap okuyanlara.
KADERİN KIZLARI - SUJATHA HAMPTON (Hint asıllı )
8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere.
HOBBIT - TOLKIEN
9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara.
BÖĞÜRTLEN KIŞI - SARAH JIO
10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
1001 GECE MASALLARI -( SEÇMELER )
Mısır’da 1985 yılında ahlak polisi genel ahlakı bozucu hikayeler ve sözler içerdiği iddiasıyla kitabı yasaklamıştı
11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap okuyanlara.
GAZİ PAŞA - ATİLLA İLHAN
12. Kategori (25 puan): Yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını veya romanını okuyanlara. [Bu kategoride kitap bulmada sıkıntı çeken çok olduğundan biraz esnettim kategoriyi]
KAPAK KIZI - AYFER TUNÇ
13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara.
ŞAHBABA - MURAT BARDAKÇI
14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.
İYİLİĞİN VE KÖTÜLÜĞÜN BAHÇESİNDE GECEYARISI - JOHN BRENDT
( İlk baskısı yanılmıyorsam 1994 )
15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.
ÇOCUK DA YAPAMADIM KARİYER DE SERİSİ - VEFA ENVER
Bu arada yazar aylarında konuğumuz Yaşar Kemal. Katılmak için tık tık
19 Ekim 2013 Cumartesi
Okudum Bitti - 98 : Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş - Jose Saramago
Çok sevdiğim yazar aylarında bu ay benim daha önce tanışmadığım Portekizli yazar Jose Saramago ' yu okuyoruz. Ben de sevgili Pinuccia sayesinde ve Kırmızı Kedi Yayınevi desteğiyle Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş isimli kitabı okudum. Yazar ayları detayları için tık tık .
'' Ertesi gün hiç kimse ölmedi '' diye başlayan ve biten güzel bir kitap...
Sizi bilmem ama benim ya ölüm olmasaydı diye düşündüğüm oldu ve iyi ki varla bitti hep düşüncelerim. Bu ilginç kitapta da aynen öyle olması gerektiği ortaya çıkıyor . Ölümsüzlüğün hiç öyle masallarda anlatılan gibi güzel bir şey olmayacağını farkediyoruz.
Bir ülkede yılbaşı gecesinin sabahında ölüm ortadan kalkar , ertesi gün hiç kimse ölmez. Önce büyük sevinç uyandırsa da zamanla acı gerçeğin farkına varılır ve kaos başlar. Ölüm olmasa da yaşlılık ,hastalıklar çeşitli sefaletler tam gaz devam eder , meydana çıkan olgu aslında sonsuz bir hastalık , sonu olmayan bir yaşlılıktan başka bir şey değildir .Yani yazarın da kitapta belirtiği gibi zavallı bedenlerin ruhları tutsak etmesidir...
Oldukça ilginç kitabımızda ; ölümün yokluğu tüm yönleriyle değerlendiriliyor, toplumun tüm kesimlerindeki etkisi , politik ,dini yankıları ele alınıyor. Bu durumu fırsata çevirmeye çalışan kurum , kuruluş ve bireyler mizahi bir dille işleniyor.
Ölümü tiye alan , ilginç bir kitaptı , okuduğuma çok sevindim.
...' Eski dönemlerde kendi kişisel inancı değerlendirilerek bir bireye nasip olan mucize , şimdi daha bütünsel bir kapsama yayılmış , mucize kişisel olmaktan uzaklaşmış ve tüm bir ülke ölümsüzlük iksirine sahip olmuştu, üstelik bu ayrıcalık yalnızca dindarlara bahşedilmemişti' ...
... ' Eğer tekrar ölmeyi beceremezsek geleceğimiz karanlık. '
...' Kısa zamanda eflatun , renkler arasında en nefret edileni haline gelir , siyahı bile geride bırakırdı... '
... ' Yaşam, enstrümanları akortlu da olsa , akortsuz da olsa , devamlı çalan bir orkestradır, sürekli batıp tekrar su yüzeyine çıkan bir titanike benzer... '
Bunlar da ölümün çok iyi bildiği söylenen eserler :
Ölüm Marşı tık tık
ve
Beethoven 3. senfoninden bir bölüm tık tık
Bunlar da atropos, yani ölüm olarak adlandırılan kelebek. ( Acherontia atropos )
Severek okuduğum kitap kendine münhasır yazım şeklinden, imla, noktala vs. bir sürü hatalardan dolayı , paragraf yoksunu olmasından ,konuşmaların bile iç içe olmasından biraz yorucu oldu ama ölümün yazdığı mektuplar da öylemiş
Yazarın dediği gibi : ' Sözcükler çok hareketli varlıklardır , bir günleri bir günlerine uymaz, gölgeler gibi istikrarsızdırlar, bir bakarsınız vardırlar, bir bakarsınız yok olurlar, sabun köpüğü gibidirler, hatta salyangozların nefes alışı gibidirler, hemen hemen hiç duyulmazlar, kesilip toprağa düşmüş kütüklere benzerler... '
KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
ÇEVİREN : MEHMET NECATİ KUTLU
204 SAYFA
ÜÇÜNCÜ BASIM: EYLÜL 2013
Herkese keyifi okumalar...
28 Eylül 2013 Cumartesi
Yazar Ayları | Ekim | Büyük Kitap Çekilişi
Çok sevdiğim Pınar 'ın çok sevdiğim etkinliği yazar ayları bu ay Jose Saramago ile devam ediyor. Yine çok sevdiğim Kırmızı Kedi Yayınları'nın sponsor olduğu yarışmaya katılmak için buraya ışınlanın derim :)
30 Ağustos 2013 Cuma
Yazar Ayları | Büyük Kitap Çekilişi
Her ay katılmaya çalıştığum Yazar Ayları 'nda eylül ayı konuğumuz Stephen King. Siz de katılmak istiyorsanız , okuyacağınız kitabı Pınar ' ın çekilişinden kazanabilirsiniz.
Detaylar için tık tık .
30 Temmuz 2013 Salı
Okudum Bitti - 70: Cesetler Merdiveni - Agatha Christie
Türkçe adıyla alakası olmayan bir Christie romanıyla karşınızdayım. Keşke orijinal adı olduğu gibi çevrilseymiş dedim. ( The Body in the Library ) . Bu ufak (!) detayı geçip kitaba kısaca değinecek olursam ;
Miss Marple ' nin dahil olduğu ikinci kitapmış. Bu kitabı yeni edindim. Yaşasın sahaflar. ( Pınar 'ın ve Yazar Ayları etkinliğinin sevdasıyla ). Elime geçse daha önce okurdum ama kısmet bu zamanaymış . :)
Bantry 'ler kütüphanelerinde genç ,süslü bir sarışının cesedini bulurlar. Tabi hemen polis çağrılır . Bayan Bantry , yakın çevrelerinde cinayetlere olan merakı ve çözmekteki hüneriyle meşhur arkadaşı Miss Marple ' ı olaya dahil eder. Hem polisin soruşturması hem Miss Marple ' ın soruşturması devam ederken , işlerin ucu Jefferson 'lara uzanır. Conway Jefferson gelini, damadı ve torunu ile yaşayan zengin ,yaşlı ve üzgün bir adamdır. Ve bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir.
Kitapta hoşuma giden bir detay da Peter Carmody ' nin ( cinayet konusuna meraklı ufaklık) kendisinde Dorothy Sayers, Dickson Carr ve Agatha Christie ' nin imzalarının olduğunu söylemesiydi. Miss Marple 'nin keskin zekası , ince detayları görmekteki ustalığı ve üstün gözlem yeteneğine tanık olarak bir cinayeti çözmek için okuyun derim. ( Tabi benim gibi yıllardır okumadıysanız , kitabın ilk sayfası yok , o yüzden basım tarihini bilmiyorum. )
Yazar Ayları etkinliği kapsamında bu ay Agatha Christie okuduk. Kimler neler okumuş , neler yazmış bakmak için Pinuccia 'nın bloğuna buradan ışınlanabilirsiniz.
ALTIN KİTAPLAR
TÜRKÇESİ : GÖNÜL SUVEREN
176 SAYFA
12 Temmuz 2013 Cuma
Pinuccia ile Yine Güzel Bir Etkinliğe Var mısınız ? Ben Varım :)
Sevgili Pınar , yine güzel bir kitap etkinliğine ev sahipliği yapıyor , katılmamak olmazdı. Bu eğlenceli kitap okuma oyununda ben de olmalıyım diyorsanız detaylar için buraya tıktık
Hazır kitap kulemde bitmeye yaklaşmışken , yeni kulem Pınar sayesinde hazır. Henüz fotoğraf çekemediğim için isimlerini paylaşayım. Önce kurallar ve kategorileri aynen kopyalıyorum. :)
İşte kurallar ve kategoriler:
Kurallar:
- Etkinlik bugün başlıyor ve 9 Ekim 2013'e kadar devam edecek. (9 Temmuz'dan önce başladığınız veya 9 Ekim'den sonra bitirebildiğiniz kitaplar kapsam dışı).
- Etkinliğe 9 Temmuz - 9 Ekim arası canınızın istediği herhangi bir vakit katılabilirsiniz.
- Okuduğunuz her kitap en az 200 sayfa olmak zorunda.
- Okuduğunuz her bir kitabı aşağıdaki kategorilerden sadece birine saydırabiliyorsunuz. Etkinlik devam ederken kategoriler arası okuduğunuz kitapların yerlerini değiştirebilirsiniz.
- Yapılabilecek en yüksek skor her bir kategori için birer tane olmak üzere toplam 12 kitap okuyarak 200 puan almak. (Katılım durumuna göre en yüksek puanı yapan(lar)a bir sürprizim olacak sanki. Sürpriz var diye atıp tutanları yakalarsam sürpriz dışı bırakırım, ona göre!)
- Katılmak için blogunuzun olması veya okunan kitapların yorumlanması zorunlu değil. Katılmak isteyenler herhangi bir sosyal medya aracı üzerinden veya doğrudan bana e-posta atarak katılım durumlarını ve mümkünse hangi kitapları okumayı planladıklarını duyurabilirler.
- Her ayın en 9'unda bir yayın yaparak sıralamaları buradan duyuracağım. O yayınımın altına yorum bırakarak hangi kitapları okuyarak kaç puana ulaştığınızı bildirebilirsiniz.
Kategoriler: ( ve benim okuyacaklarım )
Kategoriler:
- 5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boş verip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
- 5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.
- 10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara.
- 10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.
- 15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
- 15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
- 20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
- 20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Anılar ve Söyleşiler - Ahmet Rasim
- 20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
- 25 puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
- 25 puan: Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap okuyanlara.
- 30 puan: Kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara
Ve her ay severek katıldığım yazar aylarında bu ay Agatha Christie var. Ben de son an katılmaya karar verdim. Siz de katılmak isterseniz buraya tık tık
Hepimize bol kitaplı günler...
30 Haziran 2013 Pazar
Okudum Bitti - 59 : Cerrah - Tess Gerritsen
Daha önce Ruh Koleksiyoncusu 'nu okuyup , neden seriye baştan başlamadığımı kendimce açıklamıştım. Bakınız burada . Aslında çok büyük bir eksiklik hissetmemiştim ama şimdi Rizzoli'yi yakından tanımanın mutluluğu içerisindeyim :)
Bu seriye başlamamı öne aldıran sebep ise ; Sevgili Pınar 'ın ev sahipliği yaptığı ve benim de her ay katılmaya çalıştığım ; Yazar Ayları Etkinliği . ( Bakınız detaylar burada )
Tıp konusunda eğitimli olduğu belli olan bir katilimiz var ve daha önce tecavüze uğramış kadınları hedef seçiyor. Kitabın kurgusu o kadar içine çekiyor ki katilin kim olabileceğine kafa yormaya gerek bile kalmıyor. Çok büyük bir beğeniyle , merakla okudum.
Katile gazeteler hemen fiyakalı bir isim veriyorlar. Boston Canavarı değil elbette ; CERRAH.
Cerrahın kurbanlarından hatıra aldığı organ ise tamamen iç ürpertici . Bütün kurbanlarının rahimlerini büyük bir ustalıkla alıyor.
Geçen tıbbi bilgiler, detaylar da bence çok hoştu. Bütün sahneleri gözlerimin önünde canlandırılmış gibi hissederek okudum , anlatım , kurgu yani kitabın tamamı bence mükemmeldi. Zaten Tess Gerritsen kendisi de uzman doktormuş. İyi ki yazar olmaya karar vermiş.
Rizzoli' nin maruz kaldığı ayrımcılık içinizdeki feminizmi uyandırabilir. Aslında kitap hakkında daha fazla şey söyleyip ip ucu vermek istemiyorum. Korku, polisiye okumayı seviyorsanız ve benim gibi okumayı ertelediyseniz hemen okuyun derim. Favori kitaplarımdan oldu bile. Bir süre bekleyip Çırak' tan devam edeceğim. Merak içerisindeyim.
... '' Kötülük ölmüyor. Asla ölmüyor. Sadece yeni bir yüze, yeni bir isme bürünüyor. Bize sadece bir kez dokunması , bir daha çarpılmaya karşı bağışıklığımız olduğu anlamına gelmiyor. Yıldırım da aynı yere iki kere düşebilir. ''
... Yine rahatsız bir gece olacak, kentin hemen her yerinde , kadınlar küçücük bir esintiyi bile kaçırmamak için pencerelerini açık bırakacaklardı. Küçücük bir esintiyle birlikte , gecenin kötülüklerinin gireceği pencerelerini...
...İki insanın paylaşabilecekleri en mahrem duygu aşk ya da arzu değil , acıydı...
DOĞAN KİTAP
15. BASKI
OCAK 2013
274 SAYFA
ÇEVİREN: ALİ CEVAT AKKOYUNLU
Herkese keyifli okumalar...
31 Mayıs 2013 Cuma
Yazar Ayları | Haziran | Tess Gerritsen
Her ay severek katıldığım , diğer yorumları da okumaktan zevk aldığım ve sevgili Pinuccia' nın ev sahipliği yaptığı bir etkinlik ; Yazar Ayları.
Mayıs ayında Vasconcelos okuduk. Benim okuduğum kitap burada
Haziran ayında ise ilk defa yabancı bayan bir yazarı konuk edeceğiz ; TESS GERRİTSEN.
Bize katılmak isteyenleri bekleriz. Detaylar için Sevgili Pınar 'ın güzel bloguna buyrun
26 Mayıs 2013 Pazar
Okudum Bitti - 46 : Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos
Sevgili Pınar ' ın ev sahipliği yaptığı Yazar Ayları Etkinliğinde bu ay Jose Mauro De Vasconcelos okuyoruz. Ay sonuna yaklaştık ben yeni okuyabildim.
Aslında Güneşi Uyansıralım ve Delifişek 'i okumayı düşünüyordum.Ama Şeker Portakalı'ndan başlamaya karar verdim.Hem ta çocukken okumuştum , kendimce bir nostalji yaşayayım dedim. Çok da iyi yapmışım. Özlemiştim Zeze 'yi.
Müstehcen bulanlara inat ben yine severek okudum. Ufak tefek sakncalı kelimeler olsa da buna varana kadar neler neler var gözden geçirilmesi gereken. Örneğin ; geçenlerde bir Nasrettin Hoca fıkrası gördüm facebookta , ilköğretim ders kitapllarından birinden alınmış , iğrenç ötesi. Bulabilirsem aşağıya ekleyeceğim.
Kitaba geri dönecek olursam ;
Babası işsiz ,annesi ağır şartlarda çalışan fakir bir ailenin çocuğudur Zeze. Altı yaşında olduğunu söyese de beş yaşındadır kendi kendine okuma yazma öğrenmiş , çok yaramaz olsa da çok düşünceli ,aslında sevgi dolu bir çocuktur.
Bu kadar kalbime dokunmasının sebebi belki de yazarın kendi hayatından izler taşıyor olması. Kendinden büyük kardeşlerinden ve anne babasından sürekli dayak yemesine rağmen küçük kardeşine çok iyi davranması kalbimi fethetti.Hayal gücü gelişmiş , aslında erken olgunlaşmış küçük bir kahraman Zeze.
Tüm sevinçlerini,umutlarını, düş kırıklarını ve derin acısını çok derinden hissettim. Aynı çocukken okuduğum zaman olduğu gibi çok beğendim. Benim okuduğum kitabın kapak resmi farklıydı o zaman. Malesef aynı kitap durmuyor.Yeniden aldım ki kitaplığımda benimle olsun. Diğer kitapları da zaman içerisinde zevkle okuyacağım.
♥ CAN YAYINLARI
111. BASKI
182 SAYFA
ÇEVİREN: AYDIN EMEÇ
Herkese keyifli okumalar...
Adı geçen fıkra. (! )
* Mihav facebook sayfasından alıntıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























