Kitabı okumaya başladığım zaman bu kadar keyifle okuyacağımı , bu kadar seveceğimi tahmin etmemiştim.
Pablo Picasso ile yapılan bir röportaj ile başlıyor kitap. Meşhur tabloları hakkında sorular soruluyor kendisine. Bizi en çok ilgilendiren ise Avignonlu Kızlar.
(bu görsel Google 'dan alıntıdır. )
Büyük ressamın hayatına kurgusal bir bakış atıyoruz ,çocukluğu ,resim sevdası ,öğrenciliği , annesi,kendisi gibi resim aşığı olan babası , arkadaşları ve aşkı.
Ve gizemli bir denizciyle karşılaşmasının ardından dahi sanatçıyla gelmiş geçmiş en büyük canilerden Karındeşen Jack ' in yolları bir şekilde kesişir. Picasso 'nun sığındığı genelevde çalışan hayatkadınları öldürülmeye başlar ve cinayetler geçmişte işlenen seri cinayetlere çok benzemektedir.
Korkunç şekilde katledilen hayat kadınları ve yetersiz polisler yüzünden suçlu konumuna düşen Picasso ' yu kurtarmaya yine tanıdık bir isim geliyor ; Barselona ' da Bir İngiliz ; Steven Arrow. Yani ünlü dedektif Sherlock Holmes.
Bu üç güçlü ismin güzel bir kurguyla buluşması benim için keyifliydi. Biraz yavaş okudum , yoğun günler geçiriyorum ama aklım hep kitaptaydı.
Arkadya Yayınları' nı çok sevdiğimi hep söylüyorum. Kapağına ilk bakınca biraz yetersiz gibi gelmişti ama okuyunca oldukça manidar olduğunu anladım.
Ben çok beğendim , sıkılmadan keyifle okudum ,bitti.
Bol kitaplı ,keyifli günler...
