FENİKS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FENİKS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Okudum Bitti-85: Başkalarının Kederi || Leah Hager Cohen





           Kitap seven herkese merhaba. Yine tembellik çöktü üstüme. Biten kitaplar birikti. Sıcaktan buharlaşmak üzere  olduğum için de kertenkele gibi kıpırdamadan durmaya gayret ediyorum. Bu aralar seri kitapları bitirme planım var. Aralara başka kitaplar alarak. Başkalarının Kederi de arka kapak yazısı yüzünden merak ettiklerimdendi. 

          Kitabın uluslararası prömiyerini 2015 Cannes Film Festivali'nde yapan bir film uyarlaması da var. Birçok ödüle de aday gösterilmiş. Konu ilgi çekici olunca, üstüne de bunlar eklenince çok büyük bir beklenti oluştu bende. Kesin severim, diyordum ama üzülerek söylüyorum pek öyle olmadı. Çok durağan geldi. Filmi bulup izleyemedim ama olsa izlerdim. Belki filmi daha çok severim. :) 



          Konu olarak kasvetli olması normal. Dram zaten. Ama anlatımı sevemedim sanırım. Tam sever gibi olurken koptu, içine alamadı beni. Arka kapak yazısını da paylaşayım belki ilginizi çeker.


Eşinden sır saklamak daima sadakatsizlik midir? Ve de böylesi bir sır nelere mal olur? 
Doğumundan elli yedi saat sonra hayatını kaybeden bebeklerinin yasını tutan Ricky ve John, kendileri ve iki çocukları için yeniden normal bir hayat kurmaya çalışırlar. Bu süreçte hiçbir şey değişmemiş gibi yaparken, evliliklerinde de her şeyin yolunda gittiğini varsayarlar. Yine de bebeğin ölümünün neticesinde, aralarındaki bastırılmış güvensizlikler su üstüne çıkar.

Anne babaları arasındaki gerilimin farkında olan on yaşındaki Biscuit ve on üç yaşındaki Paul da zamanla kendilerinden beklenmeyen davranışlar sergilemeye başlar. Dört aile üyesi üzüntülerini içlerinde yaşamak üzere parçalara bölünüp kendi dünyalarına çekilirken beklenmedik bir misafir gelir ve her insan hayatının parçası olan ancak içinde bizi birbirimize doğru çeken bir güç de barındıran keder denen o hisse daha duyarlı olmaya başladıklarını fark ederler.

“Leah Hager Cohen olağan zorlukları, incelikli trajedileri ve insan ilişkilerinin umulmadık hassasiyetini sergileyen başlıca yazarlardan biri… İçinde barındırdığı derin üzüntülere rağmen, gerçekçi karakterleriyle insanlığı aydınlatan umut verici bir kitap.”

-The New York Times Book Review-
“Cohen’in zengin bir anlatıma sahip bu romanında, yeni doğan bebeğin ölümü Ryrie ailesinin usulca çöküşünü tetikliyor… Etkileyici.”

-More-
“Leah Hager Cohen zorlu konuları tükenmeyen bir sevgi ve anlayışla yazıyor.”

-Tom Perrota, Kalanlar kitabının çoksatan yazarı-
“Muhteşem anlatımıyla Cohen bizi geçmişten geleceğe götürüp tekrar geri getirerek bir ailenin kaybını, acısını ve özlemini ustalıkla inceliyor.”

      
 -Kirkus Reviews





FENİKS KİTAP

Çeviren:  İrem Karay Yücel
384 Sayfa


13 Nisan 2017 Perşembe

Okudum Bitti-49: Kimsesiz Çocuk || Simon Lelic





           Kitap seven herkese merhaba. Gecenin kitabı sarsıcı konusuyla Kimsesiz Çocuk.  

       Aldığı ufak tefek işlerden pek memnun olmayan avukat Leonard Curtis, çok ses getiren bir davayı alır. Küçük bir kız tecavüze uğrayıp, öldürülmüştür ve suçlu olarak yakalanan  da on iki yaşındaki bir çocuktur (Daniel). Aldığı bu zor dava yüzünden ailesi rahatsız edilir, toplumsal baskı uygulanır. Öyle ki kendi güvenliklerinden korkar hale gelirler ama Leonard vazgeçmez. 

      Daniel kimseyle konuşmaz. Leonard onu konuşturup onu bu hale getiren sebepleri öğrenmek ister. Görüşmelerini okuyup detayları öğrendikçe adeta huzursuz oldum.

      Konu böyle tedirgin edici olunca, psikolojik gerilim dozu zaten baştan yeterli. Daha iyi, daha uzun uzadıya işlense harika olurdu. Farklı gelişmeler de var ama o da okuyacaklara sürpriz olsun.





... ''Cinsel tacizde bulunanların yüzde sekseni cinsel tacize maruz kalmış kişiler. Daniel böyle doğmamış, Leo. Bu hale getirilmiş.''




FENİKS KİTAP


Çeviren: Filiz Tülek

308 Sayfa
2016

      

7 Ekim 2016 Cuma

Okudum Bitti -109 : Her İşte Bir Hayır Var || Matthew Quick




             Herkese merhaba. Gecenin kitabı şirin kapağıyla : Her İşte Bir Hayır Var. Kolay okunan ama biraz da düşündüren bir kitaptı. 

             Bartholomew hayatı boyunca annesiyle yaşamış, yetişkin bir adamdır. Annesinin ölümünün ardından doğal olarak kocaman bir boşluğa düşer. Yas danışmanı artık hayatını değiştirmesini, kafesinden kurtulmasını öğütler. Ama söylemek kolaydır her zaman. Annesinin iç çamaşırı çekmecesinde Richard Gere tarafından gönderilmiş ''Tibet'e Özgürlük'' mektubunu bulduğunda, kafasında annesine dair bir şeyler yerine oturur. Çünkü annesi yaşamının son anlarında ona Richard diye hitap etmiştir. 

           Bu kısmi aydınlanmadan sonra Bart (upuzun Bartholomew yazmak çok zor) Richar Gere 'e mektuplar yazmaya başlar. Bu mektuplar sayesinde bu zorlu süreci biraz daha kolay atlatmaya çalışır. Biraz iç dünyasına yolculuk, biraz iç döküş, arada ufak tebessümler, acılar, yeni arkadaşlar ve fonda Richard Gere.  Şaşırtıcı detaylar da vardı. Severek okudum, kolay okunan bir kitaptı.







... Yeryüzündeki en iyi kalpli insanların çoğunlukla kudretsiz  olduğunu fark etmiş miydin Richard Gere? 



... Neden babam anneme bir peri masalı yaşatmamıştı?
      Neden insanlar birbirine peri masalı yaşatmayı beceremiyor?
      Nedenini biliyor musun Richard Gere?
       Filmler sana bunu öğretebildi mi?



... Hastalanmadan önce annem hep, ''Yapılan her kötülüğün karşılığında iyi şeyler de oluyor ve zaten dünya bu sayede dengede kalıyor.'' derdi.




... Yaşadıklarımıza dair hislerimiz olmasa gerçeklik diye bir şey olur mu?







FENİKS KİTAP

Çeviren: Uğur Mehter
Ağustos 2015
320 Sayfa






21 Aralık 2015 Pazartesi

Çekiliş : Kızgın Kum Bahçesi || Corban Addison || Feniks Kitap






                      Konusu, yazımı, çevirisi yani kısaca her şeyi harika bir kitap Kızgın Kum Bahçesi. 


Kitap hakkında yazım burada 









Bu güzel kitabı kazanmak istiyorsanız Feniks Kitap Facebook sayfasını beğenmeniz ,


Bu gönderiyi sosyal medya hesaplarınızın en az birinde paylaşmanız yeterli.


Paylaşım linklerinizi ve mail adresinizi yorum olarak eklemeyi unutmayın.


Son Katıllım : 28 Aralık Saat:20:00


Aynı çekilişe Facebook sayfamdan da katılabilirsiniz tık tık .









ÇEKİLİŞ SONLANDI KAZANAN :


Bi Poşet Kitap


İletişime geçeceğim. Mutlu yıllar.




8 Aralık 2015 Salı

Okudum Bitti - 88 : Kızgın Kum Bahçesi || Corban Addison






                        '' Afrika'nın acıyı şarkı ile karşılayan çocukları ve onları unutmayan dünyanın her köşesindeki iyi niyetli insanlar için.'' demiş Corban Addison kitabı için. 


Kendisi de modern kölelik ,cinsiyete dayalı şiddet ve HIV/AIDS gibi alanlarda  verilen insan hakları mücadelesinde yer almaktadır. Avukat, eylemci ve gezgin. Daha önce kitabını okumamıştım ama hakkındaki bilgileri ve çevirinin de Arzu Altınanıt 'a ait olduğunu okuduğumdan beri merak ediyordum kitabı. 



           Beklediğim kadar varmış. Çok etkileyiciydi, gözyaşları eşliğinde bitirdim. Kurgu bir kitap olsa da gerçek olaylardan esinlenildiği için ve acı gerçekleri gözler önüne serdiği için, unutamayacağım kitaplar listesinde yerini aldı.



         Down sendromlu küçük bir kız olan Kuyeya 'nın Lusaka (Zambiya) 'da tecavüz edilmiş ve hırpalanmış bir şekilde bulunmasıyla gönüllü bir avukat olan Zoe ile yolları kesişir. Tedavi ve daha da önemlisi yargı sürecinde yaşananlar, hukuk sitemindeki haksızlıklara, zenginlerin, sözü geçenlerin her şeyi nasıl kolayca etkileyebildiğine tanık olmamızı sağlar. Aslında tüm bunlar ne yazık ki ezilen toplumlarda sık yaşanan adaletsizlikler, öyle değil mi? 


           Belki de beni en çok etkileyen Zambiya 'da ve benzer yerlerde Kuyeya gibi çocukların, özel olduğunun düşünülmesi yerine lanetlenmiş olarak görülüp, aşağılanması, dışlanmasıydı. Kitap o kadar gerçekçi bir şekilde kaleme alınmış ki, bitirince bir yerlerde birebir kurgulanmıştır dense şaşırmayacaktım. Yazar farkındalık yaratmak adına harika bir kitap kaleme almış. Güney Afrika 'da kadın olmak, AIDS, yoksulluk... O kadar çok acı var ki bu kitapta, toplum olarak çok, çook uzak olduğumuz kavramlar olmasa da şükretmeme sebep oldu. Sadece bu kadar da değil;  politika, aşk,sevgi, affediş üzerine de bir şeyler bulacağınız bu harika kitabı okuyun.







... Güneşin doğmasını ve her yanı ele geçirmiş bu yabancı görüntünün sona ermesini istiyordu. Karanlık çöktüğünde insanlar sevecenliklerini kaybediyorlardı.




... '' Onlara göre bu utanç verici bir durum. Zambiyalılar zihinsel engelli çocukların lanetlenmiş olduğuna inanırlar; anne ve babaları,onları yargılayıcı bakışlardan uzak tutmak için dışarı çıkartmazlar. Bazen komşularının bile varlıklarından haberleri olmaz. ''




... '' Politika her yerde aynı,'' diye düşündü. '' Tek fark batı çirkinliği saklamakta daha deneyimli.''




... '' Yaşam paramparça bir şeydir.  Kim olduğumuzu belirleyen o parçaları nasıl değerlendirdiğimizdir. ''





... Zoe , '' Bedenin zincirleri ruhun kanatlarıdır,'' diye karşılık verdi.
'' Mandela, Robben Adası'nda yazmış bunu ama Kuyeya için de geçerli. ''





... '' Afrika aşkımın başlangıcını sana hiç anlatmadım. 'Karanlık Kıta' hakkında kendimize anlattığımız hikayelerin son derece yanlış olduğuna beni ikna eden Kenyalı bir şairdi. Wesley Afrika için daha güzel bir isim kullanıyordu. 'Kızgın Kum Bahçesi' diyordu; ihtişam ve sadelik ülkesi; hem veren hem de alan ülke...''






FENİKS KİTAP

Çeviren: Arzu Altınanıt
Kasım 2015
479 Sayfa






24 Aralık 2013 Salı

Okudum Bitti - 118 : Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı - Lola Shoneyin



                                             Çok eşli Baba Segi ( Ishola Alao ) ve dört eşinin hayatlarına oldukça yakından göz atan bir kitap. Tüm karakterler kendi ağızlarından , kendilerini anlatmışlar. Nijerya' da yaşayan Baba Segi'nin eşleriyle ,çocuklarıyla olan ilişkisi , bütün eşlerinin geçmişleri ve birbiriyle olan ilişkileri var kitabımızda. Düşük tempolu da olsa bence ilginçti, sıkıcı değildi.

                                              Dört numarılı eş Bolanle , kendinden , kötü anılarından kaçmak için tesadüfen tanıştığı yaşlı ve 3 karılı Baba Segi ile evlenmeye karar verir. Baba Segi , genç, güzel ve üniversite mezunu yeni eşiyle atacağı havaları düşünüp sevinçten ölür, diğer eşler ise kıskançlıktan ölürler. Hepsinin geçmişlerini okuyunca acıyacak gibi olsam da yaptıklarını okuyunca bütün eşlerinden de Baba Segi'den de tabiri cazizse nefret ettim.


                                          Ailenin sırları uzun zaman geçmesine rağmen hamile kalamayan Bolanle 'nin şifacılara gitmeyi saçma bulup ,istememesi ve öğretmenin de Baba Segi'ye doktora gitmeleri yönünde verdiği tavsiyelerle , muayene edilmesiyle çözülmeye başlar.. Tüm bu süreçte evde bol entrika döner.Bolanle ne kadar iyi niyetli davranmaya çalışsa da kendini sevdiremez. Adından tahmin edilebilir bir kitap yani , Nijerya'da evlilik ve kadınlar hakkında olduğunu düşündüğüm için merak etmiştim , sonu tahmin edilebilir olsa da okunabilir :)






... Şimdi geriye bakınca, iki yıl geçtikten sonra , daha sıcak bir yıl karşılama beklediğim için ne kadar saf olduğumu fark ediyorum. Sadece önemsiz bir eklenti olacağımı düşünmem aptalcaydı , esasında eklemeye değil , onlardan bir şey almaya gelmiştim. Ben gelince Baba Segi'yle  geçirdikleri 2.33 gece , 1.75 geceye düşmüştü. Zaten aralarında az bir şekilde paylaştırılmış olan duyguları artık üç yerine dört kadın arasında bölüştürülecekti.




... Yol boyunca penceremden dışarı baktım ve şu anda dönüştüğüm insanla üşümüş ve ıslak bir şekilde agbalumo ağacının altında duran kızı bağdaştırmaya çalıştım. Dikiz aynasında yüzümü gördüm. Sen kimsin ? diye sordum kendime. 





... Baba Segi'nin başı eğikti , tıpkı yapraklarını  bir sonraki rüzgar esintisine vermeden önce eğilen, ölmek üzere olan bir dal gibi. Gözyaşları yere sessiz bir gürültüyle düştü.





... '' Umut nerede ?''

    '' Her tünelin sonunda bir gökkuşağı vardır.''






                                      FENİKS KİTAP

                                      ÇEVİREN: ASLI TÜMERKAN
                                      ARALIK 2013
                                       290 SAYFA

                                      SATIN ALMAK İÇİN Kitap Sihirbazı                    

15 Şubat 2013 Cuma

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları : Işığı Ararken - Elizabeth Haynes | Yorumum | Okudum Bitti - 16



Bu blog turumuzun da ikinci gününe geldik. Dün yazarımızı tanıtıp,ön okuma,kitap trailer ve kitap tanıtımını paylaşmıştık sizlerle.Bugün de alıntılar, farklı bloglara gezi,yazarımızla söyleşi, kitap yorumlarımız ve kitap çekilişimizin sonucunu sizlerle paylaşacağız. Yorumumu okuduktan sonra aşağıda vereceğim tur takvimimizden detaylara ulaşabilirsiniz.

 

Şimdi gelelim  kitap yorumuma , daha doğrusu kitabın ben de bıraktığı etkiye. Bazı nedenlerden dolayı kitabı son anda okuyabildik. Bana ulaşır ulaşmaz ilk 150 sayfasını okudum. Ertesi gün 150. sayfadan başladım ve hiç bırakmadan bir solukta okudum bitti.510 sayfa ama oldukça iri puntolarla basıldığı ve bölüm bölüm ilerlediği için hiç yormuyor.




Çok detay verip heyecanını kaçırmadan konusundan bahsedeyim.Catherine rahat, özgür yaşayan, gece hayatına düşkün tabiri caizse çapkın bir kızdır. Ta ki Lee ' ye kapılana kadar. Her aşk gibi güzel başlar.Herşey yolundadır.Üstelik Lee 'nin büyüsüne kapılan sadece Catherine değildir. Zamanla Catherine ' nin hayatı kabusa döner. İşte kitabımız tam olarak bu kabusla başlıyor. 2001- 2010 yılları arasını dönüşümlü olarak okuyoruz.Bir ileri bir geri .Okurken aklıma Julia Roberts ' ın oynadığı bir film -sanırım Yatağımdaki Düşman'dı - geldi . Kadına uygulanan şiddetin yarattığı travmayı çok güzel işlemiş yazarımız. Gördüğü şiddet sonucu Obsesif kompulsif bozukluk yaşayan Catherine 'ın yaşadıklarını okurken nerdeyse her anında yanındaymışsınız gibi hissedeceksiniz. Aşk var, biraz erotizm, bolca şiddet, yeterli ölçüde gerilim var,sıcak komşuluk ilişkileri bile var.Akıcı, sıkmayan bir anlatım, sorunsuz çeviri.

Kısaca beğendim .Diğer tur arkadaşlarımın daha detaylı yorumlarına göz atmayı unutmayın.



Arka kapak tanıtımına da bakalım ;



29 DİLE ÇEVRİLDİ
AMAZONDA 2011İN EN İYİ KİTABI SEÇİLDİ.


Catherine uzun zamandır yalnızdır ve bekârlığın tadını çıkarırken onu görür görmez büyük bir balık yakaladığını anlar. Lee göz kamaştırıcı, karizmatik, içinden geldiği gibi davranan, adeta gerçek olamayacak kadar çekici biridir. Anlaşılan arkadaşları da aynı fikirdedir, zira her biri sırayla onun büyüsüne kapılır.

Fakat Lee'nin dengesiz ve zaman zaman hükmeden tavırları Catherine'i giderek yalnızlığa sürükler. İnsanlara güvenini kaybetmiş, kendini dış dünyaya kapatıp karanlığa gömülmüştür ve en ince ayrıntısına kadar düşündüğü bir kaçış planı yapar.

Dört yıl sonra, hayatını cehenneme çeviren korkuları yenmeye çalışırken cesaretini yeniden kazanıp tehlikenin geçtiğine, kurtulduğuna inanmaya başlar.

Ta ki her şeyi değiştirecek o telefon gelene kadar. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.


Elinizden bırakamayacağınız sürükleyici bir kitap.
The Guardian

Çarpıcı, merak uyandırıcı okuru tamamen tutsak ediyor. Sarsıcı bir başlangıç.
S.J. Watson

Saplantılı bir gerilime teslim olacaksınız.
Karin Slaughter

İnsanın içini ürperten bir psikolojik gerilim.
Publishers Weekly

Başka neler mi var?

 
14 Şubat 2013
Kitap Trailer – http://kordugumhayaller.blogspot.com/



15 Şubat 2013
Kitap Çekilişi – http://kitapasigi.blogspot.com
Kitap Yorumu - 8 blog* birden…
Başka Bloglarda Neler Yazılmış –http://kitaptelvesi.blogspot.com


*8 blog’un birden yorumlarını http://konusankitaplarileblogturu.wordpress.com adresinde bir arada bulabilirsiniz…

 


Feniks Kitaba katkılarından dolayı teşekkür ederiz...