JOHN GREEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
JOHN GREEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2017 Pazar
Okudum Bitti-72: İlk Aşk [19 Başarısız Denemeden Sonra] || John Green
Kitap seven herkese merhaba. Ne zamandır sıra bekleyen son John Green kitabımı da bitirdim.
Alaska'nın Peşinde yazım burada,
Kağıttan Kentler yazım burada
ve
Aynı Yıldızın Altında yazım ise burada.
Colin Singleton'ın başarısız aşk hayatını okurken az da olsa onu tanıma fırsatı da bulmuş oldum. Anagram yapma konusundaki yeteneği ve artık bir yerden sonra takıntısı diyelim bana bir önceki John Green kitabımdaki Miles 'ın sevdiği ve 'Büyük Belki'sinden yola çıktığı Francois Rabelais 'i hatırlattı. O da isminin harflerini değiştirerek oluşturduğu Alcofribas Nasier mahlasını kullanmış. Buradan şu sonucu çıkardım John Green, Francois Rabelais'i seviyor.
Colin 'in aşk hayatının merkezinde Katherine var. Her defasında Katherine isimli kızlar tarafından terk ediliyor. Yaptığı hesaplamaya göre 19 defa. Farklı şekillerde aynı hüsranı yaşamış. Hepsini tek tek okuyacaksınız. :) İsim olarak aynı istikrarı tutturmam imkansız ama kişisel aşk tarihimde de 'V' harfinin hatırı sayılır yeri var.
Colin, Müslüman arkadaşı Hasan ile bir yol macerasına atılır. Üstün zekalı bir çocuk olarak bilinen Colin'in kafasında bir formül vardır. Katherine Öngörülebilirliği Teoremi'ni ispatlamaya çalışır. Bu yüzden aralarda bolca matematiksel detay, şema ve açıklama var. :)
Eğlenceli bir yolculuk ve macera hikayesi sayesinde hem gerçek anlamda bir yolculuk hem de Colin'in kendini ve aşkı tanıma yolculuğu okumuş oldum. Matematiksel detaylar beni biraz sıksa da genel olarak güzeldi. Okundu bitti.
... Anneler yalan söyler. İş tanımında bu vardır.
... Okumak beynini az da olsa susturuyordu. Katherine, Teorem ve öenmli olma umudu olmadan elinde pek bir şey kalmıyordu. Ama kitaplar hep vardı. Kitaplar esas Terk Edilenler'di: Bırakın ve sizi sonsuza kadar beklesinler, ilgilenin, hemen sizi sevsinler.
PEGASUS YAYINLARI
Çeviren: Çiçek Eriş
4. Baskı Temmuz 2016
316 Sayfa
17 Mayıs 2017 Çarşamba
Okudum Bitti- 68: Alaska'nın Peşinde || John Green
Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı okuduğum üçüncü John Green kitabı olan Alaska'nın Peşinde.
Daha önce Aynı Yıldızın Altında (yazısı burada) ve Kağıttan Kentler (yazısı burada) kitaplarını okumuştum. Bu yazıyı yazana kadar İlk Aşk kitabını da okudum. Çok yakında onu da paylaşırım. Gece yatarken başladım uykuya yenik düşünce bıraktım ve elime ikinci alışımda bitirmiş oldum. Diğer John Green kitapları gibi akıcı, kolay okunan bir kitaptı.
Kahramanımız Miles ünlülerin son sözlerine meraklı, biyografi okumayı seven bir genç. François Rabelais 'in ölmeden hemen önce bahsettiği ''Büyük Belki'' bilinmezine kafayı birazcık takmış durumda. François Rabelais 'in adı geçince ne zamandır tekrar okumayı planladığım Gargantua'yı hatırlamış oldum. Teşekkürler John Green. :)
Bu merakının da etkisiyle yatılı okula, kendi rızasıyla başlayan Miles burada oda arkadaşı Chip (biz ona Albay diyoruz) sayesinde yeni bir arkadaş grubuna dahil olur. Albay, Alaska, Takumi ve Lara ile ilginç deneyimler yaşar. Kısaca birçok ilklerini yeni dostları sayesinde yaşar.
Yüz otuz altı gün önce diye bir geri sayımla başlıyor kitap. Bölüm başlarında zaman azaldıkça , kum saatinde azalan kumların etkisi gibi ilk başlarda acaba ne olacak diye düşündüm. Çok başlarda bile nedense çok güzel bir şeye geri sayım yapılmıyor gibi hissettim. Aralarda Miles sayesinde birçok son söz de okumuş oldum. Edgar Allan Poe : ''Tanrım, zavallı ruhuma yardım et.'' demiş mesela.
Karakterler biraz Kağıttan Kentler 'e göz kırpıyor gibiydi. Sanırım en sevdiğim John Green kitabı da o zaten.
Alaska 'nın sırrını çözmek, belki biraz kişisel ''Büyük Belki''nizi düşünmek, acılar labirentinden nasıl çıkılır kafa yormak istiyorsanız okuyun gitsin. :) Zaten ilgi alanına giren çoğu kişi okumuştur ama olsun. :)
... ''Ne diye bu kadar hızlı içiyorsun?'' diye sordum.
Bana bakıp genişçe gülümsedi ve gözlerindeki kusursuz, zarif yeşillik olmasaydı, bu kadar geniş bir gülümseme onun dar yüzünde şapşal görünebilirdi. Noel sabahındaki bir çocuğun tüm sevinciyle gülümsedi. ''Hepiniz keyif almak için sigara içiyorsunuz. Bense ölmek için içiyorum.''
... Keşke benim annemle babam da kendi ismimi seçmeme izin vermiş olsaydı. Ama onlar doğruca gidip ilk doğan erkek Halter'ların bir asırdır sahip olduğu tek ismi seçmişlerdi. ''Ama neden Alaska?'' diye sordum.
Ağzının sağ tarafıyla gülümsedi. ''Şey, daha sonra ne anlama geldiğini öğrendim. Bir Aleut kelimesi olan Alyeska'dan geliyor. Anlamı 'denizin çarptığı şey' ve bunu çok sevdim. Ama o zamanlar yukarıda sadece Alaska'yı görmüştüm. Büyüktü, tıpkı olmak istediğim gibi. Ve Alabama, Vine Station'dan harbiden uzaktı, tıpkı olmak istediğim gibi.''
... ''Bütün hayatını labirentte mahsur kalıp bir gün oradan nasıl çıkacağını, bunun ne kadar müthiş olacağını düşünerek geçirirsin ve geleceği hayal etmek devam etmeni ama bunu hiç yapmamanı sağlar. Geleceği yalnızca o andan kaçmak için kullanırsın.''
... İnsanlar yağmur olsaydı, diye düşündüm, ben serpinti olurdum, o ise kasırga.
... Harika bir kadın sufi olan Rabia'tül Adevviye, memleketi Basra'nın sokaklarında koşarken görülmüş, bir elinde meşale, diğer elinde bir kova su taşıyormuş. Biri ne yaptığını sorunca, 'Bu su kovasını alıp cehennem ateşinin üstüne dökeceğim, sonra bu meşaleyle cennetin girişini ateşe vereceğim; böylece insanlar Tanrı'yı cennete girme arzusuyla ya da cehennem korkusuyla değil, Tanrı olduğu için sevecekler,' diye cevap vermiş.
Cenneti ateşe verecek ve cehennemi söndürecek kadar güçlü bir kadın. Alaska, bu Rabia denen kadını severdi, diye yazdım defterime.
PEGASUS YAYINLARI
Çeviren: Banu Talu
3. Baskı Ekim 2013
320 Sayfa
17 Eylül 2014 Çarşamba
Okudum Bitti -116 : Kağıttan Kentler || John Green
Herkese merhaba . Bu okuduğum ikinci John Green kitabı. Aynı Yıldızın Altında 'yı haziran ayında okumuştum. Yazısı burada. Onu da sevmiştim ama Kâğıttan Kentler 'i çok daha fazla beğendim. Keyifle bir solukta okudum. Kapağın güzelliğine bayıldım.
Olaylara onun gözünden baktığımız kahramanımız Quentin , kendini bildiğinden beri Margo 'ya hayran , daha doğrusu aşık. Çocukken araları iyi olsa da zamanla aralarına mesafeler girmiş. Birbirlerine komşu evlerde oturuyorlar ama ikisinin de arkadaş çevresi , sosyal hayatları farklı. Pek bir paylaşımları yok gibi ta ki bir gece Margo ansızın Quentin 'in penceresine gelip , ondan bir iyilik isteyene kadar. Bu iyilik yapma teklifini bir umutla kabul ediyor Quentin ama bol maceralı geceden sonra Margo ortadan kayboluyor.
Hayatının aşkı olduğunü düşündüğü Margo 'yu bulmak için ipuçlarının peşine düşen Q 'nun yardımına arkadaşları Radar ve Ben koşuyor. Eğlenceli aynı zamanda birazcık gıcık eden bir kitaptı. Q ' nun aşkını okumak , mücadelesine şahit olmak güzel olsa da arada Margo 'nun boğazını sıkmak istedim. Alaska 'nın Peşinde ' yi de aldım ama henüz okumadım. Okuma Şenliği Kış versiyonu olursa , uygun bir kategori bulursam sıkıştırırım araya , yoksa sırada bekleyen kitaplarıma öncelik vermem lazım , küsecekler. Herkese keyifli okumalar.
... '' Bu bana hep çok saçma geldi, insanların güzel olduğu için birinin etrafında olmak istemeleri yani. Kahvaltılık gevreği tadı yerine rengine dayanarak seçmen gibi... ''
- Margo
... İşemeyi bırakmak istedim ama yapamadım elbette. İşemek, bir kere başladığınızda bırakması çok zor olan iyi bir kitap gibidir.
...Rüyamda, ben sırtüstü yatarken Margo'nun başı omzumdaydı, aramızda yalnızca halının köşesi ve beton zemin vardı. Kolu göğsüme sarılıydı. Orada öylece uyuyarak yatıyorduk. Tanrı yardımcım olsun. Amerika'da kızlarla yatmayı, sadece yatmayı hayal eden tek genç.
... Bir insanın , bir insandan daha fazlası olduğuna inanmak ne kadar aldatıcı bir şey.
- Quentin
PEGASUS YAYINLARI
Çeviren : Banu Talu
Ekim 2013
320 Sayfa
29 Haziran 2014 Pazar
Okudum Bitti - 78 : Aynı Yıldızın Altında || John Green
Okuma Şenliği listemi eritmeye devam ediyorum. Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap kategorisi için seçtim kitabı. Zaten okumayan az kalmıştır , ben de okuyayım dedim. Zaten sulu gözlü bünyeme , dokundu , ağlattı beni ama pişman değilim okuduğuma.
Hazel , kanserden kurtulmak için değil yaşadığı günleri çoğaltabilmek için tedavi gördüğü bir durumda. Yani kendince uzatmaları oynadığını düşünüyor. Destek grubuna da annesini üzmemek için , onu rahatlatmak için katılıyor ve hiç de memnun değil durumundan. Ta ki bir gün Augustus ile tanışana kadar . Augustus , gözünde kanser olan Isaac 'in samimi arkadaşıdır ve o da kanser yüzünden bir bacağını kaybetmiştir. İlk görüşte Hazel 'e hayran kalıyor ve arkadaşlıkları başlıyor.
Böyle korkunç bir hastalık çevresinde geçen , aşk ,arkadaşlık ve yaşama dair bir çok şeyin bulunduğu hikaye oldukça etkileyici ama sade bir anlatımla sunulmuş. Hazel 'in duyguları ,korkuları çok dokundu bana . Gus , Hazel 'in hayatına düşen bir melek gibi bir kahraman gibiydi. Yaşlarının çok , çok üstünde olgunlar. Kitabı okurken , konunun duygusallığına ve gözlerimin sık sık dolmasına rağmen , tebessüm de ettim , eğlendim de. Basit ama etkiliydi kısaca. :) Daha fazla detay verip büyüyü bozmayayım , zaten hemencecik biten bir kitap. Kendinizi sorgulayacağınız , ya aynı durumlarda olsaydım neler yaşardım , neler hissederdim diye düşündürecek bir kitap.
Google 'da buldum , çok güzel değil mi?
... Bu dünyada on altı yaşındayken kanserin oltasına gelmekten boktan olan tek şey , kanserin oltasına gelen bir çocuğa sahip olmaktı.
... Augustus yanına gidip yüzüne baktı. '' Daha iyi misin?'' diye sordu.
'' Hayır,'' diye mırıldandı Isaac göğsü inip kalkarken.
''Acının olayı bu,'' dedi Augustus ve ardından bana baktı.
''Acı hissedilmeyi talep eder. ''
... '' Peki ''dedi sonsuzluk kadar uzun gelen bir süre sonra.
'' Belki peki bizim sonsuza dek'imiz olur .''
''Peki '' dedim
... '' Şey gibiyim. Şey işte. El bombası gibi. Tıpkı bir el bombası gibiyim ve eninde sonunda patlayacağım ve yaralananların sayısını en aza indirgemek istiyorum, tamam mı ? ''
... O okurken uykuya dalar gibi âşık oldum : Önce yavaş yavaş, sonra bir anda.
... Bu dünyada incinip incinmeyeceğine dair tercih yapma şansın yok ancak seni kimin inciteceğini seçebilirsin...
PEGASUS YAYINLARI
Çeviren: Çiçek Eriş
2. Baskı Temmuz 2013
320 Sayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






