FATMA ERDEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FATMA ERDEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Mart 2018 Salı
Okudum Bitti- 38: Kara Kış Beyaz Düş || Fatma Erdek
Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı dün başlayıp bitirdiğim Kara Kış Beyaz Düş. Fatma Erdek'in daha önce iki kitabını okumuş ve sevmiştim. Instagram'da okuma etkinliği için Ephesus Yayınları kitabı okuyacaktım. Kitaplığımda okunmayı bekleyen son iki Ephesus kitabı olarak bu iki güzel kalmıştı. Kara Kış Beyaz Düş'ü çok severek okuyup bitirince hemen Gece İle Şafak'a başladım bile.
Daha önce okuduğum Fatma Erdek kitapları:
Melekler Zamanı yazısı için tık tık,
Erken Rüya Zamanlar için tık tık.
Melekler Zamanı'nı çok çok sevmiştim. Ama bu kitap onu da geçti. Kalbe dokunan, umut veren, sarsan bir kitap oldu benim için.
Zeynep'in Narman'daki hakimlik günleri ile başlıyor kitap. Akgül ile yollarının kesişmesiyle, kaderlerinin benzerliğini öğrenirken geçmişe dönüşlerle çocukluğundan itibaren annesi Ferda ve üvey babası Selim ile yaşadıklarını okuyoruz.
Adı gibi bir kitaptı. Karanlıklardan, kara kışlardan umuda, aydınlığa, beyaz düşlere çıkmanın romanıydı. Elimden bırakamadan bazen kızarak, bazen gözlerim dolarak okudum. Fatma Erdek'in duru anlatımını özlemişim.
''Nasıl bir dünyaydı bu? Ne kayboldum, ne yolumu bulabildim. Ne kaçabildim, ne kurtulabildim. Hep bir cümle önden gidiyordu hayat, ne yetişebildim, ne tutabildim. Değiştiremedim yazgıları. Yürüdüm, koştum, uçtum bir uçtan diğerine. Ne oldu? Yine başladığım yere döndüm.''
''Sırlar; yalanlarla beslenen, rutubet ve çürümüşlük kokan ağzını açtığı an, ekşimiş bir nefes yayılır ortalığa...''
''Uzaklaşmak çare olur, zaman geçtikçe dem çöker, yara durulur sanmıştım. Hatırlamak güçleşir, mesafe ses geçirmez bir duvar olur sanmıştım.
Yanılmışım.
Yıllardan ve yollardan böylesi bir kudret ummak ne büyük tamahkârlıkmış. Yok demek ya da yok olmak neye yarar? Kir, bulaştığı yerde işlemeye devam eder. Büyür, genişler, çoğalır. Gün gelir temiz tek hücre bile kalmaz. İnsan, bilincinin üstüyle ne kadar çabalarsa çabalasın, faydasız. Hiçbir şey unutulmaz. Telkin, güç gösterileri... Hepsi yalan, boş, zırva... İnsan ruhunun kiri, tortusu bilincinin altında...''
''Her bulanık su, bir süre sonra durulur... Her fırtına bir süre sonra yorulur... Her yangın bir an gelir, soğur. Geride izleri kalmaz mı? Kalır elbette...''
EPHESUS YAYINLARI
4. Baskı 2017
400 Sayfa
29 Eylül 2014 Pazartesi
Okudum Bitti -124 : Erken Rüya Zamanlar || Fatma Erdek
Fatma Erdek 'in okuduğum ikinci kitabı. İlk okuduğum ve hayran kaldığım kitabı Melekler Zamanı hakkındaki yazım burada. Yazarın anlatımı çok başarılı, çok akıcı ilerliyor ve dolu dolu.
Erken Rüya Zamanlar , iki anlatıcılı , bir yanı eksik , kırık bir aşk hikayesi. Hani bazen gitmek daha zordur , bazen de bekleyen olmak ... İşte bu hikayede her iki zorluğu da anlayacak ama bence yine de kızacaksınız.
Rüya zamanlarını erken yaşayan Nehir ve Eser 'in yıllar sonra yeniden karşılaşması , sönmeyen aşk ateşlerini , zamana, yaşanan onca kırgınlığa ve başka engellere rağmen daha da kuvvetlendirecek ama ... İşte bir sürü ama var. Duyguların bu kadar yoğun anlatıldığı kitapları okumak daha bir keyifli oluyor. İçten içe neden Eser 'ler gerçek yaşamda daha çok değiller diyorum. :)
Fatma Erdek okumadıysanız , mutlaka başlayın , çok seveceksiniz.
... Özlediğim en uzak sıla , sakladığım en değerli anıydı o. Ne yaparsam yapayım, Eser 'in gönlümdeki izi silinmiyordu.
... O gittiğinden beri, durgun bir su üzerine bırakılmış, kâğıttan bir gemiye benziyordum. Ne batıyor, ne de nereye gittiğimi biliyordum.
... Zamansa , işte yıllar, işte zaman... Kime, neye, hangi yaraya derman?
... Kiminle olduğun, kiminle yaşlandığın, ömrünü nasıl ve nerede geçirdiğin önemli değildi. Yüreğinde kim kalıyorsa, tenin kimi istiyorsa, kimin boynundaki koku sana en güzel geliyorsa, alın yazın oydu.
... Şimdi anlıyorum ki, kalp ağrısının bir ilacı yok. Çaresi yok. Farkında bile olmadan canımın, tenimin üstüne yemin etmişim ben. Dönüşü yok. Başkası yok.
...Ah, kalbim ! Bedenimin en iflah olmaz, en söz dinlemez, en laf anlamaz yeriydi. Başkasına dilsizdi, kördü, sağırdı. Sadece Eser oturmuştu oraya ve bir dağ kadar yüksek, bir dağ kadar ağırdı.
... Ağlama Nehir. Beni anlamış, beni aramış, beni özlemiş gibi ağlama. Beni beklemiş, şimdi kavuşmuş gibi sarılma. Özlem yaşları değil ki bunlar. Bu , bir kavuşma değil. Çok oldu ben gideli, sen beni unutalı... Çok sular aktı. Çok mevsimler yaşandı, bitti. Kaç bahar, kaç yaz,kaç kış... Farkında değil misin, Nehir? Üzerimizden sadece yıllar değil, gençliğimiz geçti.
... Garip bir şeydi sevda dedikleri. Her şeye rağmen başı dikti, eğilmiyordu. Ne yılları, ne de bahaneleri dinliyordu. Ne gideceği yeri biliyordu, ne duracağı... Yenilgi, galibiyet fark etmiyordu. Girdiği yere yerleşiyor ve büyüyordu.
EPHESUS YAYINLARI
2014
448 Sayfa
29 Eylül 2013 Pazar
Okudum Bitti - 93 : Melekler Zamanı - Fatma Erdek
Melekler Zamanı benim için çok etkileyici , çok güzel bir kitap oldu. Yazarın anlatımı kusursuz , dili öyle çok sade değil ama asla sıkmıyor, tüm işlenen detaylar öyle güzel harmanlanmış ki ne diyebilirim çok etkiledi beni. İyi ki okumuşum bu kitabı dedim.
Kitapta bulunan bütün karakterler , en önemsizleri bile öyle güzel işlenmiş ki , akıcı bir film izler gibi okudum. Bütün insani duygular var bu kitapta , hem de burnumun direğini sızlatacak kadar.
Aslında Yusuf ile Yesra 'nın , birbirlerinden kopartılmış iki kardeşin hüzünlü hikayesi. Yusuf kendinden kaçıp ' Barlas ' olurken , Yesra biricik kardeşinin hasretiyle babası yaşlarında bir adama adeta kurban ediliyor , çünkü tarikat böyle buyuruyor. Asıl yürek burkan kısımları bu yokluk, bu özlem olsa da , Nesil 'in Barlas'a olan aşkını , mücadelesini okumak da keyifliydi.
Nesil Barlas 'ın içindeki Yusuf 'a dokunabilecek mi ? Ekin ikisinin de mucizesi olacak mı ? Yusuf hep unutulmuş , terkedilmiş, büyümeyen bir çocuk olarak Barlas 'ın karalar bağlamış kalbinde mi kalacak ?
Tüm bu soruları kah geçmişe gidip küçük Yusuf'a bakarak , kah bugünün Barlas 'ının karanlık dünyasına girmeye çalışan Nesil'le beraber bakarak cevaplar bulabileceğiniz , çok etkileyici , çok gerçekçi , abartısız bir roman .
Yesra, Yusuf , Ekin , Nevhis , Efser , Rana (Larisa) , Kaptan , Cemil , Selime teyze, Lal hepsini sevdim.
... ' Oysa zaman geçtikçe , kızın varlığı ateşlerde yanan yalnız ruhuna iyi geliyordu. Bu kız, karşılaştıkları ilk andan beri , hem kızdırıyordu genç adamı, hem şaşırtıyor, hem de hükmediyordu. Öyleyse neden direniyordu? Kız bir ışık gibi , kendi ayaklarıyla gelmişti karanlığına.'
... ' Kız düşsel bir dünyada yaz mevsimi yaşıyordu. Sevmek ve sevilmek istiyordu. Barlas 'ın yüreğiyse karlı dağlar kadar soğuktu. '
... ' Öylesine mutsuz ne umutsuz biri olmuştum ki , yaşadığım her bir gün , benim ruhumun yaşına , iki gün birden katardı. Daha bedenim çocukluktan çıkmadan, büyümeden önce, ruhum yaşlanmaya başlamıştı. '
... ' Biz.... Ne yaptık Yusuf ? Bize ne yaptılar böyle ? '
Biz ne mi yapmıştık?
Kırılmış, dökülmüştük... Daha küçük bir çocukken , asla yepyeni olamayacak kadar eskimiştik biz... Bizi sürdükleri oyun öylesine garipti ki... Bize bunu yapanlardan çok... Kendimize, içimizdeki ''biz'' e küsmüştük... '
... ' Neden orada olduğunu mu soruyordu Barlas ? En başından beri neyse oydu bunun yanıtı. Çünkü başkasına verecek ikinci bir kalbi yoktu. Bir tek kalbi vardı, o da bir yıldan biraz fazla zaman önce , yine burada ,onda kalmıştı. Dönüp dolaşıp , yine aynı yere gelmişti genç kadın. Çünkü kalpsiz olmuyordu. Çünkü onsuz olmuyordu.'
EPHESUS YAYINLARI
2013
544 SAYFA
Hepimize bol kitaplı ,keyifli ,sağlıklı günler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

