OLİMPOS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OLİMPOS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Eylül 2018 Cuma
Okudum Bitti- 111: Yalnız Anlaşıldık || Songül Ünsal
Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı çok kolay okunanlardan biriydi. Dur bir bakayım diye başlayıp bitirdiklerimden oldu.
Kitap aslında öyle güle eğlene okunacak bir şey değildi. Bildiğiniz aşk acısının kağıda mürekkebe dönüşmüş haliydi. Hafif kişisel gelişim tarzında öğütler veren, biraz yazarın kişisel çıkarımlarından oluşan bir kitaptı. Aşk acısı çekiyorsanız (umarım çekmiyorsunuzdur) daha anlamlı gelecektir. Katılmadığım bazı yerler oldu. Zaten katılmak zorunda da değilim. Eden bulur olgusuna pek inancım kalmadığı için, iç sesim kitaba epey bir itiraz etti. Zaten ünlü düşünür Mustafa Sandal'ın dediği gibi : 'Benim aşka inancım kalmadı hiiiç !'
Başka bir çok sevdiğim özel düşünürün de dediği gibi: ''Aşk gerçekten insanlara hiç yapmayacağı şeyleri yaptırıyor. Üstelik zevkle yaptırıyor. Ne kadar korkunç değil mi?'' :)
Evet. O yüzden aşkı bulduysanız kıymetini bilin. Kaybetmeyin, kırmayın, üzmeyin. Aşk acısı çekiyorsanız da geçiyor zamanla her şey. Kitapta bol bol çizimler de vardı. Bazı sayfalarda deneme gibi kısa yazılar, bazılarında da aforizma gibi kısa kısa sözler vardı.
''Ağır geliyor yaşanılanlar belki ama zamanı gelince iyi ki yaşamışım diyeceksin. Yeter ki ders almasını bil. Yeter ki düştüğün yerden zamanla kalkmasını bil.''
''Ne kadar üzülsek de güzel sevmekten hiç vazgeçmedik.''
''Özlüyorum.
Hatta sana kırgın olduğumu bile unutuyorum. Adının geçtiği yerlerde yüzümü öne eğiyorum. Gizliden gülümsüyorum. Hissedersin zannediyorum kırgınlıklarımı. Kızmıyorum merak etme.
Zararsız bir şekilde özlüyorum sadece.
En olmadık anda.
Bir kahkahanın ortasında.
Gecenin köründe.
Sabahın üçünde.''
''Öyle unut demekle unutulmuyor hiçbir şey. İnsan her şeyi unutsa da, hak etmediği yaşanmışlıklarını unutamıyor.''
''Hayatında iyiliklerden anlamayan insanlar var diye iyilik yapmaktan vazgeçersen, ne farkın kalır ki diğerlerinden?''
''Kabul et çocuk değilsin ve çocuk gibi sevme artık kimseyi...''
OLİMPOS YAYINLARI
1. Baskı Mart 2018
160 Sayfa
18 Ağustos 2018 Cumartesi
Okudum Bitti- 104: Sıra Dışı İşaret || Larry D. Sweazy
Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı bir polisiye. Malum sıcaklardan dolayı beynim buharlaştığı için, aynı Şirin gibi pek mutlu geziniyorum evin içinde. Mutluluğumu taçlandırmak için kolay, keyifle okunan bir şeyler seçeyim dedim. Kitap güzeldi ama sıcak hava hiç öyle değil. En çok kışı özlemekle geçiyor ömrüm. :)
1964 yılında işlenen bir cinayetle başlıyor kitap. Yataklarında boğazları kesilmiş olarak bulunan Lida ve Erik'in cinayeti araştırılırken, katilin Erik'in avucuna bıraktığı gizemli bir tılsım yüzünden Şerif, öldürülen çiftin de komşusu olan Marjorie'ye danışır. İndeksleme işiyle uğraşan, sıkı bir araştırmacı olan ve yatağa bağımlı kocasına bakmak zorunda olan Marjorie tılsımın İskandinav mitolojisine ait olduğunu keşfeder.
O kısımlara epey yabancı kalsam da neyse ki çok sıkmadı. :) Marjorie'nin araştırmaları devam ederken katil de öldürmeye devam eder. Kim, neden diye düşünürken zaten çok da kalın olmayan kitap bitti. Bana da moral oldu. :)
''Hank'in başına gelen kazadan sonra hayatın komik dönemeçlerinin olduğunu anladım.''
''Kitaplar normal hayata yolculuk ettiğim büyülü halımdı ve aynı zamanda benim akıl sağlığım...''
''Az bilgi çok tehlikeliydi.''
OLİMPOS YAYINLARI
Çeviren: Azime Kennedy
1. Baskı Mayıs 2018
300 Sayfa
30 Ağustos 2017 Çarşamba
Okudum Bitti- 102: Parla || Tunç İlkman
Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı yine ilk defa okuduğum yazarlardan birine ait. Tunç İlkman'ın son kitabı Parla. Herkesleşme kitabını çok sık görmüştüm okumak kısmet olmadı. Yeni yazarlarla tanışmayı, yerli yazarları okumayı zaten çok sevdiğim için Parla ile sondan bir başlangıç yapayım dedim.
Başrolde gelgitleriyle, sinir bozan tavırlarıyla Güney var. Parla'yı öldürme suçundan yargılanıyor. Ya da öyleymiş gibi başlıyor diyelim. Aşk, ihanet, cinayet... Yok yok. En çok da hüzün hakim kitaba. Kafa karıştırıcılığının yanında satır aralarında kalbe dokunan cümlelerle dolu. Birçok alıntı çıkardım, aşağıya ekleyeceğim. Bazen bazı kitapları, filmleri ya da şarkıları aslında olduğundan farklı yorumlar, farklı anlamlar yüklersiniz ya ona müsait bir kitaptı.
''Bir kadının intikamına kurban gitmekteyim. Ancak ne intikam... Bana inanmayacaklar. Bana kimse inanmayacak. Bana en kuyruklu yalanlar bile inanmayacak.''
''İnsan kendiyle konuşmadan kendini tanıyamaz. Böyle yüksek sesle, birine anlatır gibi ama. Ben de öyle yapacağım madem. Kendimle yeniden tanışacağım. Sonra buna ya memnun ya da pişman olacağım.''
''Bilseler, gülmezler. Bilmemek mutluluğu beraberinde getiriyor çünkü. Ne kadar az bilirsen o kadar çok gülersin.''
''Hasan Ali Toptaş'ın da dediği gibi, 'İnsanı yara değil, muhatapsızlık öldürür.' ''
''Aşk çok sevmektir ve söyleyin bana, çok su verilen çiçekler solmaz mı?''
''Geçmişi anarız sadece,'' dedim ben de, ''geleceği ise umarız. Ancak aslında hepimiz sonsuz bir şimdiye mahkûmuz. Yani şu anda hissetmiyorsak, bu yeti alınmışsa elimizden, biçare tutsaklarız...''
''Geçmiş kalptir; geçmiş günler hafızada değil, kalpte birikir.''
''Bir insanın dünyasını ampuller değil, âşık olduğu kişi aydınlatıyor çoğunlukla.''
''Sözcükler... Yaralayan da, merhemi süren de onlardan başkası değil. Tabii doğru şekilde uç uca eklenebilirse.''
''Geçmiş bir bavul değildir. Onu bir garda unutarak çıkaramazsın hayatından. Gölgen gibi takip eder seni. Uykunda bile rahat bırakmaz.''
OLİMPOS YAYINLARI
1. Baskı Temmuz 2017
164 Sayfa
16 Ocak 2015 Cuma
Okudum Bitti -4 : Geceyi Keşfet || Shannon Drake
Herkese merhaba , 2014 sonunda grip olmuştum , arada iyileşip yeniden grip oldum , hapşuruk, öksürük ve gözyaşları eşliğinde okumaya devam ediyorum.
Geceyi Keşfet Heather Graham 'ın , Shannon Drake adıyla yazdığı serinin ikinci kitabı. İlk kitap , Kader Ağları idi. Okuma Şenliği için İkinci Dünya Savaşı döneminden önce geçen bir kurgu okumamız gerekiyordu , ben de ta ortaçağ İskoçya 'sına gideyim dedim.
Öncelikle kapak karekterlere uymasa da şöyle bakınca oldukça albenili. Arryn Graham tecavüze uğrayıp , öldürülen karısının intikamı için Kinsey Darrow 'un kalesini ve nişanlısını ele geçirir. Bu ele geçirme kısmından sonra güzel Krya 'ya kelimenin tam anlamıyla ganimet olarak davranır. Buralarda biraz hoyratça, nahoş şeyler yaşanır ama ortaçağdayız , karşımızdaki de İskoçyalı da olsa bir asi , kanun kaçağı ve intikam arzusuyla dolu. Tüm bu gerilimli ilişkinin çerçevesinde tarih ve savaş sahneleriyle dolu bir kitaba hazır olun. Hastalıktan kaynaklı keyifsizlikten ben ağır aksak okusam da çok ağır okunan bir kitap değil.Biraz durgun. Bolca William Wallace 'i anacaksanız , daha doğrusu aşktansa savaş, mücadele kısmının ağır bastığı bir kitap olduğu için aklım Mel Ginson 'a gitti , durdu :)
... Evet , bir oğula ,,htiyacı vardı. İskoçya'nın geleceği için. Bu nedenle o gece hiç durmadan atını sürdü. İskoçya'nın geleceği için.
... '' Darrow Kinsey'nin ne yaptığını biliyorsun. Bu yüzden Seacairn Kalesi'ni almamız adalet.''
'' Adalet, bayım, bir görüş meselesi.''
... '' Her şeye hazırım , seni sevmemek hariç.''
OLİMPOS YAYINLARI
Çeviren : Özlem Menemencioğlu Boğahan
Ekim 2014
440 Sayfa
28 Haziran 2014 Cumartesi
Okudum Bitti - 76 : S*ktirgitli Aşklar || Funda Mentaloğlu
Şeker kapağıyla ve göze çarpan ismiyle kitaplığımdan bana göz kırpıp duruyordu ben de okuyayım dedim :) Bitireli iki gün oluyor ama migrenden dolayı yazmaya fırsatım olmadı.
Pucca okuduysanız , yazım tarzını yadırgamazsınız muhtemelen ama ben okumadım. Sanırım okumayı da düşünmüyorum . Oldukça eğlenceli kısımları olduğu gibi epeyce bel altı kuran ve argolu kısımlar da var. Eee isminden belli , ne bekliyordun demeyin .Beklentilerimi aştı :)
Kitap ressam olan , alımlı , çalımlı Funda 'nın ilişkilerine mercek tutuyor. Tamamen kurgu mu , değil mi emin olamadım. Gerçekse o eski sevgililerin epey bir çınlaması olmuştur ama o kadar anlatılan şeyden sonra çıkıp bir şey diyemezler .:)) Eğlenmek , senelik küfür kotanızı okuyarak doldurmak istiyorsanız kaçmaz.
... Kadını tek başına ıssız bir adaya bırak kısa süre içinde nasıl hayatta kalınırın el kitabını yazsın. Erkekleri ise değil adada alt tarafı evde tek başına bırak yangın çıkarsın.
... Güzellikten ölecekmişsin sana tecavüz etmeseydik ey aziz İstanbul!
OLİMPOS YAYINLARI
Nisan 2014
286 Sayfa
8 Haziran 2014 Pazar
Okudum Bitti - 66: Dünyanın Gölgesi || Beth Revis || Evrenin Ötesi #3 || Konuşan Kitaplar ile Blog Turları || YORUM & ALINTILAR ve ÇEKİLİŞ
Konuşan Kitaplar olarak Evrenin Üçlemesi 'nin son kitabı Dünyanın Gölgesi 'ni misafir ettik. Bugün son günümüz , çekilişe katılmak için şansınız devam ediyor. Tur takvimimizi takip etmek için facebook sayfamıza uğramayı ihmal etmeyin. Tık tık

Evrenin Ötesi yorumum burada , Bir Milyon Güneş yorumum şurada.
Seri kitapları beklemek bazen işkence oluyor ama bu defa şanslıydım. Tur vesilesiyle peş peşe okudum , bitirdim. Mutluyum. Aslında güzel bir son olmuştu diyebilirim ama soru işaretleri , eksiklikler yok değildi.
Yine elimden geldiğince üstü kapalı anlatmaya çalışacağım. İlk iki kitapta yaşanan zorlu maceralardan , kısmen çözülen sırlardan sonra Centauri-Dünya 'ya iniş için düğmeye basıyorlar ve iner inmez Amy uzun süredir yapmayı istediği şeyi yapıyor ve anne ve babası başta olmak üzere tüm donmuşları canlandırıyor. Uyandıkları zaten gemide ölen yetkililer yüzünden Amy 'nin babası lider oluyor. Godspeed 'den gelmeyi kabul edenler , bu doksan sekiz birbirinden farklı insanı haliyle yadırgıyorlar. Artık sadece Amy ' ye değil birbirlerine de ucube gözüyle bakıyorlar. Bu karşılaşmada da kısa bir çatışma , kaos yaşanıyor. Godspeed 'den gelen insanların doğa olaylarından korkması bile çok hoş bir detaydı bu arada.
Hayalini kurdukları dünya ne yazık ki cennet gibi bir yer çıkmıyor. Etçil , dinozorumsu devasa kuşların saldırısına uğruyorlar. ( Pterodaktil ) İçinde bulundukları mekik , uzun süreli yaşam için uygun olmadığından , yaşam alanı keşfine çıkıp , yine bir sürprizle karşılaşıyorlar. Bundan sonra ürettiğim teorilerimin hepsi gerçek çıktı . Tüm can alıcı noktaları tahmin etsem de bu kitabı büyük bir merakla okumama engel olmadı. Hatta geç saate kadar elimden bırakamayıp , uyuyakaldım , rüyamda kitabı okumaya devam ediyordum :)
Yeni bir dünyada , farklı şartlardan gelmiş iki ayrı grubun , zor şartlarda verdikleri mücadeleyi okurken, Amy , Çırak cephesinde de gelişmeler oluyor. Öyle yapış yapış aşk yoktu diğer iki kitapta. Bu kitapta Chris 'in de sahneye çıkmasıyla işler kızışır mı acaba dedim ? Finalde benim beklemediğim tek detay Çırak 'a dairdi.
Hani boşlukta kalan kısımları düzenlese yazar bir üç kitaplık devamı daha olabilirdi. Ben de merakla okurdum. Son kitabı daha çok sevdim.
... Gitmemiz gerekiyordu. Aşağıdaki dünyayla yüzleşmeliydik. Bizi tutsak eden duvarları görmezden gelerek uzun bir yaşam sürmektense , dudaklarımızda özgürlüğün tadıyla hızla ölmek daha iyi olacaktı.
Kendi kendime , buna değeceğini söyledim. Ödenen bedel ne olursa olsuun , Godspeed 'den kaçmak için yeterli olacaktı. Kendime bunları söylüyor ve kendi sözlerime inanmaya çalışıyordum.
* Amy
... Godspeed . Tüm yaşamım ... O gemide geçmişti. Her şey. Her anı. Hissettiğim her duygu. Önem verdiğim her şey , bu paralanmış ve hurdası çıkmış çelik duvarların arasından gelmişti
* Çırak
... '' Onlar kötü değil ,'' dedim. '' Sadece insanlar.''
'' Bizim insanlarımız değiller.''
* Amy & Albay Martin
... Şu an bütün dünyaya sahiptim fakat Amy 'yle paylaşamadıktan sonra bir anlamı yoktu ki...
... Anlamadığımız çok şey vardı. Bizi bu gezegende cehaletimiz öldürecekti.
Bizim cehaletimiz...
Fakat bir şekilde biliyordum. Bu dünyadaki her şeyi bilen bir kişi vardı. Ve onun bilgisi bizi kurtarabilirdi.
... Yalan ve aldatmanın Godspeed 'deki gibi buradaki koloniyi de yönetmesine izin veremezdim.
* Çırak
... Çırak 'ın gözleri irileşerek , korkuyla dolmuştu. Ne demek istediğimi anlıyordu. '' İlk uçak 1900'lü yıllarda yapıldı ve ilk insan da aya 1950 'lerde bastı.''
Yutkundum. ''2029'da büyükaannem aydaki bir otele tatile gitti ve 2036 'da annem ve ben bir buza paketlenerek, evrenin ötesine doğru yola çıktık. ''
Teknoloji hızla ilerliyordu.
... '' Amy . '' dedi ve ardından göz göze gelmemizi bekledi. ''Seni kaybedemem. Asla... ''
OLİMPOS YAYINLARI
Çeviren : Ayça Sağlam
Mayıs 2014
461 Sayfa
Çekilişimize katılmak için aşağıda bulunan rafflecopter kutucuğunu doldurmanız yeterli.
a Rafflecopter giveaway
7 Haziran 2014 Cumartesi
Okudum Bitti - 65 : Bir Milyon Güneş || Beth Revis || Evrenin Ötesi #2
Serinin ilk kitabı Evrenin Ötesi yorumum burada. Bir Milyon Güneş yorumu biraz detay içerecek mecburen. Bu yüzden kitabı okumayı düşünenler , bu paragraftan sonra hızlıca göz atmakla yetinsinler derim. Okumayıp okumayı düşünenler için kısaca şunları söyleyebilirim ki ( serinin son kitabı da bitmek üzere , yorum yarına ) ilerledikçe güzelleşen bir seri. Farklı , ilginç , merakla okunuyor. Hatta şu an hemen kitabıma dönüp bitirmek için acele ediyorum.
Bilge 'nin ve Orion 'un başına gelenlerden sonra üç ay geçmiştir ve kendisine öyle hitap edilmesini istemese de Çırak yeni Bilge olmuştur. İlk eylemlerinden biri de Phydus kullanımını sonlandırmak olmuştur. Bu kararın yerindeliğini hem kendisi hem okur sorgulayacak.Bu arada gemiyle ilgili şaşırtıcı şeyler öğrenirler. İlacın etkisinden kurtulup , düşünüp sorgulamaya başlayan insanlar isyan etmeye başlarlar , kaos alır başını yürür. İşlenen cinayetler de tuzu biberi olur.
Çırak ve Amy arasında öyle belirgin bir şeyler olmuyor. Daha önemli öncelikleri var. Çırak bir yandan isyanla ,cinayetlerle uğraşır , Amy ise Orion 'un bıraktığı ipuçlarının peşindedir. Şaşırtıcı gelişmeler , hoş bir kurgu , yalın bir anlatım sizi bekliyor.
... Burada kim olduğumu bilmiyordum. Ailem olmadan , bir evlat değildim. Dünya olmadan, kendimi insan gibi bile hissedemiyordum. Bir şeye ihtiyacım vardı. Beni tekrar dolduracak bir şey. Kendimi tanımlamamı sağlayacak bir şey.
* Amy
... Yalnızca eğer bu kahrolası gemide değil de Dünya 'da olsaydık, eğer Çırak'la okulda veya bir kulüpte veya tanışma randevusunda tanışsaydım, eğer Çırak 'la Dünya'daki tüm diğer oğlanlar arasında bir seçim yapmam gerekseydi... O zaman da onu sever miydim ?
O beni sever miydi ?
Seçim şansı olmadan aşk , aşk değildi.
* Amy
... '' Amy , Bilge 'nin bu gemiyi asla kontrol etmediğini görmemi sağladı. O sadece ilaçları kontrol etti. Sanırım bundan daha iyisini yapabilirim. Umarım yapabilirim.''
* Çırak
... Orion ne biliyorsa ben de bilmeliyim çünkü eğer geminin tekrar hareket etmesini sağlayacak bir şeyse, bizi gezegene götürecekse - buna değer. Ve eğer geminin bir daha asla hareket etmeyeceğine dair bir kanıtsa- buna da değer. Asıl bilmemek beni öldürüyor. Bir şeylerin değişebileceğini ya da hiç umut olmadığını bilmemek.
* Amy
Bu arada serinin son kitabına Konuşan Kitaplar olarak tur yapıyoruz , takip edip Bütün seriyi kazanabilirsiniz.
a Rafflecopter giveaway
OLİMPOS YAYINLARI
Çeviren : Ayça Sağlam
Mayıs 2012
424 Sayfa
4 Haziran 2014 Çarşamba
Okudum Bitti - 63 : Evrenin Ötesi || Beth Revis || Evrenin Ötesi#1
1 Haziran ' da açık havada kitap okuma etkinliği olduğunu görüp , bitmek üzere olan kitabımı ( ve her ihtimale karşı sıradakini de ) alarak yeşilliklere daldım , yağmur izin verseydi , deniz manzarası olurdu ama olmadı :) Keyifle , hemencecik okudum bitti , aslında ilk başladığımda eyvah yavaş ilerler diye düşündüm ama öyle olmadı , ilerledikçe güzelleşti , göz yormayan sayfa düzeni , iri puntoları da cabası oldu. İkinci kitaba başladım , bitebilir her an :) Bakalım meraktayım.
Kitaba dönecek olursak , bir grup bilim insanı dünyanın yaşanabilirliği azaldığı için olası bir yeni dünya arayışına girip Centauri-Dünya adını verdikleri yeni bir gezegende gelecek inşa etmek üzere Godspeed adını verdikleri bir gemiyle bazı bilim insanlarını dondurarak uzun bir yolculuğa başlarlar. 300 yıl kadar sürmesi öngörülen bir yolculuk.
Amy de anne ve babasıyla dondurulan yolculardan. Annesi genetik uzmanı , babası da savaş konusunda uzman. Yeni dünya için önemliler ama Amy öyle değil. O ailesiyle olmak için dondurulmayı göze alır. Birçok film de gördüğümüz dondurulma , kitapta daha bir gerçekçi anlatılmış , o anı yaşamış kadar hissettirdi. 300 yılı tamamlamadan , daha 50 yıl geçince Amy gizemli biri tarafından uyandırılır , daha doğrusu fişi çekilir. Ölümle sonuçlanabilecek bu durum son olmaz ve uzay gemisinde bir cinayet sırrı çözmeye çalışmamıza sebep olur. Amy 'i doktor ve Çırak kurtarırlar. Çırak , Godspeed 'in lideri Bilge 'nin varisidir. Gemide tek görünüşte insan vardır , herkesin aynı renk , aynı ırk olmasının önemli olduğunu düşünürler. Bilge bu yüzden kitapta anılmadan da bana Hitler 'i çağrıştırdı.
Katili tahmin etmek zor değildi , bu açıdan benim için sürprizli bir kitap olmadı ama önemli olan o değil zaten , keyifli basit anlatımlı , kolay okunan , kafa yormayan bir kitaptı . Yazar , Amy ve Çırak 'ın anlatımıyla sunmuş kitabımızı. Her ikisinin de hissettiklerini , yaşadıklarını çok güzel yansıtmış. Godspeed de hapsonulmuşluk hissine kapılmama ramak kalmıştı :)
... Babam , anneme yaklaşmamı sağlamak için kolumdan çekmek zorunda kaldı. Bu... Bu annemle ilgili hatırlamak istediğim son anı değildi. Gözlerinde sarı tabakalar oluşmuştu, boğazı tellerle bağlanmış tüplerle doluydu ve damarlarında yumuşak gök mavisi renginde bir parıldama vardı. Babam , annemi öptüğünde sanki cam tabutunu içinde yatan Pamuk Prenses 'i öper gibiydi ama bu Pamuk Prenses uyanmadı sadece tüplerin arasından azıcık gülümseyebildi.
... Sanki ortadan ikiye ayrılıyor gibi hissediyorum.
Bir zamanlar buzdum.
Şimdiyse acının ta kendisiyim.
*Amy
... Göz kapaklarımın ardında kırık ışık parçaları görüyordum. Bu devasa lamba, nasıl güneşle kıyaslanabilirdi?
Burada her şey yanlış. Bozuk. Kırık.
Tıpkı ışık gibi.
Tıpkı benim gibi.
Gökyüzünün ne kadar önemli olduğunu onu kaybedene dek hiç düşünmemiştim.
* Amy
... Bir daha asla aynı olmayacaktım.
Yıldızları görmüştüm.
Gerçek yıldızları.
* Çırak
OLİMPOS YAYINLARI
Çeviri : Ayça Sağlam
Şubat 2011
408 Sayfa
Satın Almak İçin : Kitap Sihirbazı
30 Aralık 2013 Pazartesi
Okudum Bitti - 122 : Manastır - Chris Culver
Alıntılarımdan sonra şimdi de sıra geldi yorumuma ;)
Bu sene ilk defa okuduğum yazarlar yılı oldu benim için , yeni bir yazar yeni bir heyecan sloganıyla hareket ettim diyebilirim , seviyorum farklı tatlarla tanışmayı. Manastır 'da Chris Culver 'in kaleme aldığı bir polisiye serisinin ilk kitabı. Kitabı farklı kılan Ashraf Rashid 'in yani kısaca Ash 'in müslüman olması , sık sık namaz kılması , diniyle ilgili yorum yapması garip geldi , hatta sabah namazı saatleri epey esnek :) Neyse , Ash 34 yaşında , başsavcılığa bağlı çalışan bir dedektif çavuş , aynı zamanda da hukuk öğrencisi , evlilik yıl dönümünde yeğeni Rachel 'in ölüm davasıyla karşı karşıya kalır.
Olayı incelemeye başladığı zaman , Rachel 'in sevgilisinin ,kendisine ifade verdikten sonra, kendini kazığa saplayarak intihar ettiğini ve Rachel 'in ölümünden sorumlu olduğuna dair bir not bıraktığını öğrenir. Olayın üzerine gittikçe , ölümler ve tehditler artar. İşin içine rus mafyası bile karışır. Çok akıcı olmayan bir polisiyeydi , cinayetler epey yüzeysel işlenmiş .
... Tesadüfler olurdu ama hiç kimse aynı okuldan dört çocuğun ölmesinin tesadüf olduğunu düşünecek kadar kalın kafalı değildi. Bir şeyler oluyor ve oyun değişiyordu.
OLİMPOS YAYINLARI
KASIM 2013
ÇEVİREN :MERYEM KARADAĞ
SAYFA SAYISI : 421
KİTAP SİHİRBAZI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








