24 Ocak 2020 Cuma

Okudum Bitti : Barut Kokulu Çiçekler || Orhan Bahtiyar




            Kitap seven herkese yeniden merhaba. Çok çalışkanım. Birikmişleri bitirip yenilere başlayacağım yakında inşallah. :)
  
            Orhan Bahtiyar'ın son kitabı Barut Kokulu Çiçekler'i de çıktıktan kısa bir süre sonra okudum. 2019'un sonunda okuduğum güzel kitaplardan biriydi. Yazarın okuduğum bütün kitaplarını çok sevdim. Umarım bol bol yazar biz de okuruz. Okuduğum diğer kitapları:

Gece Tayyarede Açıkta hakkındaki yazım  burada ,

İdeon Tanrıların Yolu hakkındaki yazım burada  ,

Ateş Kırmızısı hakkındaki yazım burada .


       1940'lı yıllarda Yunanistan İtalya saldırısı ile karşı karşıya. Daha önce düşmanımız olan Yunanistan'a Hitler'in gölgesindeki bu mücadelesinde her türlü yardımı yaptığımızı okurken garip bir gurur hissettim. Tarihi gerçeklere dayanan kurguları okumak daha bir doyurucu oluyor. Savaşın kötü yüzünü kalbinizin derinlerinde hissedeceğiniz kitaplardan biri olmuş.

      Kahramanımız Binbaşı Çekuras arasının kötü olduğu Generel Karagunis tarafından garip bir şekilde sadece Türk askerlerden oluşan bir alayın başına albay olarak atanır. Ailesini de kurtarmak için uğraşan Albay Çekuras'ın silah arkadaşlarını da çok sevdim. Özellikle Tatar Kasım karakteri favorim oldu. Çekuras ve askerlerinin mücadelesi devam ederken Türkiye'de de savaş mağduru çocukları kurtarmak için görüşmeler devam eder. Her bölümü merakla okunan çok güzel bir kitaptı. Arka kısımda kaynakça da verilmiş. Orhan Bey özenli bir çalışma sonucu hüzünlü de olsa severek okunan bir dönem kitabı çıkarmış ortaya. 

Bu arada kitaptan öğrendiğim şeylerden biri de şu oldu:

''Dünyanın bilinen ilk bilimkurgu romanı Anadolu'da Samsatlı Lucianus tarafından yazılan 'Gerçek Bir Hikaye'. ''






''Herkes birilerini özlüyor, birilerinin hasretiyle yanıyordu.''


''Tecrübe en iyi öğrenme yöntemiydi.''


''Açlık vardı sefalet de... Ama okumaya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar böyle zamanlardı. Karanlığın aydınlık üzerindeki hükmünü yıkmak, prangaları kopartmak için en az yemek, içmek kadar önemliydi okumak. Aydınlanmanın ışığını böyle zamanlarda karanlığa taşımak gerekiyordu. Çünkü aydınlanma umuttu ve umut, içinde bulundukları zaman diliminde ekmekten çok daha kıymetliydi.''


''Savaş, beraberinde sadece açlık, ölüm ve sefaleti getirmemiş, insanlığı yücelten tüm duyguları, getirdiklerini bıraktıktan sonra yanında götürmüştü.''



AYA KİTAP

1. Baskı Ekim 2019
304 Sayfa