POTKAL KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
POTKAL KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2017 Salı

Okudum Bitti- 113: Kuş Kanadında Gökkuşağı || Serap Karaman





                 Kitap seven herkese yeniden merhaba. Gecenin ikinci kitabı güzel bir öykü kitabı. Arka kapağı okuyunca, hatta kapağı görünce hemen okumalıyım demiştim. Severek okudum.

             On bir tane öykü bulunuyor kitapta:

Vazgeçtim
Metropol Kadınının Acı Günü
Şoförün Fendi
Tan Yeri Ağarmadan
Hoşçakal Kırşehir
Kırmızı Hırkalı Kız
Sultan Bacı
Bir Bozkır Yangını
Özlenen Ölüm
Ev Kadınlarının Çeyiz Merakı
Bir Kitap Kurdunun Düşleri

      Şuraya arka kapak yazısını da ekleyeyim ki canınız çeksin. :)


   Hayatın içinden, hayata karışan öyküler toplamı Kuş Kanadında Gökkuşağı. Serap Karaman, ilk kitabında detaylarla dolu kederli bir dünyaya sürüklüyor öykü okurunu. Kesişen ve birbirinden ayrılan insanları, yolları, düşünceleri ve yazgıları anlatıyor yazar. Vazgeçmek aslında özgürlüğünüzü ilan etmektir, diyor. Vazgeçmek insanı hafifletir. Benliği hırsların, tutkuların, olur olmaz arzuların tuzağından kurtarır. Felsefe tarihinde pek çok filozof benzer biçimde düşünmüştür... Bu kitap bir vazgeçiş serüveninden doğdu. 




 ''İçimde sayıklayan kadın sustu sonra. Şiir söylemedi, dinlemedi makamları, resim yapmadı, sevmedi bir daha.
     Sonsuz bir sessizlik ve dinginlik kapladı içimi, vazgeçtim sonra.''

*Vazgeçtim



''... Mikroskopla bizi ilk buluşturan fen öğretmenim, arkadaşlarım, duygularımı hiç açamadığım çocukluk aşklarım...
    Hiçbiri artık orada olmayacaktı, yerine başka bir şehir görecekti Filiz.
    İşte bu yüzden cesaret edemedi, yine gidemedi doğduğu yere...
   Nazım geldi aklına: 'Memleket mi, yıldızlar mı?' yoksa çocukluğu mu daha uzaktı, bilmiyordu.''

*Hoşçakal Kırşehir




POTKAL KİTAP

1. Baskı Şubat 2016
96 Sayfa

17 Ocak 2016 Pazar

Okudum Bitti-11 : Kafesteki Kalp || Kezban Şahin Taysun






         Herkese mutlu , umutlu günler. Bugünün kitabı  daha önce hikayelerini okuyup, çok beğendiğim yazar Kezban Şahin Taysun 'un romanı Kafesteki Kalp.  



  Aynadaki Göz kitabı hakkındaki yazım burada .


   
   Kadınlara bu denli önem verip, hem öykülerinde hem  romanında bunu yansıtan yazara hepimiz adına kocaman teşekkür ediyorum. 


    Romanı da en az hikayeleri kadar etkileyiciydi. Aslında bu kitap salt romandan da öteydi bence. Kendimizden, çevremizden mutlaka bir şeyler bulacağımız, duygu dolu, anlam yüklü, zorluklarla örülmüş, hem umutlu hem de umutsuzluğun en dibinde olan bir kitaptı benim için. Ufak tebessümlerle , sık sık da dolu dolu gözlerle okudum.  


   Gülşen'in hikayesini okurken arka plandaki karakterlerin de katkısıyla farklı sorunlarla boğuşan Türk kadını okudum aslında. Gülşen 'in dününe, bugüne dönüşümlü tanık olurken, o kadar merak ettim ki yarınları için ne kadar vereceğini, elimden bırakamadım. Güzeldi, hatta çok güzeldi.







... Düşe kalka öğrenilen yaşam küçük ipuçları ile nasıl anlatılırdı ki bir başkasına? Bir yüz ve bir fotoğraf bu kadar özetleyebilir miydi durumumu?




... Üzüntüden annesinin sütü kesilmişti. Ayşen'e hazır mama vermek zorunda kalınmıştı. Bazen yanlışların bedelini masumlar öderdi.



...Görünen ve görünmeyen yanlarıyla birkaç fotoğraftan oluşan canlı değil miydi insan denilen yaratık?



... Bir mutluluk katliamı yaşanmaktaydı.



...İnsanlar ancak sevdiği şeye özen gösterirlerdi. Özen, sevginin bir ürünü olmalıydı.



... - Vakumlu karanlık delik gibidir cahillik.




...Başkaları için ''ayıp olmasın diye'' yaptıklarımız, yaşamımıza her zaman mutluluk olarak mı dönüyordu? Büyük olasılıkla o anlarımız başka doğruların gölgesinde yitiriliyordu. Asıl ayıp, vicdanı yok sayan doğruların, mantık süzgecinden geçirilmeden olduğu gibi kabul edilmesi değil miydi?  Böyle davranarak insan, bir gün hayatını torunlarına '' Ahhh keşke'' ile başlayan tümcelerle anlatan asık suratlı bir ihtiyara dönüşmez miydi?




... Uzaktan bakıldığında başkasına uğrayan fakat kendimize uğrayacağını düşünmekte zorlandığımız bir gerçekti ölüm. Haberli bir görüşme şeklinde ya da ansızın geliyordu. Nasıl gelmeliydi peki? Kimse ikisini de istemezdi. 




            Tadımlık alıntılarım da bu kadardı.Tüm 'Kafesteki Kalp'lerin özgürlüğe kavuşacağı, kadın olmanın zorluklarının değil de güzelliklerinin hissedileceği,yaşanacağı günleri görmek umuduyla, mutlu günler dilerim.






                                           POTKAL KİTAP
                                           
                                               Nisan 2013
                                                  224 Sayfa






26 Temmuz 2014 Cumartesi

Okudum Bitti -94 : Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı || Melda Uytun







                                              Tembelliğim devam ediyor , üstelik iki gündür çok az okuyorum :( Umarım en kısa zamanda eski performansıma kavuşurum. Melda Uytun 'un bu güzel kitabını da bitireli birkaç gün oldu. Şöyle bir bakınca kapağa , severim sanırım dedim , arka kapağı okuyunca kesin severim dedim ve umduğumdan da çok severek okudum , bitti. Hatta ne çabuk bitti , keşke biraz daha uzun olsaydı dedim. 



                                              Ireth , yazma sevdalısı bir üniversite öğrencisiyken , bir hocasının azarlaması , yazdıklarını beğenmemesi sonucunda bu hayalini rafa kaldırıp , hiç de hayaline uymayan bir hayat yaşamaktadır ve mutsuz olduğu bir yerde , çok da hoşlanmadığı insanlarla çalışıp , ömür tüketmektedir. Yaptığı en keyifli şey ise bol bol hayal kurmaktır ama bir gün gelir ki hayallerinden de mahrum kalır. Uykusuz ve hayalsiz geçen beş günden sonra gözlerini yumar ve çok farklı bir yerde uyanır. Buradan sonra kendisi gibi hayalcilerle kurtarması gereken bir dünya vardır. 


                                            Büyücüler , konuşan kuzgunlar, uçan yılanlar, çeşitli düşmanlar ve hatta Anka Kuşu bile var. Zaten kısacık bir kitap daha çok anlatmayayım , okuyun , seveceksiniz. Melda Uytun 'dan daha çok kitap bekliyorum. 




                                         Ben bu kitabı okurken aklıma hep Shakespeare 'in şu sözlerini anıp durdum :

''Rüyaların yapıldığı maddeden yapılmayız biz ve uykuyla çevrilidir küçücük hayatımız.''

    Bu arada kapak oldukça hoş olmasına rağmen , keşke kuzgunlu bir şeyler olsaydı. Gözlerim bir kuzgun aradı :)





... İnsanlar. Hayal güçleri daha çok küçükken törpülenmiş ya da tamamen yok edilmiş insanlar nasıl olup da huzurla yaşayabiliyordu, bunu anlamak güçtü.



...  Yağmur , kahve ve kitap birleştiğinde huzur kaçınılmaz oluyordu.



... Her şeyi mahveden de , güzelleştiren de müzikken onu hayatından çıkaramazdı insan. Mutlaka bir yerlerde bir melodi olmalıydı.



...Zaman makinesinin icat edilmesine gerek yoktu, insanlar bir şarkı süresi boyunca geçmişin herhangi bir anında yaşayabilirdi.




... '' Bu şarkıyı hatırlıyor musun? Ben lisedeyken çok dinlerdim. Şimdi birden aklım o yıllara gidiverdi, ne kadar acayip değil mi, üç dakikalık bir şarkının insana yapabildikler, yani ? ''' 




... Dünyadaki en tehlikeli şey , özgürce hayaller kurabilmekti çünkü hayallerini gerçekleştirmek için gereken gücü içinde bulan her insan  amacına ulaşmak için elinden geleni yapabilirdi  ve bu insanları tek bir kalıba sokmak isteyen  ya da farklılıkları aynılaştırmaya çalışanların işine gelmezdi.







                                                                     



                                                                             POTKAL KİTAP
                                                                      
                                                                              Eylül 2013
                                                                              144 Sayfa

                                                                Satın Almak İçin : Kitap Sihirbazı