VARLIK YAYINLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VARLIK YAYINLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Şubat 2018 Pazartesi
Okudum Bitti- 10: Size Yardım Edebilirim || Mehmet Karaca
Şiir seven herkese merhaba. Günün kitabı Mehmet Karaca 'nın şiirlerinden oluşan kitabı Size Yardım Edebilirim.
Her ay en az bir şiir kitabı okuma hedefim kapsamında Margaret Atwood Halka Oyunu'ndan sonra okudum. Önce evin şiirden anlayan uzmanı olarak annem test etti, onayladı. Çok, hatta çoook güzel güzel bulduğunu söyledi.
Mehmet Karaca 'nın şiirleri daha önce çeşitli dergilerde (Varlık, Şiiri Özlüyorum, Duvar, Yasak Meyve...) yayımlanmış. Odada Kuş Kapanı ile 2014 yılında Arkadaş Z. Özger Jüri Özel Ödülü'nü almış. Ayrıca Tuz Açlığı 2015 yılında Yaşar Nabi Ödülü'nü almış ve yine Varlık Yayınları'ndan çıkmış. İlk fırsatta biz de almak istiyoruz. Umarım Mehmet Bey de bol bol yazmaya devam eder. Unutmadan İnstagram sayfasında da çok güzel fotoğraflar eşliğinde okuduğu şahane kitapları da yorumluyor, alıntılar paylaşıyor, @karacakitapligi mutlaka göz atın.
Kitaba dönecek olursak amatör bir şiir okuru olarak ben de çok severek okudum. Altı çizilecek cümlelerle dolu, yalın ama derin anlamlı; mesajlar veren farklı şiirlerdi.
...
işte az da olsa içinizi ısıtmak isterdim
ama benim kahvelerim erken soğuyor.
bunların yerine balı ve çörekotunu öneriyorum anneanneme
'yaşamak artık benim neyime ki' diyor
yardımına koştuğum herkes
benden daha hızlı koşuyor.
*Yardımına Koştuğum Herkes şiirinden
...
arabam yok ama köşkler yapardım sana
günden uzak tutardım seni,
bir bomba patlamışsa civarda
müziği son ses açarım.
kan kokusu varsa parfüm sıkarım
gazete okutmam sana.
ben isterim ki ölüm haberlerini değil
silahların su sıktığına inan sadece
tamam çok çocukça, ama ben isterim ki
sen hep evin önünde oyna
sen hiç uzaklaşma.
saçlarına lavantalı krem sür
ipek gibi olsunlar koksunlar zaten onlar beni çağırırlar
türkiye'de yaşadığını anlarsan yani derde girerse başın
polis imdadın yerine simbad'ı ara
o sana daha çok yardımcı olacaktır.
*Evlen Çağrısına Yardım şiirinden.
...
sanki bana sormadan kanalımı değiştirdiler
nasıl kaldım ortada nasıl yalpaladım anlatamam
oysa sızmıştım şehir tiyatrolarına iki ucuz biletle
sevmeye başlamıştım sergilerde konuyu bildiğim sergilere
getirmeye.
duyularımı duyduğum yöne sermeye
çamaşır sermekten çaldığım taktikleri başka alana
enjekte etmeye yahut entegre. beni suistimal etme
diyen tiyatrocuyu taklit etmeyi ne çok sevmiştim
-hey, beni su istimal etme
taklit değil özenmiştim.
Romeo ve Julyet'i özlersem söz geri dönerim
tiyatro bitince plastik su şişeleriyle
beni de topladılar. korktum olanlardan ve onlardan
bu sabah korunaklı yerlere taşınma kararı aldım.
*Sığınaktan şiirinden.
VARLIK YAYINLARI
1. Baskı Ekim 2017
80 Sayfa
14 Eylül 2015 Pazartesi
Okudum Bitti -75 : Ev Sahibesi || Dostoyevski
Dostoyevski okumalarında epey geri kaldım ama sene bitmeden en az bir iki Dostoyevski kitabı daha okursam ne mutlu bana. Ev Sahibesi 'ni okuyalı epey uzun zaman oldu ama araya ufak rahatsızlıklar, sorunlar, taşınma, yerleşme girince bloga yazmayı unuttum.
Ev Sahibesi kısacık bir roman, novella diyelim. Çalışmak için kendini sosyal hayattan soyutlayan bilim düşkünü Ordinov'un yalnızlığını ,aşkını okuyoruz.
Katerina ile olan diyalogları ilginçti. Ama hep bir bilinmezlik, ucu açık bırakılmışlık hissi uyandırdı bende ve öyle de bitti. Dostoyevski 'nin karakteristik psikolojik çözümlemeleri vardı hatta Raskolnikov 'u hatırladım acaba bu bir göz kırpma mıydı? Ordinov'dan Raskolnikov 'a doğru.
... Özgürlük, akılsız yüreğe göre değildir.
... Hiçbir güç güzelliğe karşı koyamaz ; demirden bir kalp bile orta yerinden çatlayıverir!
... Geçmişte yaşananlar içilmiş içki gibidir! Mutluluğu geçmişte aramanın ne anlamı var? Kaftan eskimişse, çıkar at!
... Bilim, kullanmasını bilenler için bir kazanç kapısıdır; Ordinov'un bilim tutkusu ise kendine doğrulttuğu bir silahtı.
26 Kasım 2014 Çarşamba
Okudum Bitti - 142 : Bir Sirk Geçiyor || Patrick Modiano
Okuma Şenliği için Nobel ödüllü bir yazar okumak için düşünürken , son anda 2014 Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan Patrick Modiano 'ya torpil yaptım .
Oldukça ince ve eski bir baskı olan kitabı aldım ama ince olmasına rağmen hemencecik bitmedi. Belki içinde yer alan Fransızca yer adlarından vs. kaynaklanmış olabilir. Büyük bir kısmı birkaç gün içerisinde geçiyor kitap ama epey uzun bir süre gibi geldi bana.
Bir polis sorgusu sebebiyle tanışan genç bir erkek ve kızın , kızın etkisiyle bir entrikaya kapılıp gitmesinin kısa ama yoğun hikayesiydi. Karakterlerin isimleri ,kim oldukları önemli değil , o geçen sirke giden oldu mu muamma , zaten kimse sirklere gitmesin bence... Kitapta en sevdiğim şey sevimli köpekti. Yani kısaca kitap bir polisiye gibi ama kişiler de olaylar da ucu acık , boşlukta , her şey parça parça . Kısa ,dağınık , ağır ilerleyen ama dediğim gibi garip bir şekilde hareketli de olan bir kitap . Yazarın başka kitabını da okumam lazım.
... Hayatımda ilk kez, kendimden emindim. Çekingenliğim, kaygılarım, en ufak hareketlerim için o özür dileme, sık sık bana karşı çıkanlara hak verme alışkanlığım, bunların hepsi ölü bir deri gibi üzerimden sıyrılıp kaybolmuştu. Şu düşlerden birindeydim; hani şimdiki zamana ait tehlike ve sıkıntılarla karşılaşır, ama geleceği şimdiden bildiğiniz ve kendinizi yenilmez hissettiğiniz için her seferinde onları atlatırsınız.
VARLIK YAYINLARI
Çeviren : Filiz Nayır Deniztekin
1993
128 Sayfa
29 Kasım 2012 Perşembe
Okudum Bitti :108 - İnsancıklar - Dostoyevski
Yine okuma hızımın taban yaptığı günlerdeyim, biraz yorgun biraz yoğunum, İnsancıklar'ı yeni bitirebildim , şimdiye kadar okumamıştım, Dostoyevski'nin ilk eseri.
Benim okuduğum Varlık Yayınları'nın Eylül 1969 basımı ve bu kadar eski olmasına rağmen sayfalarını mektup/ zarf açacağıyla ben açtım, değişik bir duygu oldu benim için.
Okuması kolay,zevkli bir kitaptı.Makar Devuşkin ve Varvara Alekseyevna-Dobroselova-
arasında olan mektuplardan oluşuyor,yani aslında pek bir olay yok ,daha çok durum. İki insanın yaşadığı zorluklardan hareketle dönemin Rusya'sına kısmen ayna tutuyor denilebilir.Kitabın ismi içeriğine çok uygun.
Yalnız okurken beni fazlasıyla sinir eden bir nokta oldu ; erkek kahramanımız (Devuşkin) her mektubunda en az bir kere ' Anacığım' la başlayan ya da biten cümleler kullanıyor. Büyük ihtimalle çeviridendir.Anacığım ne ya , Yavrum bile dese daha iyi. Bu kelime yüzünden okurken sürekli, en sevdiğim çizgi film karakterlerinden olan Kaptan Mağara adamının berbat seslendirmesi geldi aklıma , 'Kaptan mağara adamı geliyooooor anacığım' şeklinde.Yeri gelmişken Nihal Yalaza Taluy çevirisi.5.Baskı
Arka kapak tanıtımına da bakalım ;
Dostoyevski'nin ilk romanı olan İnsancıklar, zamanın ünlü eleştirmeni Bielinski'yi hayran etmesine rağmen uzun zaman Rusya'da bile dikkati çekmeden kalmış , değeri ancak sürgünden dönüşünden sonra meydana çıkarak dünyanın her yerinde milyonlara okura gözyaşları döktürmüştür.
Dostoyevski başlıca teması acımak olan büyük eserinin temelini bu küçük romanla atmış ve insanları sevme ve onlara acıma duygusuna son romanına kadar sadık kalmıştır.
Herkese keyifli okumalar.
16 Ocak 2011 Pazar
Çağımızın Bir Kahramanı || Lermontov
Çağımızın Bir Kahramanı, psikolojik yönü ağır basan bir serüven romanıdır: Şaşırtıcı bir çekicilikte, aşk ve ölümün, umut ve hayal kırıklığının yer aldığı olaylar, Kafkasya'nın kendine özgü tutkulu ve gizemli havası içinde geçer.
Güçlü bir el tarafından işlenerek bir röliyef gibi ortaya çıkarılan eserin başkişisi Peçorin bu olayların bazen kahramanı bazen de anlatıcısıdır. Onunla ilgili olarak yazarın kendisi şöyle diyor: "Okuyucular Peçorin'in kişiliği hakkında benim görüşümü öğrenmek isteyebilir. Söyleyeyim: Kitabın adı." Kendisiyle aynı dönemde yaşayan Puşkin'in en başarılı eserleriyle eşdeğerde tutulan Çağımızın Bir Kahramanı, Rus edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor....
Tanıtım metninde böyle denilse de kitap için ben beğenmedim. İçinde Çerkezler için birçok yerde hırsız , Çeçenler için de kavgacı dövüşçü hatta dinsiz deniliyor. Kızdım yani :) Ondan beğenmedim. :)))
Peçorin adındaki bir adamın hikâyesini okuyoruz, kısaca Peçorin adındaki sevimsizin psikolojik portresi . Bir anti -kahraman. Kendine bağladığı kadınları terk edip insanı sinir eden bir tip. Romandaki kadın karakterler sayesinde Peçorin 'in psikolojik durumunu, kişiliğini anlıyoruz. Kadın karakterlerin farklı sosyal statülerden olmalarına rağmen kadın olmanın ortak paydasında oldukları da gözümden kaçmadı :) .
... Bütün dünyayı sevmeye hazırdım, beni kimse anlamadı: Ben de nefreti öğrendim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



