EDITH WHARTON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EDITH WHARTON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mart 2018 Cumartesi
Okudum Bitti- 41: Mihenk Taşı || Edith Wharton
Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Edith Wharton'dan Mihenk Taşı. Kitap epeydir okunmayı bekliyordu tamamen plansız olarak okudum. Rafta görünce aldım elime okudum bitirdim.
Yazarın daha önce iki kitabını okumuştum:
Masumiyet Çağı hakkındaki yazım için tık tık ,
İki Kız Kardeş hakkındaki yazım için tık tık.
Pulitzer Ödülü'nü kazanan ilk kadın yazar olan Edith Wharton 'un diğer kitaplarını da okumalıyım mutlaka.
Meşhur bir yazar olan Bayan Aubyn tarafından Glennard 'a yazılmış aşk mektupları esas kahraman. Ama kitap boyunca, şimdi örnek bir mektup göreceğim diye beklesem de mektupları okuyamadım. Bayan Aubyn'in ölümünden sonra onlardan para kazanmayı düşünen Glennard'a kızıp kızmama arasında gidip geldim. Çünkü o parayla Alexa ile mutlu, rahat bir geleceğe kavuşabilecek. Şimdi dürüst olalım, fırsatlar elimizde değilken doğru olanı yapacağımızı düşünmek kolay ne de olsa...
Geçmişin üzerinden geleceğini kurmaya çalışan Glennard'ın vicdani hesaplaşmasını okurken bazı insanların ne kadar güzel sevebildiklerine şahit oldum. Çok sevmek, korkusuzca sevmek de iyi bazen ama güzel sevelim. Eh bir zahmet de sevilelim mümkünse. :)
''Açgözlü gençliğin bütün armağan ve lütufları aldırış etmeden tükettiği o bencil yaşlardaydı.''
''Aslında hepimiz zaman için birer eğlence konusuyuz... ''
''Bugünlerde edebiyat buhardan daha hızlı yol alıyor. En kötüsü de hiçbirimiz okumayı bırakamıyoruz; ahlaksızlık kadar sinsi ve iyi anlak kadar bezdirici.''
''Hayatında kitap açmamış insanlar kitapları eleştirel açıklamalarla tartışıyorlardı. Edebiyatın sadece maske olarak kullanıldığı topluluklarda onları okumak sosyal bir görev haline gelmişti.''
''Aşk, öz saygının en zapt edilmez sığınağıdır ve çıplaklığımıza dikilmiş gözlerden nefret ederiz...''
'' 'Hani derler ya,' diye başladı tedirgin bir şekilde, 'İlk Hristiyanlar, putperestlerin tapınaklarını yıkmak yerine onları arındırıp kendileri için kullanırlarmış. İnsanın bunu kendi davranışları için de yapabileceğini düşünmüşümdür her zaman. Nefret ettiği ama değiştiremeyeceği davranışları... Demek istediğim insanın yaptığı bir yanlış diğerini izleyebilir ya da diğer yanlışlara geçit vermez bir duvar örebilir.' Sesi titremeye başladı. 'Putlara yaptığımız tapınakları her zaman yok edemeyiz ama içine iyi ruhlar koyabiliriz; merhamet, utanma, anlayış gibi... Onlara bu kadar ihtiyacımız olmasaydı, hiç sahip olmayabilirdik.''
ALTIN BİLEK YAYINLARI
Çeviren: Özlem Sığırtmaç
İkinci Basım Nisan 2014
108 Sayfa
21 Haziran 2014 Cumartesi
Okudum Bitti - 72 : İki Kız Kardeş || Edith Wharton

Edith Wharton ile oldukça geç olan tanışmam Masumiyet Çağı ile oldu. Okunmayı bekleyen kitapları da var , Jane Austen gibi ara ara belirli dozlarda okuyabilirim , gerçi pek kıyaslanabilirler mi emin değilim , en azından Wharton 'un daha kasvet verici olduğu söyleyebilirim , daha depresif geliyor ama psikolojik tahlilleri etkileyici.
Adından da belli olduğu üzere iki kız kardeşin hikayesi. New York 'da fakir bir muhitte , küçük bir dükkan işletip , geçimlerini zor sağlayan Bunner kardeşlerin sakin hayatları , abla Ann Eliza 'nın kardeşi Evelina 'ya doğum günü hediyesi bir saat almasıyla değişmeye başlar. Saat aldığı dükkanı çalıştıran Bay Ramy ile aralarında masumane görünen bir arkadaşlık başlar. Kardeşler bu yakınlığın etkisiyle Bay Ramy 'den hoşlanmaya başlarlar.
Bunny kardeşlerden biri diğerine olan sevgisi yüzünden fedakarlık yapıp , aradan çekilir. Sevgi uğruna aşktan vazgeçer , olaylar çok hızlı bir şekilde ilerler ve Bay Ramy kısa bir sürede evlenme teklif eder. Bu evlilik bir çok acıyı da beraberinde getirir. Oldukça trajik bir sonla biten kitap dönemin yaşayışına yalın bir bakış sunuyor. Karakterler ise çok gerçekçi.
... Keder meşalesini Ann Eliza 'nın narin dokusuna tuttu ve o duygularını bastırıp hayallerinin kül oluşunu seyretti; ardından feragat etmiş olmanın verdiği hazla ayağa kalkıp uyumakta olan Evelina 'nın saç kıvırma tokalarına bir öpücük kondurdu ve yatağa girip yanına kıvrıldı.
... Uzun yıllardır küçük , kadınsı şüpheler ve sıkıntılarla dolu olan bu ortamda bir erkeğin olması hem güç verici hem de sakinleştirici bir etki yaratmıştı...
... Etrafını saran bu yeni sessizlikte duvarlar ve eşyalar ses bulup geceleri tuhaf iç çekişler ve sinsi fısıltılarla onu korkutuyorlardı. Görünmez eller pencerelerdeki panjurları sallıyor ya da dış kapının mandalını tıngırdatıyordu.
ALTIN BİLEK YAYINLARI
Çeviren : Ruhiye Erulaş
1. Baskı Mayıs 2014
124 Sayfa
Satın Almak İçin : Kitap Sihirbazı
9 Nisan 2014 Çarşamba
Okudum Bitti - 39 : Masumiyet Çağı || Edith Wharton
Kitaplardan uyarlama olan filmleri , önce kitaplarını okumadan izlemiyorum. Masumiyet Çağı ' nı da izlemediğime hiç pişman olmadım. Kitaptaki büyüyü film yüzünden kaçırsaydım çok üzülürdüm. Şimdi filmi huzur içinde izleyebilirim. Kitabı Okuma Şenliği ödüllü kitap kategorisi için seçtim. 1921 Pulitzer Ödülü.
1800 ' lü yıllar New York 'unda bir aşk üçgeni içine düşüyoruz. Bir yandan New York sosyetesinin sert kurallarına tanık olurken , bir yandan da bu üçgende ne gibi değişim olacak diye merakla okudum. Ağır tempolu ama duygu karmaşası yüklü bir kitaptı.
Newland Archer , ailesinin sözünden çıkmayan , kurallara sadık May Wallend ' i nişanlarının duyurulmasından sonra hemen evlenmeye ikna etme çalışması içerisindeyken eşini bırakıp Avrupa 'dan dönen May 'in kuzeni Ellen 'in cazibesiyle biraz rotasını şaşırır. Kontes Olenska 'nın boşanma isteği çevrede pek hoş karşılanmaz , dışlanmasına , yadırganmasına sebep olur. Onu -evlenerek aileye dahil olacağı için - boşanma fikrinden vazgeçirme işi Archer 'a düşer. Bu girişim ikisi için de ilerde yaşanacaklara farklı yön verir.
Archer 'ın arasında kaldığı iki bayanın kuzen olması , kendine bile yeterince dürüst olamaması , Ellen 'ın da Archer 'ın da cesaret eksikliklerine sinir oldum. Dönemin toplumsal yapısına ,sosyal yaşantıya oldukça yer verilmiş. Kuşaklar arası farklılıklar ve değişimler de bitmeye yakın gözler önüne serilmiş.
... '' Güzellik '' , New Yorklular 'ın gözünde, her başarının doğruluğunu kanıtlayan ve aynı zamanda bazı kusurların örtülmesini sağlayan bir Tanrı vergisiydi.
... Eğitilmemiş insan doğası, içten ve masum değildi. Onun yerine içgüdüsel bir hilekarlığın dönemeçleri ve savunmaları ile doluydu.
... Birbirlerine değil de , caddeden geçen insanlara bakarak sessizce oturdular. Nihayet Ellen gözlerini tekrar Archer ' a doğru çevirdi ve, '' Değişmişsin,'' dedi.
Archer , ''Değişmiştim, ta ki seni görene kadar,'' demek istedi; ama onun yerine aniden ayağa kalkıp etrafındaki düzensiz ve sıcak parka baktı.
... Şimdi gözleri , girdabın eşiğinde olan ele çevrilmişti ; ama Ellen ' ın daha da yakınına gelmek için çaba sarf etmiyordu. Aşkın dokunuşlarla beslendiğini biliyordu ; ama kemiklerinde bile daha yakın olan bu tutku , dokunmayı gerektirmiyordu. Korktuğu tek şey , Ellen'ın sesini ve yüz ifadesini silecek bir şey yapmaktı.
... Şimdi geçmişini gözden geçirdiğinde kendinden ne çok taviz verdiğini görüyordu, Yapılması gereken en zor görev , insanın kendine uymayan bir görevi yerine getirmeye çalışmasıydı.
ALTIN BİLEK YAYINLARI
Çeviren : Gizem Genç
3. Baskı Mart 2014
359 Sayfa
Satın Almak İçin : Kitap Sihirbazı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


