HONORE DE BALZAC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HONORE DE BALZAC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2015 Cumartesi

Okudum Bitti - 106: Goriot Baba || Balzac





                           Goriot Baba ; Balzac 'ın İnsanlık Komedyası serisinin ilk eseri. Buldukça okunma sorasına göre okumayı planlıyorum. İyi ama üzücü bir okuma oldu benim için.



                       Kitapta eskiden ekmek,makarna fabrikası olan ve tüm servetini kızları için harcayan, fedakar baba Goriot 'un hikayesini okuyoruz. Dünyadaki en büyük arzusu kızlarının mutluluğu olan Goriot Baba, damatları tarafından istenmez, dışlanır. Madam Vaquer 'in pansiyonunda yaşamaya başlar.  


                       Aynı pansiyonda kalan Rastignac hukuk okumak için Paris 'e gelmiştir ve eğitimin haricinde sosyal hayatta var olabilmek için, asillerin arasına karışmak ister. Bulduğu bir fırsat sayesinde katıldığı toplantılardan Goriot Baba 'ya haberler taşır. 


                     Goriot Baba pansiyona ilk taşındığında daha iyi bir odada kalır , daha çok para harcar , sevimsiz Madam Vaquer para kokusu aldığı için epey ilgilenir onunla ama zamanla kızların masrafları, borçları yüzünden parası tükenmeye başlayan Goriot Baba daha az para harcamaya başlayınca gözden düşer. Pansiyonda kalan diğer sevimsizlerden bazıları da nahoş davranırlar. Baştan sonra Goriot Baba 'ya üzülerek okudum. Baba sevgisi , iyi baba kavramları da bana epey yabancı olduğundan, o gıcık kızlarını kıskandım neredeyse. 







... '' Ahlak ve kanunlar zenginler karşısında acizdi. Para her şeye hakimdi.'' 
İşte apaçık dünyanın anlamı buydu.





... Evlenmek ister misiniz? Bu boynunuza bir taş asmaktır. Hem eğer para için evlenirseniz şeref hisleriniz, asaletiniz ne olur?






MORPA KÜLTÜR YAYINLARI

Çeviren: M. Emre Karaörs
1992
268 Sayfa







21 Eylül 2014 Pazar

Okudum Bitti -118 : Tılsımlı Deri || Honore De Balzac









                                                  Okuma Şenliği sona erdi , şimdi biriken kitapları yorumlayıp , puan durumuma bakacağım , Tılsımlı Deri bu şenliğin en zor okunan kitabıydı , geniş tasvirlerin bunda etkisi çok olsa da severek okudum . 


                                                   Hayat Neşriyat tarafından basılan Altın Kalemler serisine ait bir kitap. 1968 basımı. Sararmış , solmuş ve harika kokuyor. Vahdet Gültekin tarafından çevrilmiş ve en sevdiğim kısımlardan biri sayfa altlarındaki açıklayıcı notlar. Örneğin ; Greve : Kumsal anlamına gelen bu söz Paris'te  Seine kıyısında bir alana ad olarak verilmiştir. '' Grev '' sözü de buradan gelir, çünkü grev yapan işçiler burada toplanırlardı. Eskiden idam cezaları da orada yerine getirilirdi.

   

                                                 19. yüzyıl başlarında Paris 'te geçen birçok konuda hoş detaylar içeren bir kitap. Raphael son parasını da kumarda kaybedince intihar etmeye karar veren , mutsuz ,umutsuz bir genç. İntihar etmek için havanın kararmasını beklerken vakit geçirmek için girdiği antikacıdan , etkisine inanmasa da tılsımlı olduğu söylenen bir deri parçası alır.




                                  
                                         Özel bir yaban eşeği derisine işlenmiş bu tılsımda  , yukarıda görülen arapça yazılar yazıyor. Bu tılsımlı deri sahibinin tüm isteklerini yerine getirecek ama her istekten sonra biraz küçülerek i sonunda sahibinin ölümüne sebep olacaktır.  Raphael inanmaz ama ilk dileği gerçekleşince yavaş yavaş büyüsüne kapılır ve deri küçülmeye başladıkça garip bir ölüm korkusuna kapılır. Bir süre sonra en ufak bir hareketle , konuşmayla derinin küçüldüğünü düşünür ve kendini  hiçbir şey yapmamaya mahkum etmeye çalışır. Bu arada aşk hayatına bulanıktır. Pauline 'nin ısrarı üzerine aşkını itiraf etmek ister ama tılsımın korkusu o konuda da zorlar. Pauline ne kadar saf ve duruysa , Kontes Feodora  o kadar umursamaz ve menfidir. Raphael 'in zenginleştikçe değişen ruh durumu , ölüm korkusu çok güzel işlenmiş. Geçmişe dönük anıları , bilimsel veri gibi detaylar , yok yoktu. Hem felsefi , hem mantıksal , biraz da biyografisel tınılar içeren , yoğun bir kitaptı. 





...  Paris güzel bir kadın gibidir: Anlaşılmaz heveslere kapılır, bir güzel olur, bir çirkin.



... '' Bütün kadınlar erkeklerinde kendi benliklerini okşayacak şeyler bulmak isterler. Bizi severken de gene kendilerini seviyorlardır!... ''



... Dünya dillerinin hiçbiri, renklerle, mermerle, sözlerle, seslerle belirtilmiş hiçbir düşünce ruhtaki duygunun heyecanını , gerçeğini, bütünlüğünü, içtenliğini anlatamaz!



... Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe.









                                                                                              HAYAT NEŞRİYAT 
                                                                                                 ALTIN KALEM
                                                                                             KLASİK ROMANLAR
                                                                                            Çeviren : Vahdet Gültekin
                                                                                                               1968
                                                                                                            336 Sayfa