ZEPLİN KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZEPLİN KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2021 Pazartesi

Peter Schlemihl'in Tuhaf Öyküsü - Adelbert Von Chamisso

 




              Kitap seven herkese merhaba. Bugün doğum günü olanlara özellikle merhaba. En özel merhaba da doğum günü olan çok sevdiğim birine. Şimdi sen buraları pek okumuyorsundur, eee ben de zaten epeydir yazmıyordum. Okuyorsan kutlu olsun doğum günün. Her yerden yazdığım yetmedi buradan da yazdım. :) Neyse tamam millet ne oluyor demesin. Şifreli emoji ile konuya döneyim : aha dönüyorum. 




         Kitabı severek okudum. Sesli okudum zaten. Arada yapıyorum öyle çılgınlıklar.


        Altın kesesi karşılığında ruhunu satan bir adamın öyküsü. Adı üstünde 'tuhaf' öyküsü. Ama öyle sıradan bir kese değil altını hiç bitmiyor. İnsan bir düşünmüyor değil ne yapayım ben gölgemi kese benim olsun. Şu aralar çok işime de yarardı. Ama Peter pişman oluyor. Ben de olurum falan sonra kalsın. Gerçi ruhumu değil gölgemi istiyor ama yok yok kalsın.  Faust'u anımsadım doğal olarak. Ama Faust'u çok sevememiştim. Bu kitabı sevdim. İncecik de hemen okunuyor. Okuyun seversiniz.




''Zincirlere vurulmuş bir kişiye ne gibi bir yarar sağlayabilir ki bir çift kanat? Kişi yalnızca daha korkunç bir çaresizliğin içine düşer.''



ZEPLİN KİTAP

Çeviren: Etem Levent Bakaç

1. Basım Aralık 2014

88 Sayfa

2 Ekim 2018 Salı

Okudum Bitti- 119: Dorian Gray'in Portresi || Oscar Wilde





             Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Oscar Wilde' ın tek romanı olan Dorian Gray'in Portresi. 

   Daha önce Oscar Wilde 'in iki kitabını okudum.

Mutlu Prens hakkındaki yazım burada, 

Bütün Masallar, Bütün Öyküler hakkındaki yazım şurada. 

(Şimdi yazarken aklıma geldi, okuyacak masal düşünürken Oscar Wilde'ı unutmuşum, sevindim birden. Yakın zamanda tekrar okuyabilirim. )




            Tam bir zevk adamı olan Lord Henry, işinde iyi olan ressam arkadaşı Basil'in atölyesine yaptığı bir ziyaret sırasında gençliği ve güzelliği sayesinde sosyetenin gözdesi olmuş Dorian Gray  ile tanışır. Dorian'in büyüleyici güzelliği ikisini de derinden etkiler. Basil'in yaptığı tabloyu gören Dorian de kendine daha da hayran kalır ama yaşlanıp, çirkinleşme korkusu çöker içine. Ve hep tablodaki gibi kalabilmeyi diler. Sonra mı, eh zaten çok bile anlattım. :) 

            Okumak için çok geç kaldığım bir kitap olduğu için çeşitli sebeplerle konusunu, hatta sonunu biliyordum. Buna rağmen kitabın ilerleyişi, kendine has felsefesi yüzünden merakla okudum. Oscar Wilde'ın diğer kitaplarını okuduktan sonra, şöyle bir hayatıyla ilgili bakınırken bu kitap için şöyle dediğini okudum: “Basil Halward, ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda…” 
           Hayatına dair ufak tefek şeyler okuyup üstüne de bu cümleyi görünce kitap zaten çok merak edilenler listeme girmişti. Okudum, mutluyum. Filmi de güzeldi. Bir daha izleyebilirim. 



'' 'Benim sanatım artık o demek,' dedi ressam, ciddiyetle.''


'' 'Ne hazin!' diye mırıldandı Dorian Gray, gözlerini kendi portresinden ayırmadan. 'Ne hazin! Yaşlanıp çirkinleşecek, iğrenç biri olacağım. Ama bu resim hep genç kalacak. Şu haziran günündeki yaşından öteye hiç gitmeyecek... Keşke bunun aksi olsaydı! Hep genç kalan ben olsaydım da resim ihtiyarlasaydı! Bunun için... Bunun için neler vermezdim! Evet, dünyada bunun için vermeyeceğim hiçbir şey yok! Bunun için ruhumu bile satardım! ''




''Günümüzde insanlar nedense her şeyin fiyatını biliyorlar ama hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar.''


'' 'Hiç evlenme Dorian. Erkek yorgun düştüğü için evlenir, kadınsa merak ettiği için. Sonunda ikisi de hayal kırıklığına uğrarlar.''



''İnsan âşık olduğunda, işe hep kendisini aldatmakla başlar, başkalarını aldatmakla da sonlandırır.''



''Artık sevmekten vazgeçtiğimiz kişilerin duygularında bize her zaman gülünç gelen bir şey vardır.''


''Kadınlar çile çekmeye erkeklerden daha meyilliydiler. Duygularıyla beslenirler ve yalnızca duygularıyla düşünürlerdi...''


''Geçmişin tek cazip tarafı, geçmişte kalmış olmasıdır.''



''İnsan, ne çok şeye teslim olmuştu! Hem de küçük bir amaç uğruna! ''



'' 'Hepimizin içinde hem cennet hem de cehennem var...' ''



'' Ne var ki gençlik hiçbir neden yokken de gülümser. Bu, onun en çekici yanlarından biridir.''



''Hayat büyük bir hayal kırıklığı.''



''Sığ üzüntüler ve sığ aşklar uzun ömürlüdür. Büyük aşklar, büyük üzüntülerse kendi büyüklüklerinin kurbanı olurlar.''





ZEPLİN KİTAP

Çeviren: Berna Kabacaoğlu
1. Basım 2018
248 Sayfa





26 Eylül 2018 Çarşamba

Okudum Bitti- 118: Ulu Ağaç || Susanna Tamaro




           
                Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı uzun zaman önce 'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git' kitabını okuduğum Susanna Tamaro'dan tatlı bir kitap. 




       Adriano Gon'un tatlı çizimleriyle süslenmiş, arkadaşlık, dostluk, inanç, umut üzerine keyifli bir kitap olmuş. Arada ufak çaplı umutsuzluğa kapılmadım değil, acaba ne olacak diye merakla da okudum. Büyük, küçük her okurun okuyabileceği bir kitap olmuş.
     
         Minik bir tohumun toprağa tutunup, kocaman bir köknar olana kadar geçen sürede yaşadıklarını, tüm orman sakinlerinin de muhabbetleriyle süslenmiş bir şekilde okumak çok güzeldi.



 Üstelik ben sesli okudum. :) Minik sincap Krik 'in yuvası ve arkadaşı köknar ağacı için verdiği mücadeleyi mutlaka takdir edeceksiniz. Vatikan'a gidip Papa'ya da el sallayacaksınız. :)) Doğayı, bütün hayvanları sevelim lütfen. İnsanların da hak edenlerini sevelim. 





''Güzellikten kendini beğenmişliğe uzanan yol pek kısadır.''


''Kader bizim düşmanımız değildir; yalnızca gelişmemiz için bize fırsatlar sunar.''



ZEPLİN KİTAP

Çeviren: Eren Cendey
1. Basım 2018
152 Sayfa


15 Eylül 2018 Cumartesi

Okudum Bitti- 113: Walden || Henry David Thoreau





                       Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Walden. Yine ilk defa okuduğum bir yazar. Beni zorlayan bir okuma oldu. Durup düşünüp, tekrar okuduğum cümlelerle doluydu. 

                Henry David Thoreau 'nun Walden Gölü kıyısında modern hayattan, insanlardan uzak bir şekilde geçirdiği iki yılda edindiği deneyimlerini anlattığı; çeşitli başlıklarda fikirlerini belirttiği dolu dolu bir kitaptı. Bahsettiği gibi bir hayatı yaşamak ister miydim şimdi emin değilim. Ama insanlardan uzak, doğa  ile iç içe bir yaşam bana da çekici gelmiyor değil. Daha uygulanabilir, daha basit versiyonu denebilir belki. Hatta çok da isterdim ama öyle dağ tepede değil de korunaklı mini bir çiftlikte. Bir sürü engelli hayvanla beraber. Cennet gibi bir hayat olabilirdi. Ama şu noktada teknolojinin varlığı çok mühim bence. :) Adam postayı bile kendince haklı nedenlerle gereksiz görüyor. Ben hala heyecanla mektup okuyorum oysa ki... :) 

         Thoreau dayatılmış tüm alışkanlıklara kafa tutuyor. Bunları anlatırken siz de kendi yaptıklarınızı, yapabileceklerinizi, yapamadıklarınızı düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Tam anlamıyla ben bu kitabı çok iyi anladım demek için ilerde belki tekrar okuyabilirim. 




     ''İlkel aşamada her aile neredeyse en iyiler kadar iyi olan, sıradan ve basit ihtiyaçlarına yetecek bir barınağa sahiptir. Ancak gökyüzündeki kuşların yuvaları, tilkilerin delikleri ve ilkellerin de çadırları varken, modern ve uygar toplumda ailelerin yarısından fazlasının bir barınağının bulunmadığını söylerken haddimi aşmadığımı düşünüyorum.''


''İnsan doğada gelip geçicidir.''


''Neden bu kadar acele içinde yaşayıp hayatı zindan ediyoruz?''


''Klasikler insanın kaydedilmiş en soylu düşüncelerinden başka nedir ki?''


''Zamanın büyük çoğunluğunda yalnız olmanın sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Birileriyle beraber olmak, en iyileriyle bile olsa, kısa bir süre sonra yorucu ve tüketici bir hal alır. Yalnız olmayı seviyorum. Yalnızlıktan daha arkadaş canlısı bir arkadaş görmedim.''

(Bu ne kadar da Mehtap gibi bir bakış açısı )



'' Cennetten bahseden sizler, dünyayı utandırıyorsunuz!''



''Kusur arayanlar cennette bile kusur bulurlar.''





ZEPLİN KİTAP


Çeviren: Aykut Örküp

5. Baskı 2018
294 Sayfa


       


5 Eylül 2018 Çarşamba

Okudum Bitti- 109: Evcil Hayvanlar || Bragi Olafsson





            Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı son iki aydır okunup bloga yazılmayı bekleyenlere inat sıcağı sıcağına okuyup bitirdiğim Evcil Hayvanlar. Adı ve kapağı listemde öne almama sebep olmuştu. İzlanda Edebiyat Ödülü Finalisti'ymiş. Farklı ülke edebiyatlarından bir şeyler okumayı da seviyorum. 

              Kitabın arka kapak yazısını okuyunca, adı ve kapağın da etkisiyle bahsi geçen hayvanların aktif rol oynayacağını düşünmüştüm. Onlar da kendi aralarında konuşacaklar, hatta işi ilerletip insanlarla da iletişime geçecekler falan zannettim ama öyle olmadı. Bu beğenmediğim anlamına gelmesin. Severek okudum. Kedi Ratty, albino kobay faresi Moby, tavşan Dick ve on dokuz yaşındaki iguana Ahab kahramanımız Emil ve Havard'ın geçici bir süre bakıcılık yaptıkları hayvanlar. Onlardan kısa süreli bahsediyorlar. Asıl olan piyangodan iyi para kazanan Emil'in seyahat dönüşünde yaşadıkları. Size de olur mu bilmiyorum ama bazen eve gelen birilerine kapıyı açmak istemezsiniz ya işte Emil de Havard'a kapıyı açmıyor. Ama o benim kadar şanslı değil. :) Havard içeriye girmenin bir yolunu buluyor. 


         Kendi evinde, yatağının altında saklanıp kitap boyunca eve giren çıkanları oradan gözetlemek zorunda kalan Emil'i okudukça benim sırtım ağrımış, elim ayağım uyuşmuş kadar oldum. :) Eğlenceli bir anlatımı vardı kitabın. Yazar aynı zamanda Björk'ün solistliğini yaptığı grubun bas gitarcısıymış. Başka kitapları olsa okurdum. 



''Bazen insanlar ve nesneler dünyada belli bir yere adeta delibozuk birinin heveslerine uymak için konmuş gibidirler; sanki yukarıdaki birisi tüm sağduyunun aksine bizi dilediği gibi yerleştirerek kendini eğlendiriyor. Bazen, birisi ensemden tutmuş ve beni farklı durumlarda ya bir felaketten kurtarmak ya da  - korkarım daha sık olduğu gibi- kasten başımı belaya sokmak için hareket ettiriyormuş gibi hissediyorum.''



''Belki uzun süredir uzakta değildim ama eve gelmeyi iple çekecek kadar uzundu; kitap, CD ve video koleksiyonuna sahip olduğunuzda ve oturma odasındaki müzik setini açmaya can attığınızda bu tuhaf değildir.''




ZEPLİN KİTAP

Çeviren: Özge Çakmak
1. Basım 2018
224 Sayfa


7 Ağustos 2018 Salı

Okudum Bitti- 100: İtiraflarım || Tolstoy





                   Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı geçen ay okuduklarımdan. Tolstoy ile sohbet edelim dedim ama yer yer benden depresif çıktı. :)

         Tolstoy'un ellili yaşların başında kendi iç dünyasına dönüşüyle yaşadığı kişisel çatışmasını anlatan, depresif de olsa okuması keyifli bir kitaptı. Koskoca Tolstoy bile bıkmış hayattan. :) Anlam arayışını, dini ve felsefi konulara yaklaşımını öğrenmek, fikirlerimizi kıyaslamak da fena olmadı hani. :) 



     
''Bütün kalbimle iyi olmayı istedim ama gençtim, tutkularım vardı ve iyi olanın peşine düştüğümde kelimenin tam anlamıyla yalnız kaldım. Ne zaman manevi anlamda iyi olma yönünde en içten dileklerimi ifade etmeye çalışsam karşımda aşağılama ve istihza buldum. Kötü tutkulara boyun eğdiğim anda ise takdir gördüm ve cesaretlendirildim. Hırs, güç, kişisel menfaat, zamparalık, kibir, öfke, intikam... Tüm bunlar bir hayli saygı görüyordu.''


''Her deli gibi, benim dışımdaki herkes delidir diye düşünüyordum.''


''Artık hakikati ortaya çıkarmayı bile istemiyordum, zira hakikatin ne olduğuna dair bir tahminim vardı zaten. Hakikat, hayatın hiçbir anlam ifade etmemesiydi.''


''İnsanın ulaşabildiği tek mutlak bilgi, hayatın anlamsız olmasıdır.''


''İnancın esas özellikleri her yerdedir ve daima aynıdır.''


''Kıyı Tanrı'ydı, akıntı gelenekti ve kürekler, Tanrı ile buluşacağım yer olan kıyıya ulaşmam için bana verilen özgür iradeydi...''




ZEPLİN KİTAP

Çeviren: Burçin Karabolat
1. Basım 2018
104 Sayfa