PORTAKAL KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PORTAKAL KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2018 Çarşamba

Okudum Bitti- 73: Bir Aklın Savaşı || Kazuaki Takano




                   Kitap seven herkese merhaba. Günün Kitabı Japon bir yazardan. Üstelik kapağı da çok tatlı. Kazuaki Takano'yu da ilk defa okudum ve sevdim. 

        Washington'da yapılan üst düzey bir toplantıda başkan, tüm insanlığı tehdit edeceği öne sürülen bir tehlikeye karşı uyarılır. Bundan otuz sene önce bir bilim insanının yazdığı rapordan hareketle yeni bir canlı türünün ortaya çıktığı ve bunun da insan ırkı için kötü olduğu sonucuna varılır. Ve Amerika'nın üstün yapıcı politikasıyla hemen bir kurtarma operasyonu başlatılır.

           Operasyon dahilinde Kongo ormanlarına gönderilmek için paralı askerlerden oluşan küçük bir ekip oluşturulur: Mikihiko Kashiwabara, Scott Meyers, Jonathan Yeager ve Warren Garrett. 

            Hepsinin operasyona katılmak için kendince sebepleri var ama Johattan Yeager'ın  ölümcül bir hastalığın pençesinde olan küçük bir çocuğu var. Zamana karşı yarışın her sayfada hız kazandığı, ara ara nokta atışı eleştirilerin de olduğu çok severek okuduğum bir kitap oldu. Amerika, Irak, Japonya ve Afrika'da birbirinden heyecanlı, bazen de hüzünlü anlara tanık olurken; insan ırkının kötülüğünü bir kere daha fark edip gücü elinde tutanların, yönetenlerin yanlış kararlarının nelere yol açabileceğini düşündüm. Ve hatta acaba gerçekten kitaptaki bazı olaylar gerçek mi olsa dedim. Çünkü insanların kötülüğünü düşündükçe sık sık, 'Batsın bu dünya' derken buluyorum kendimi. :) 


         Keşke yazarın başka kitaplarını da okusam.




''Burayı istila eden ülke ideolojik sebeplerle bölgede olduğunu söylemesine rağmen asıl amaçları barizdi; Irak topraklarının altında yatan geniş petrol yatakları.''



''Diğer ırklara karşı nefretlerini ifade etmede hiçbir sorun görmeyen insanlar, çok da kışkırtılmadan canavarlaşıp diğerlerini öldürebilirdi.''


''Aslında Beyaz Saray gerçekten mafya gibiydi. Bir problemleri olduğunda çözüm olarak gördükleri seçeneklerden biriydi cinayet.''



''Sadece hem cinsellik hem de yemek konusunda karnı tok olanlar dünya barışından bahsediyordu. Ama açlıktan ölselerdi o zaman o insanların gerçek yüzü ortaya çıkacaktı. Çinli filozof Xunzi'nin milattan önce üçüncü yüzyılda dediği gibi insanlar, 'bir konuda eksik olduklarında sürekli savaşan yaratıklardır.' ''



''İnsanlar dünyada kendilerinin cehennemlerini yaratabiliyor ama asla bir cennet inşa edemiyorlardı.''



''Anne sevgisi barışın temelidir.''




PORTAKAL KİTAP

Çeviren: Perihan Sevde Nacak
1. Baskı Ekim 2017
476 Sayfa



             

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Okudum Bitti- 61: Sessiz Köşe || Dean Koontz





              Kitap seven herkese yeniden merhaba. Günün ikinci kitabı Dean Koontz'a ait Sessiz Köşe. Sanırım sadece bir kitabını okumuştum yazarın uzun zaman önce. 

         Sessiz Köşe, Jane Hawk serisinin ilk kitabı. Heyecanlı, gergin bir başlangıç yaptık. Jane'in diğer maceralarını da merak ediyorum. :) 

       FBI ajanı olan Jane, kocası Nick'in şaşırtıcı intiharını kabullenemez. Aklında kalan sorulara cevap aramaya girişir.  Son zamanlarda yaşanan benzer olayların sıklığı onu zorlu bir sürece girmeye mecbur eder. Peşinde güçlü düşmanlarla adım adım araştırmasına devam eder, üstelik bir ajan olarak değil acılı bir eş, çocuğunu korumaya çalışan bir anne olarak tek başına mücadele eder. 

       Merakla okudum. Güçlü kadın karakterleri okumak daha da keyifli oluyor. Heyecan kaçırıcı bir şeyler söylemeden kısa kesiyorum. 




''Onlar Jane'nin peşindeydi. Her şeye gücü yeten, gizem dolu Onlar... Ama Jane'in Onlar'ın kim olabileceğine dair hiçbir fikri yoktu. Ne olursa olsun, çok yaklaşmışlardı artık.''


'' 'Yalancılar' dedi, 'başkalarının yalanlarına hep ilk kananlar olur.' '' 


''En karanlığın bile karanlığında, umut hep bir cankurtaran halatı olarak kalacaktı; kimi zaman bir sicim inceliğinde olsa bile...''



PORTAKAL KİTAP

Çeviren: Cem Özdemir
1. Baskı Şubat 2018
412 Sayfa





23 Nisan 2018 Pazartesi

Okudum Bitti- 52: Bin Damla Gözyaşı || Aya Kito




              Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı gözlerimi dolduran, kalbime dokunan kitaplardan biri olan Bin Damla Gözyaşı.

               Spino-serebellar ataksi hastalığıyla mücadele eden on dört yaşındaki Aya'nın yaşadıklarını okumak beni gerçekten zorladı. Sık sık mola verip boğazımdaki düğümlerle mücadele ettim. 
       Aya'nın iyi zamanlarında yazdığı günlüklerini annesi kendisinin ve doktorunun yaptığı ilavelerle kitap haline getirmiş. Bu sayfalarda mücadele, azim, umut olduğu kadar çaresizlik, zorluklar ve umutsuzluk da var. Çünkü çok zor. Özellikle annesi için, sevenleri için çok ağır. Çarelerin tükendiği zaman, sevdiğiniz birilerinin ellerinizden kayıp gittiğini bile bile güçlü kalabilmek ne kadar zor. 

        Birilerinin kötü durumuna bakıp halime şükretmek bana zalimce gelse de şükredecek ne çok şeyimiz var demekten kendimi alamadım. Rabbim hiçbirimizi sevdiklerimizin sağlığıyla, sağlığımızla sınamasın. 




''Mutluluk denen şey kim bilir nerede... Mutluluk denen şey acaba ne?''


''Artık daha fazla ne kadar para yiyici ve insanlara zahmet veren bir çocuk olacağım, bilmiyorum. Hepinizden özür dilerim.''


''Engelli insanlar da diğerleriyle aynı kalbe sahip... Kulakların duyamaması mutsuzluk değil, sadece bir elverişsizliktir.''


''Okumak istediğim kitabın başlığını not edip birilerine, 'Bunu alıp gelebilir misin?' diye rica etmeden, 'bu kitap, şu kitap' diye kendi kendime kitapçıdan satın alabilmek rüya gibi...''


''Küçük çocuklar, laflarının insanları incitebileceğini düşünmeden, direkt ağızlarına geleni söyledikleri için korkutuyordu beni.''


''Higashi Lisesi'ndeki bir öğretmenim şunları söylemişti:

'Modern Japoncadaki soruları çözerken önemli olan şey, sorunun neyi sorduğundan emin olmak ve açık fikirlilikle peşinden gitmektir. Açık fikirli olmak için ön yargılı olmamak lazım. Bunun için de çok kitap okumalı. Ne kadar çok kitap okursan o kadar çok ön yargılardan kurtulursun.' ''



PORTAKAL KİTAP

Çeviren: Ümmühan Çiftçi
1. Baskı Kasım 2016
260 Sayfa




12 Nisan 2018 Perşembe

Okudum Bitti- 46: Paradime || Alan Glynn







                 Kitap seven herkese yeniden merhaba. Günün son kitabı sıcağı sıcağına bitenlerden. Instagram üzerinde tatlı bir grupla beraber okumaya başladığımız Paradime. Yazarın 'Limit Yok' kitabını görmüştüm ama okumadım henüz. 

         Afganistan'da bir askeri kampın mutfağında çalışan Danny yaşanan kötü bir olay yüzünden ülkesine döner. Sevgilisiyle beraber kötü sayılabilecek bir dairede yaşayan, işsiz Danny bir gün son maaş çekini de alamayacağını belirten, üstü kapalı da tehdit içeren bir mektup alır. Sonra şaşırtıcı bir şekilde çok lüks bir lokantada işe başlar. Her şey düzeldi diye düşünürken bir gün ikizi kadar kendisine benzeyen bir adam görür. 



         Buraya kadar durağan bir tempoda, ama sıkmayan bir şekilde ilerleyen kitabı aslında hemen bitirirdim çünkü nasıl bir sona bağlanacağını merak ediyordum.  Bazı kişisel aksaklıklarla umduğumdan uzun sürdü ama okuyamadığım zaman da aklım kitaptaydı. Dün gece merakla okuyup bitirdim ve çok sevdim. Güzel bir film olurdu. George Clooney de kendisini oynardı konuk oyuncu olarak. :) 



''Yaşananlara engel olamazdım; böyleyken hissettiğim suçluluk duygusu belki de yersizdi, belki de yalnızca hayatta kaldığım için suçluluk duyuyordum ama bu his kesinlikle gerçekti ve döndüğümden beri bundan başka hiçbir şey düşünemiyordum. ''



'' 'Pandora'nın kutusunu açmayalım, onu diyorum.' ''


''Nasıl girdiğimi ve nasıl çıkacağımı bilemediğim bir tavşan deliğinin içindeydim.''


''Sahiden bir kuklaydım. Bundan daha acınası bir şey olabilir miydi?
 Kendini özgür sanan bir kukla?
 Ruhu olan bir kukla?''



PORTAKAL KİTAP

Çeviren: Müge Atalay Bayyurt
1. Baskı Ağustos 2017
266 Sayfa



2 Aralık 2017 Cumartesi

Okudum Bitti- 162: Spiritus | Ateşten Hançer || Aynur Başkan




               Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı beni şaşırtan kitaplardan biri. Bir süredir görüyordum ama okuma listeme yeni girdi. Serinin ikinci kitabı da sırada bekliyor. Korku filmlerinde olduğu gibi , yerli yapımlar beni daha korkutuyor, tedirgin ediyor en azından. 

        Kitaba  başlarken de kesin korkacağım diye düşündüm ama korkudan ziyade keyifle okudum. Gayet akıcı, merak uyandıran, hoş bir kitap. Türk bir yazardan keyifli bir fantastik bir kitap okumak beni çok mutlu etti. 

     Spiritus denen varlıklarla küçük yaştan beri mücadele eden Selim'in hikayesini iki oturuşta okudum. Çocukken kendince oynadığını zannetiği 'canavarlarla' olan savaşı geçen zamanla daha da çetinleşir. Çok da heyecanlı bir yerde bitti. Devamını en kısa zamanda okuyacağım. Çok fazla detay vermek istemiyorum, okursanız bence seversiniz. :)




''Mırıldanır gibi, 'Spiritus...' dedi, demek adları buydu. Onlara artık yaratık veya canavar demesine gerek kalmamıştı.''



''Spiritus... 'Nefes' veya 'ruh' anlamında...'' 



''Alışırsın, alışırsın! Alışamayacağını düşündüğüne alışır, unutamayacağını  söylediğini unutur, yaşayamayacağını zannettiğini yaşarsın.''



''Biz insanoğlu olarak çevremizdeki her zayıflığı kullanmaya, o zayıflığın her santiminden faydalanmaya alışmış açgözlü canlılarız. Yeter ki kendimizden daha güçsüz birini bulalım, bak nasıl sömürüyoruz!''



PORTAKAL KİTAP

1. Baskı Mart 2016
220 Sayfa