Kitap seven herkese merhaba. Babil Kitaplığı Serisi'ni daha önceki baskılarından okumaya başlamıştım. Baskı tükenip seri yarım kalınca moralim bozuldu. Olanları da okumayı erteledim. Kırmızı Kedi yeniden basınca doğum günümde aldırdım. :) Taa 2018'de. :) 2019 yılında da tatlı bir sebeple okumaya başladım. Aldığımda niyetim sırayla okumaktı ama 8.5.2018 sıralamasıyla başlayayım dedim. Kendimce çok güzel sebeplerim vardı. Böylece 8. kitapla başladım. Sesli sesli okuyorum, o yüzden daha yavaş ama daha güzel oluyor.
Kısa kısa bahsedeyim:
KATİP BARTLEBY || HERMAN MELVILLE
Wall Street'te bir avukat yazıhanesinde işe başlayan katip Bartleby'nin kısacık hikayesini okumak hem güzeldi hem sinir hoplatıcıydı. Çünkü Bartleby sıklıkla kendisinden istenen şeyleri ''yapmamayı tercih ederim,'' diyerek cevaplıyor. Ben oldum olası sabırsız, tahammülsüz bir insanım o yüzden anlatıcının yerinde olmayı asla istemezdim. Bir yandan da Bartleby'nin bu pasif direnişini, kararlılığını garip bir şekilde ilginç de buldum.
''Beklenmedik ve tam anlamıyla akıl almaz bir biçimde gözü korkan bir insanın, en temel inancının bile sarsılması sık görülen bir şeydir.''
''Azimli bir insanı pasif direniş kadar çileden çıkaran bir şey yoktur.''
Çeviren: İlknur Özdemir
74 Sayfa
2016
ÖLÜMÜN DOSTU || PEDRO ANTONIO DE ALARCON
İki öyküden oluşuyor kitap. İlki kitaba adını veren Ölümün Dostu. Her şeyini kaybeden Gil Gil, biricik aşkı Elena'yı da kaybetmeye dayanamaz. Biricik aşkı dedim ama çocukluk aşkı. İntihar edecekken Ölüm'le karşılaşır. Ve adı üstüne dost olurlar. Ondan sonrası düşündüren diyaloglarla dolu. Severek okudum. Diğer öykü Uzun Boylu Kadın onun gölgesinde kaldı benim için.
''Sen de herkes gibisin! Bir kez zirveye çıkmaya gör, seni oraya taşıyan merdiveni tekmeliyorsun!''
''Siz yeryüzündeki insanlar neden hepiniz dost değilsiniz, anlamıyorum! Utanç ve zayıflıklarınızın benzerliği, birbirinize ihtiyaç duyuyor olmanız, yaşamlarınızın kısalığı, göksel cisimlerin sonsuz büyüklükteki gösterisi ve bütün bunlarla kıyaslanınca ortaya çıkan küçüklüğünüz, batmak üzere olan bir gemideki yolcuların yakınlaşması gibi, hepinizi kardeşçe birbirinize bağlamalıydı. O gemide ne aşk, ne nefret ne de ihtiras var, kimse alacaklı ya da borçlu değil, kimse çirkin ya da güzel, büyük ya da küçük, mutlu ya da mutsuz değil. Hepsini çepeçevre saran aynı tehlike... Oysa benim varlığım herkesi eşit kılıyor. Gör işte: Bu yükseklikten baktığında, batmakta olan bir gemi, vebanın ya da yangınların kırıp geçirdiği bir mekân değilse nedir yeryüzü?''
Çeviren: Mesut Özden Gözütok
128 Sayfa
2015
BİNBİR GECE MASALLARI || ANTOINE GALLAND
Serinin yirminci kitabı da hepimizin bildiği Binbir Gece Masalları'ndan biri: Alaattin'in Sihirli Lambası. Çocukken okuyup izlemiştim. Yeniden okumak daha da zevkli oldu. Antoine Galland Batı'ya Binbir Gece'yi tanıtmış, Kur'an'ı Fransızca'ya tercüme etmiş. İstanbul'da yaşamış bir dönem. Masaldan çok Galland hakkında okuduklarım hoşuma gitti.
Çeviren: Berna Günen
210 Sayfa
2015
DOSTLARIMIZIN DOSTLARI || HENRY JAMES
Bu kitapta da dört öykü vardı. Henry James'in geçen sene bir kitabını daha okudum. Onu da yakında paylaşırım inşallah. :) Okumak istediğim kitapları da var. Kitapta bulunan öyküler:
Saklı Yaşam
Owen Wingrave
Dostlarımızın Dostları
Nortmore'ların Alçalışı
Benim en sevdiğim sonuncu öykü Nortmore'ların Alçalışı oldu.
Çeviren: Pınar Kür
Fatih Özgüven
216 Sayfa
2015









