MİSİS KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MİSİS KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2018 Pazartesi

Okudum Bitti- 7: Güç || Naomi Alderman




               Kitap seven herkese merhaba günün kitabı bu ay içerisinde okuduklarımdan. Misis Kitap'ın son güzeli Güç. 

         Kapak görseli de, cildi de çok güzel. Kıpkırmızı çok şahane, değil mi? Merakla başladım, heyecanla okudum.



        Çok ilginç bir kitaptı. İlginç başladı, çok daha ilginç ilerledi ve bitti. Aslında arka kapaktaki şu yazısı görünce:


''Alderman yeni bir 'Damızlık Kızın Öyküsü' yazmış ve Margaret Atwood'un bu klasik romanı gibi, 'Güç' de okuyanı korkuturken aydınlatan, öfkelendirirken yüreklendiren distopik romanlardan biri olmuş. Ursula Le Guin geleneğine de selam veren bu olağanüstü kitabın enerjisini hissedecek okurlar çok şanslı!*The Washington Post'' 


       Margaret Atwood 'un Damızlık Kızın Öyküsü kitabını okuyup sonra bu kitabı okumayı planlıyordum.  ama dayanamadım. Bir bakayım diye başladım gitti. 


      Erkek egemen toplumdan kadınların 'Güç'ü eline almalarına ilişkin distopik bir roman. Ergenlik çağına gelen kızların kendilerindeki gücü fark etmeleriyle başlıyor her şey. Ufak elektrik akımı gibi olan bu güç zamanla çok daha büyük etkiler yapıyor. Gücün fark edilmesinden sonra kızlar, yetişkin kadınlara da dokunarak onlarında vücutlarındaki gücü uyandırabiliyorlar.


      Allie, Roxy, Margot ve kızı esas karakterlerimizden ve önemli tek erkek karakter de olayların peşindeki  genç gazeteci Tunde. 


       Hep kendi aramızda, 'Dünyayı kadınlar yönetse çok daha iyi olurdu,' deriz ya -genelleme oldu ama var öyle bir klişe- işte fiziksel gücü, yönetimi baskın şekilde kadınlar ele geçirse nasıl olurduya farklı bir bakış açısı olmuş. Yeni düzen benim hayalimdeki gibi olmasa da... Demek ki neymiş eşitlik en güzeli, dedirtiyor sıkça. Kadınların bu devriminin öncesini, sonrasını merak ettiyseniz okuyun. Saçma olacak ama kitabı her elime aldığımda, 'Gölgelerin gücü adına, güç bende artık!!!' diye bağırmak istiyordum. :)))






''Dünyanın her yerinde insanlar olan bitenler karşısında korkudan deliye dönüyordu. Ama her zaman bir yerlerde, 'Bunu kendi çıkarım için nasıl kullanabilirim?' diye düşünen birileri olurdu.''




''Siyasi gücün bir elden diğerine aktarılması nadiren sorunsuz gerçekleşir...''  



MİSİS KİTAP


Çeviren: Özden Umut Akbaş

İkinci Baskı Aralık 2017
406 Sayfa




      

12 Kasım 2017 Pazar

Okudum Bitti- 148: Yabancılık Oyunu || Cylin Busby





                       Kitap seven herkese benden ve gözleri görmeyen oğluşum Hayko'dan merhaba. Yine bir Misis Kitap güzeliyle geldim. 


             Nico ve ailesi, ablası Sarah'ın kaybolmasıyla çok zor günler geçirmişlerdir. Aradan geçen dört yılda sayısız ihbar almış, bazen teşhis için ceset görmeye bile gitmişlerdir. Tam artık umutları bitmiş, olaylar unutulmuş, hayatlarını iyi kötü yaşar hale gelmişlerken Sarah'ın bulunduğu haberini alırlar. 





              Dört yıl hem fiziksel, hem ruhsal açıdan büyük değişiklikler yaratabilir. Sarah da hiçbir şey hatırlamadığını söyler. Kaybolduğu zaman olduğu insanla, şimdiki arasında dağlar kadar fark vardır üstelik. Hafıza kaybı gerçek mi,  gerçekse geçici mi diye düşünürken  kısa kısa Sarah'ın yaşadıklarını anlattığı bölümler var ki onları daha bir merakla okudum. Şaşırtıcı, etkileyici bir kitaptı. Akıcı bir dille de anlatıldığı için hemencecik bitti. Üstelik  gerçek bir olaydan esinlenilerek yazılmış.




''Adının gerçek bir insanın ismi olduğunu düşünmek tuhaf geliyordu. Sarah'ın 'Boş bir yer, dipsiz bir öfke ve acı kuyusu' anlamına gelmesine alışmıştım.''




''Max ve annemle babam aksini düşünse de, ben eski Sarah'ın geri gelmesini istemiyordum.''





MİSİS KİTAP


Çeviren: Özden Umut Akbaş

284 Sayfa
2017

18 Ağustos 2017 Cuma

Okudum Bitti-98: Dimple ve Rishi Tanışınca || Sandhya Menon






            Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Misis Kitap'ın üçüncü güzeli Dimlpe ve Rishi Tanışınca. Kitap çevrilmeye başlandığından beri, yani ilk duyduğumdan beni merakla, heyecanla beklediklerimdendi. Çünkü tatlı çevirmenini çoğumuz tanıyoruz. Blog yazılarını neredeyse ilk gününden beri severek okuduğum, Youtube videolarını zevkle izlediğim Pinuccia'nın Kitapları blogunun tatlı sahibi Pınar. 💓 Blogu için tık tık.




            Üstelik bugün doğum günüymüş. Kutlu olsun,  Şirin ile beraber kendisine musmutlu, bol kitaplı yıllar diliyoruz. Çevirinin mükemmel olduğunu söylemeye gerek yok bence. :) Kitap çok güzel bir sunumla geldi. Bu şekilde satın alabilirsiniz isterseniz. Mis kokulu sabunu, bandanası, pipetli bardağı ile beraber. :) Şirin kızım sunum setine dahil değil. 


        Dimple hayalleri, idealleri olan , kendi ülkesinde doğup büyümese de geleneklerine bağlı bir ailede yetiştirilen Hintli bir kız. Hayallerine kavuşmak için üniversite öncesi bir yaz okuluna gitmek istiyor ama başta annesi olmak üzere ailesinin planlarında iyi bir Hintli koca bulmak var. Pahalı bir yaz okulunun ücretini ödemeyeceklerini düşünürek sormaya bile çekinir ama şaşırtıcı bir şekilde kendini orada bulur. :) 

        Rishi ise yaşıtlarının aksine görücü usulü evliliğe bile itiraz etmeyecek kadar ailesine bağlı Hintli bir yakışıklı. Ailelerin kendi aralarında kurdukları plandan haberdar. Neredeyse yani. 

        Film gibi romantik bir karşılaşma olacak zannediyorsanız, ehh romantik komedi diyelim. Dimple ve Rishi tanışınca neler olacak merak ediyorsanız okuyun bence. Oldukça tatlıydı. Hint kültürüne dair tüyolar da bulabileceğiniz, yer yer güzel mesajlar da veren şeker bir kitap olmuş. Okurken sık sık ahh gençlik, hey gidi eski günler, ilk aşk ne tatlıydı ya, gibi iç çekmeler yaşamama sebep oldu o ayrı. :) Bir de siz kitabı okurken Hint müziği dinleyebilirsiniz ama benim aklımda şu vardı: Aşk incelik ister... Bir de gülmeyin, Yıldız Tilbe Havalım dinleyin benim için. :))




     
               
''Rishi yıllardır annesini ve babasını gözlemleyerek uyum ve istikrar için nelerin önemli olduğunu öğrenmişti. Bir sürü dramatik ve kalp durduran romantik anısı olsun istemiyordu. Sadece uzun ve sürdürülebilir bir birliktelik istiyordu.''



'' Müstakbel eşim, merhaba,'' diye seslendi. Sesi neşe doluydu. Ve devam etti, 'Ömrümüzün birlikte geçecek kalan kısmına başlamak için sabırsızlanıyorum.'
     Dimple bir dakika boyunca oğlana baktı. O an aklına gelen tek kelimeyi söyledi: 'Ne? Ne?' 

    Dimple bu çocuk hakkında ne düşüneceğini bilmiyordu. Seri katil? Hapishane kaçkını? Yan kesici? Her şey anlamsızdı. Bu yüzden o an aklına gelen ilk şeyi yaptı ve elindeki soğuk kahveyi oğlanın suratına çarptı, aksi yönce hızla oradan uzaklaştı.''


''Offf, hangimiz cevaplarını duymaktan hoşlanmayacağımız soruları, yine de ısrarla sormaya devam etmeyiz ki?''



''Sanatın işe yaramazsa ne olacak ki? Seviyorsan yine de yapmalısın. Yoksa sevmenin ne anlamı var?''



''Sanki ruhlarınız dost sizin...''



''Dimple az önce Rishi'nin ruhunu gerçekten görmüştü ve o ruhu çok sevmişti.''



''Bir anda aklına Emily Bronte'nin Uğultulu Tepeler kitabından o meşhur alıntı geldi: 'Ruhlarımızın ne ile yoğrulduğunu bilmiyorum, ama onunkiyle benimki aynı hamurdan.' Dimple bunu düşününce kızardı ve kafasını dağıtmak için öksürüyormuş gibi yaptı.''



''Dimple'ın elleri terlemişti. 'İstediğin bu mu? Bir masal mı?''

'Başlangıçta pratik bir birliktelik istemiştim, ama şu an bir masalın ortasındayım zaten.' ''




MİSİS KİTAP

Çeviren: Pınar Çelebi
Temmuz 2017
436 Sayfa





       

1 Haziran 2017 Perşembe

Okudum Bitti-74: Masaldan Öte Melete || Kat Howard






            Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Misis Kitap'ın ikinci kitabı olan Masaldan Öte Melete. İlk kitapları Kusursuz Evcil'i severek okumuştum. Yazısı için tık tık

       Masaldan Öte Melete çıkmadan önce, Misis Kitap İnstagram hesaplarında kapak görselini parça parça paylaşıp heyecan yaratmıştı. Adına dair tahminlerimin hiçbiri tutmadı.  Ve güzel bir sunum setiyle elime ulaştı. Bayıldım.




        Kitabı tek başına satın alabildiğiniz gibi bu şekilde (yeşil büyük mum hariç, o benim) satın alabilirsiniz. Birçok satış sitesinde bu şekilde satışa sunulmuş. 

        Büyüsünü bozmadan kenarından köşesinden bahsedeyim. Melete ne acaba ya da kim diye düşündüm görür görmez. Melete , sanatçılar için olan bir okul. Yetmiş beş yıl önce kurulmuş, seçkin mezunlar veren, sanatçıların yeteneklerini geliştirdikleri ve daha önce Melete 'den yolu geçmiş branşında ün yapmış isimlerin bir nevi özel hocalık yaptığı bir okul. 

           Sanatçılar okuluna adını veren Melete, kardeş olan üç Yunan perisinden biriydi: Aoide (şarkı), Mneme (hafıza) ve Melete (uygulama). Yani kardeşlerden en küçüğü. Okulun kurucuları burayı yeni yetişmekte olan sanatçıların, dış dünyanın müdahalesinden uzakta, sadece sanatlarını yapabilecekleri bir yer olarak tasarlamıştı.


         Marin ve ablası Imogen de Melete'ye kabul edilen seçilmiş kırk kişinin içindedirler. Dokuz ay boyunca her şey bir dahil otelde kalmış gibi konaklayıp sanatlarını geliştirmeye çalışacaklardır. Marin aktif olarak sahne alan başarılı bir dansçıdır, Imogen ise yazar. En son 16 yaşındayken Imogen evi terk etmeden önce birbirlerine yakın olan kardeşler, aradan geçen on yıldan sonra Marin 'in isteğiyle başvuru yaparlar ve ikisi de kabul edilir. Böylece uzun zaman sonra aynı çatının altında kalmaya başlarlar. Imogen'ın evi terk etmesine anneleri sebep olur. Anneleri, 'kötü anne' tabirinin sözlük karşılığı olabilecek kapasitededir. Kızlar için Melete her anlamda bir fırsat olacakmış gibi görünüyor. Ama gerçekten öyle mi olacak acaba? :) 

          Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu gibi olmasa da Melete de yabancı gözlerin gördüğünden çok daha fazlasıdır. Imogen ve Marin 'in de bunu fark etmeleri çok uzun sürmez. Başarıya ve aşka çok yakınlarken, hayallerindeki geleceğe kavuşmak için çok büyük bir bedel ödemeyi göze almaları gerekmektedir. Ve  bursiyerlerden sadece birisi bu büyük bedeli ödeyerek hayallerine kavuşabilecektir. 

           Ruhunu şeytana satma fikri gibi, harika bir gelecek için nelerden vazgeçerdiniz?  Çok severek okudum kitabı. Büyüler, periler, gizemli olaylar... Daha fazla anlatıp büyüyü bozmayayım. Imogen'in masall
arını da çok seveceksiniz. Belki masallara bakışınız bile değişebilir. :) 




             
    Sunum setinin içinde bu harika defter, tüylü kalem, Türk kahvesi, kahve ve karamel gibi kokan harika bir mum var. Kitabın yeşil ağırlıklı dış kapağı da (şömiz) iç kapak tasarımı da çok güzel. Bölüm başlarında da harika görseller var.  Doğum günü hediyesi olarak böyle bir paket alsam sevinçten yaşlanmazdım. :) 




... Birisi bana 'hayalindeki yazar okulunu çiz' dese, tam da böyle bir yer çizerdim.


...Geçmişiniz koridorun sonundan size bakarken, sırtını dönmek ya da onu yok saymak zordur.


... İnsan tüm yaşadıklarına rağmen, kendisine hep ''daha kötüsünün mümkün olabileceğini ama henüz olmadığını'' söyleyerek devam etme ve kendini avutma içgüdüsüne sahiptir. Eğer şiddete maruz kalmışsanız, başka yerlerde çok daha kötüsünü yaşayan birilerinin mutlaka var olduğunu düşünürsünüz. Kendinize bunu söylemenin insanı rahatlatan korkunç bir tarafı vardır.


... İnsanlar çirkin bir gerçekten çok, güzel bir yalana inanmayı tercih ederler.



... Söylediğiniz zaman yalnızca sizi kesmekle kalmayan, dinleyeni de bıçaklayan bazı gerçekler vardır. Yaraları hiç açmamak en iyisidir...



... Geçmişimiz peşimizi bırakmaz. Ama geçmişin hayaletleri bazen dostça yaklaşır ve yanlarında taşıdıkları anılar da hem acı hem tatlıdır.




MİSİS KİTAP

Çeviren: Özden Umut Akbaş
1. Baskı Mayıs 2017
380 Sayfa


1 Nisan 2017 Cumartesi

Okudum Bitti- 41: Kusursuz Evcil || Kate Jarvik Birch





       Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Misis Kitap 'ın ilk kitabı olan Kusursuz Evcil. Mart ayı da bitti ama benim Şubat ayından kalan bloga yazılmayı bekleyen kitaplarım bile var. :)  Kusursuz Evcil 'i elime alır almaz başladım okumaya. Ve hemencecik bitti, devamı için sabırsızlanıyorum. İnstagram üzerinde çok güzel sınumlarla görmüşsünüzdür kitabı, bazı sitelerde sunumuyla beraber de satılıyor diye duydum. Aklınızda bulunsun. :) 


          Ella, genetik oynamalarla ''elde edilmiş'' ideal güzelliğe ve genetik donanıma sahip bir ''evcil''dir. Dört yıl süren disiplinli bir eğitimin sonrasında kendisi gibi yirmi kızla beraber satışa çıkarılır. Kaymak tabaka denilecek , üst düzey zenginler yeni eğlencelerine sahip olmak için yüksek ücretlerle bu satışlara katılırlar. Petshop denilen korkunç yerlerde hayvan satılmasına bile dayanamayan bana çok üzücü geldi. 

       Evciller için önemli olan tek şey sahiplerini mutlu etmektir. Ella 'nın sahibi de ailesinin gönülsüzlüğüne rağmen onu satın almakta ısrarlı olan milletvekili John Kimball olur. 

   Ella için hayatı ilk başlarda güzeldir. Kocaman bir ev, sevgi dolu davranan evin küçük kızı Ruby, bilmediği birçok şey... Ama Ella 'nın evde olması evin annesi için epey rahatsız edicidir. Daha önceki evcilin başına istenmeyen ve telafisi olmayan bir şey geldiği için geri götürmek zorunda kalmışlar. Ella da korkutucu bir kırmızı kapı hatırlar, geri dönen evcillerin başına pek hoş şey gelmediğini biliyordur. Yani yeni evinden atılmamak için elinden geleni yapmak zorundadır . Ve Penn... Evin delikanlısı. Ella ile aralarında tehlikeli bir yakınlaşma olur ve sonrası epey tempolu. Ben severek okudum, siz de okuyun. İkinci kitap ne zaman gelir acaba? :) 

          Konusunu duyunca daha sarsıcı, üzücü detaylar vardır diye düşünmüştüm ama kötü detaylar kısmen yumuşatılarak anlatılmıştı. Yabancı 'dan çıkan  Kusursuzlar'a benzetildiğini de okudum ama Yabancı Yayınları 'na küs olduğum için bilmiyorum. Siz okuduysanız ve sevdiyseniz referans olur diye yazayım dedim. 




...''Greenwich'teki yetiştiriciler bize doğduğumuz zaman isim yerine numaralar vermişlerdi. Birden yirmiye kadar numaralar vardı, çünkü her yıl en fazla yirmi kız alabiliyorlardı. Ben 'Sekiz Numara'ydım, ama şimdilik. Bu akşam artık başka bir adım olacaktı.''



...''Beni ne mutlu ederdi? Nasıl bilebilirdim? ''



... ''Özgürlük ve mutluluğun birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu sanıyordum, ama artık o kadar da emin değildim. Belki özgürlük bir durum değil, 'cesaret göstermek'ti. Belki özgürlük karşı koymak, fedakarlık etmek ve acı çekmekti. Karşılığını vermeden kazanamayacağın bir şeydi.''




MİSİS KİTAP

Çeviren: Özden Umut Akbaş
1. Baskı Ocak 2017
296 Sayfa