9 Mayıs 2017 Salı

Okudum Bitti-65: Ahmed Arif Bir Mısra Boyu Maceram || Mazlum Alptekin





                   Kitap seven herkese merhaba. Her ay bir şiir kitabı okuma kararı verdiğimi daha önce söylemiştim. Mayıs ayı için Ahmed Arif 'i seçtim. Bu seçimimde birkaç ay önce izlediğim 'Kara Çarşaflı Gelin' filminin de etkisi oldu. Film Vedat Türkali tarafından Bekir Yıldız'ın yazdığı farklı farklı kitapların birleşiminden senaryolaştırılmış.Sonunda da Ahmed Arif 'in yeğeni için yazdığı Adiloş Bebe şiiri seslendirilmişti. Filmden sonra aklımın bir köşesine not almıştım. Şiirlerine başlamadan önce Alakarga Yayınları'nın Biyografik Romanlar serisine ait bu az ama öz kitabı okumaya karar verdim. Yakın gelecekte serinin diğer kitaplarını da okumayı planlıyor, sizlere de tavsiye ediyorum.

              
           Ahmed Arif 'in çocukluğundan, aile yaşantısına, eğitim hayatından, Leyla Erbil 'e olan aşkına, evliliğine dair birçok şey bulacağınız bu biyografik romanı okuduğum için çok mutluyum. Daha önce duyduğum şeylerin yanı sıra farklı şeyler de öğrenmiş oldum. Üstelik yazarımız, Mazlum Alptekin, Ahmed Arif 'in hayatını onun anlatımıyla yazmış. Sanki Ahmed Arif ile sohbet ediyormuş gibi ya da kendi kaleme aldığı anıları okuyormuş gibi hissettim. 

         Kitaba dair eleştirebileceğim tek nokta dediğim gibi anı ya da otobiyografi gibi Ahmed Arif 'in anlatımıyla yazıldığı için bazı yerlerde, kendi şiirlerine dair çok övgü dolu sözlerle bahsetmesi oldu. 


   




... ''Bak oğlum, bunları övünelim diye anlatmıyorum. Dedemler paşaymış da ne olmuş, insan hiç atasıyla dedesiyle övünür mü? Bu ayıptır. Şunu unutma ki, insanı ancak ve yalnız kendisi var eder ve tabii bir de çevresi...''


... Benim için o dönemde en büyük şair Faruk Nafiz'di. Sanırım herkes için öyleydi. Aşk şiirleri denilince ilkin akla o gelirdi.



... Kendimi tanımamda, bireysel özgürlükleri anlamamda bu büyük Fransız yazarın (Andre Gide) önemli bir etkisi olmuştur. Ders defterlerimin birinin arasına ''Cânım Andre, ne kadar da duru, ne kadar da soylu yazıyorsun öyle'' diye yazmıştım.


... Lisenin birinci sınıfında bir şiir yazdım. O Şiirim hâlâ saklı durur, şansına bugünlere gelmiştir. Şöyle bitiyordu:

''Ve bir mavi şarap gözlerindeki
Musiki gölgelerinde yorgun
Sen hep öylesine güzel sevdalım
Ben sana Allahsızcasına vurgun...''

   Bu şiirle birlikte, yazdığım tüm şiirlerimin altını ''Ahmed Arif'' diye imzalamaya başladım.



...Onunla yürümek ne kadar da hoştu. Gözlerim kapalı bir düşte gibi ninnileniyordum. Yan yana yürüdüğüm en güzel şey, dünyanın en eşsiz çiçeği, yeşil, yemyeşil bir evrendi. Yanından geçtiğimiz küçük büfeler, çiçekçinin kaldırıma serdiği yüzlerce çiçek, ayağımı bastığım toprak, kafamı kaldırdığım gökyüzü, gördüğüm her ne varsa yeşile büründü. Olan tüm dünya, Leyla'nın gözleriyle gözüme göründü.




ALAKARGA YAYINLARI

1. Basım Mart 2017
117 Sayfa


4 yorum:

  1. Otobiyografi severim :)) Teşekkürler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de severim, romanlaştırılmış olsa bile. :)

      Sil
  2. oo maşallah yine yılın yarısını görmeden 60lara gelmişsin , hımm bunu not ettim :D teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler tatlım. :) Kısacık kısacıklar ama seri çok hoş.

      Sil