8 Şubat 2013 Cuma

Okudum Bitti - 14 : Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez



                               Yüzyıllık Yalnızlık uzun süredir en uzun süre okuduğum kitap oldu. Hem hastalığımın geçmemesinden hem de kitapta yer alan isimleri özellikle ilk 100 sayfada çok karıştırıp, kim kimdi diye sık sık aile ağacına bakmamdan dolayı.Sekiz günde ancak bitirebildim.Bu kitabı sevgili Stylopunk ' ın kitap kardeşlerinden biri olmak için okudum :) (İnstagram ve Twitterde #kitapkardesligi Tagi altında bulabilirsiniz )

                                Buendia ailesinin kuşaklar boyu yaşantısını büyülü, ilginç bir anlatımda sunmuş Marquez.Ursula ile Jose Arcadio Buendia' nın (amca çocukları ) ailelerinin  istememelerine rağmen evlenmeleriyle başlıyor kitabımız.Geçmişte ailelerinde yapılan benzer bir evlilikle domuz kuyruklu çocukları olmasından korkarlar, korkuları gerçek olmasa da roman boyunca bu korku devam eder.Aile kuşaklar boyunca ensest ilişkiden kurtulamaz. Kitabın esas teması zaten bence ensestlik etrafında ilerliyor.Ama ensest etrafında ilerlese de ana tema kitabında adında geçen ' Yalnızlık' . Sanki yaşananların bir laneti gibi herkesin sonu yalnızlık ve ölüm olur.Bu arada da kendi kurdukları Macondo kasabasının  zamanla yaşadığı değişimi izliyoruz.Değişik fantastik öğeler içermesi, kapitalizme değinmesi , kısmen de olsa yörenin çingelerini anlatması, yeni icatların yaptığı etkiyi göstermesi kitapta olan güzelliklerden.

                              Kısaca anlatımı çok güzel olsa da konu kasvetli ve okurken kendini tekrar eden bir süreçten geçiyormuşsunuz gibi oluyor. Yaklaşık 10 sene önce okuyup beğenmemiştim  ve beğenmememi o zaman yaşıma vermiştim:) Haklıymışım. Okumayan varsa geç kalmadınız .


               Arka kapakta Marquez' in kitapla ilgili yazdıklarına da bakalım ;


"Yüzyıllık Yalnızlıkı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlıkı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlıkı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."



  
           Şimdi sıra geldi Pinuccia ile Yazar Ayları etkinliği kapsamında ASİMOV okumaya.
Sizi de bekleriz. Detaylar burada .

Herkese keyifli okumalar , iyi hafta sonları.


 

                                                        

22 yorum:

  1. Çabuk bitirmişsin kitabı ben matbaa hatası yüzünden yayın evine geri gönderdim, yeniside geldi elimdeki kitap bitsin okumaya devam edeceğim kısmetse.
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim okuduğum eski baskıydı,sorun yoktu. Kendi okuma hızıma gre çok çok yavaş okudum.KEyifli okumalar, sevgiler.

      Sil
  2. çok okumak istediğim kitaplardan biri... paylaşımına teşekkürler..

    YanıtlaSil
  3. Okumak için acele etmeye gerek yok yani bu kitabı:)))
    Sevgilerimle canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarı hi okumayanlar diğer kitaplarından başlasalar dah mı iyi olur acaba:)

      Sil
  4. Bende bugün başlıyorum okumaya etkinlik kapsamında bakalım bende nasıl bir tat bırakacak. Sen çok güzel yorumlamışsın ayrıca teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keyifli okumalar, yorumunu merakla bekliyorum:)

      Sil
  5. Ben geçen sene okumuştum. Bir daha elime bu kitabı almam. okurken kafam çorba olmuştu ama:))))

    YanıtlaSil
  6. :)Daha kısa okumalara diyelim o zaman, çok geçmiş olsun:)

    YanıtlaSil
  7. merak ettiğim bi kitaptı. ama kasvetliyse eğer biraz daha bekleyebilir o halde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. DErin kitaplar biraz öyle oluyor gibi:)

      Sil
  8. Ben İngilizce'sinden okudum ve ders dahilinde okuduğumuz bir kitaptı.
    Teorik bilgiyle, tarhisel ve sosyal bağlamlarını oturttuğunda çok daha fazla anlam kazanıyor. O ailenin hikayesiyle anlattığı aslında Latin Amerika ülkelerinin tarihi, ensest de belki de sağlıksız ilişkilerden doğan hasta ülkeler için bir metafor.

    Sanırım böyle ağır kitapları okul vb ortamlarda okumak iyi oluyor, o zaman zevk alıyorsun. Julio Cortazar'ın Seksek isimli kitabını yeni bitirdim mesela, okurken dediğin gibi kasvetten boğuldum, pekbir şey anlamadım:) Okulda okusam çok farklı olurdu eminim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. DErin kitapları anlayabilmek bazen zor olabiliyor.

      Sil
  9. Aaa güzel kitaptır. Severim ben bunu.

    YanıtlaSil
  10. En sevdiğim yazar Marquez, Tüm kitaplarını okudum. Yüzyıllık Yalnızlık kitabı biraz kafa karıştırıyor ama anlatım diline ve ortamın büyüsüne bayılmıştım yaklaşık 7 yıl filan oluyor okuyalı.. Ama en çok üzüldüğüm artık Marquez in kitap yazamayacak kadar bunamış olması..:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okudum ama aynı Yüzyıllık Yalnızlık gibi lise dönemimde okuduğum için tekrar okuyacağım. Evet üzücü :(

      Sil
  11. Aaa bir de dediğin gibi Yazarın farklı kitaplarından okumaya başlamak doğru olur. Hanım Ananın Cenaze Töreni.. Anneme başlatmaya çalışıyorum bu kitabı şu aralar.. Ya da Kırmızı Pazartesi.. Gençken çok sevdiğim Fransız aktör Alain Delon'un oğlu Antony Delon Kırmızı Pazartesi nin film versiyonunda oynamıştı... Çok çok eskiden....AAhh sanki yüzyıllar geçti üzerinden..:)) Ahh Gençlik..:))

    YanıtlaSil
  12. çok geçmiş olsun canım...bu kitabı çok merak ediyordum...şimdi yorumundan sonra biraz ağırdan almaya karar verdim ;)

    YanıtlaSil