9 Ağustos 2014 Cumartesi

Okudum Bitti - 99 : Kül ve Ateş || Jane Austen







                                     Okuduğum ikinci Austen kitabı. İlki Aşk ve Gurur 'du. Yorumum  burada .  Sanırım bunu daha çok sevdim. Yine durağan , ağır ilerleyen bir kitap ama güzeldi.



                                       Kül ve Ateş birbirinden oldukça farklı olan Daswood kardeşler , Elinor ve Marianne 'nin hikayesi . Bir de ufaklı Margaret var ama o konuk oyuncu. Normal yaşantılarında da birbirlerine  çok zıt olan kardeşlerin aşka bakışları , yaşayış biçimleri de oldukça farklıdır. Elinor , 19 yaşında , daha oturaklı , aklı başında ,sakin olan kardeş yani Kül. Marianne ise  daha çoşkun, duygularını saklayamayan 17 yaşındaki küçük kardeş , yani Ateş .:) Bir başka deyişle bir aklı biri tutkuyu temsil ediyor.



                                         Daswood kardeşler ve anneleri , evin reisini ölmesi ve bütün mal varlığını üvey abilerine bırakmasıyla , maddi olarak zor bir sürece girerler. Abi de babalarına verdiği sözü tutup , onlara destek olmaz , bunda yılan yengenin etkisi büyük. Böylece Daswood bayanları uzak bir akrabalarının davetiyle kırsalda küçük bir eve taşınırlar. 


                                          Kızlarımız birbirlerinden farklı da olsa yaşadıkları aşklar , az çok birbirlerine benzer. İkisi de incinir , duygularını daha yoğum yaşayan Marianne yatağa düşer, ablası biraz da onun için daha metanetli olmaya çalışır. 



                                    Erkek karakterlerden ise sadece Albay Brandon 'ı sevdim diyebilirim. Hiç vazgeçmedi Marianne 'den adam . Adamı yaşlı muamelesi görmesine güldüm. Willoughby ise başlarda idare ederdi ama sonraları boğulası karakterler listesine giriş yaptı. Elinor cephesinde ise Edward Ferrars var. Kısaca o anne , o kız kardeş varken , zaten itici geliyor insana. Bir de Lucy faktörü var ki. Off. 





... Zevki her yönden benimkiyle bağdaşmayan bir erkekle ben mutlu olmam. Benim seveceğim erkek bütün duygularıma girebilmeli; aynı kitaplarla, aynı müzikle sarhoş olabilmeliyiz ikimiz de... 
                                                              - Marianne



... Marianne , '' Elinor, ne ayıp !'' diye  bağırdı. ''Para belki mutluluk getirebilir ama mutluluk getirecek başka hiçbir şeyin olmadığı yerde! İnsanın ruhunun söz konusu olduğu yerde , başkasının eline bakmayacak kadar bir paradan daha fazlası gereksizdir. ''



... Çocuklarının beğenilip övülmesini dileyen şefkatli bir ana, dünyanın en yırtıcı olduğu kadar en çabuk kanan yaratığıdır da.



... Sevildiğine inanmak insanı nasıl da yumuşatıyordu. İnsanın aklını çelerek bir çok kusurları bağışlatıyordu.









                                                      CEM YAYINEVİ

                                                 Çeviren : Nihal Yeğinobalı
                                                 1. Basım Mart 1996
                                                            432 Sayfa


                                                 Satın Almak İçin : Kitap Sihirbazı



                                 

                                                Bol kitaplı günler ;) 

4 yorum:

  1. okudum. austen en sevdiklerimden yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seviyorum , biraz durgunlaştırıyor ama :)

      Sil
  2. Ahh Jane Austen. Bütün kitaplarını yeniden okuyasım var hatta o dönem İngiliz külliyatını okuyasım var..

    YanıtlaSil