9 Kasım 2010 Salı

Bin Muhteşem Güneş || Khaled Hosseini







           Tüm İnsani duyguları bir kitaba olanca ustalıkla sığdırmış yazar. Öylesine akıcı öylesine merakla okunuyor ki nasıl bitti anlayamadım. İki kadının iç burkan , yürek sızlatan öyküsü ama aynı zamanda zamanının güncel sosyo-ekonomik hatta siyasi ortamının gölgesinde... Mutlaka okunmalı derim.


                       Meryem ve Leyla 'nın hayatları çerçevesiyle yakın geçmişteki Afgan kadınlarının çektiklerini okumak beni sık sık ağlattı. Kısaca Bin Muhteşem Güneş ; Bir Muhteşem Kitap.




Bu da tanıtım yazısı:


Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi...


Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden...
Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar...
Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlük lere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem.
Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla 'beklenen' bir roman...





“Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin, 


Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder