24 Kasım 2017 Cuma

Okudum Bitti- 157: Lûgat-ı Aşk || Atakan Kelleci & Eylül Sönmez





             Kitap seven herkese merhaba. Günün kitabı Lûgat-ı Aşk. 'Aşkın En Kısa Hali'. 

            A'dan Z'ye seçilen kelimelerle, aşkın işlendiği kısa hikayelerden oluşan tatlı bir kitap olmuş. Her elime aldığımda yanımda kim varsa, ''Bir harf söyle,''  dedim. Seçilen harften de kelime seçtirdim. Sonra da okudum elbette. Baştan sona okumadan önce, kendi kendime de rastgele sayfalar açıp bir nevi fal baktım. :) M Harfine ''Mehtap'' başlıklı bir hikaye yakışırdı ama neyse. 




'' ATKI

   Sarılmıştık. Kocaman bir kucaklaşmaydı. Etrafımızdaki insanlar bizden uzaklaşmışlardı. Bir süre birbirimizin kollarında kaldık... Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Çaylarımızı yudumlarken, ayrı kaldığımız süre boyunca birbirimize söylemek istediğimiz şeyler döküldü masaya. O masa mutluluğumuzla ısındı, birer çay daha söyledik. 'Sonunda bitirdim.' dedin. Kahverengi bir atkı çıkardın bavulundan, boynuma doladın yumuşak ellerinle. Kokun, ellerin, sevgin, tarihin dolandı boynuma.''



''BAVUL

   Hikayemizin kahramanı bavuldu, çünkü içine saklamıştın tüm güzel günlerimizi. Yalınayak çimenlere basarken seni seyredişimi, bir kaldırımdan inerken düşmemen için kolundan tuttuğumda, gözlerinin içime işleyişini. Uzun kahvaltılarımızı bitirip, sessizce birbirimizi izlerken melekler görürdü bizi, mutluluğumuz çoğalırdı. İşte sen bunların hepsini bir bavula sığdırdın, bir de en sevdiğim kırmızı elbiseni. Seni seviyorum'larımı bile aldın, ben kaldım geride, dünyanın tüm denizlerinin dolduramayacağı bir boşluk gibi.''



''HABER

   Saatlerce elinde telefonla beklersin ama gelmez bir haber. Gelmez martıların çığlıkları sahillere, gelmez yağmur bulutuna. Yalancı baharlar gelir, arsız istekler gelir, sevdiğinden ses gelmez. Birini sevmek biraz da böyledir, keder oturtur yüreğine insanın. İhanet gelir, ölüm gelir, bir 'merhaba' gelmez.''



''KOKU

   Bir daha o kokuyu içinize çekemeyeceğiniz gerçeğiyle yüzleştiniz mi? Ben yüzleştim. Deprem gibi bir şey oldu bu. Geceleri uykumdan uyanıp saçlarını koklardım. Her koklayış, başka bir yerini gezdirir bana evrenin. Sonra ayırdı şehirler bizi, ayırdı insanlar, zaman çıktı sanki çizgisinden, bir yangına kaydı. Siz nedensiz bir ayrılıkla yüzleştiniz mi? Ben yüzleştim. Ölüm gibi bir şey oldu bu.''



''ÖLÜM

   Olası tarafını bulsam, canımdan can çıkaracağım. Yokluğun büyüdü taştı, sığmıyor evlere. Seneler burada, kelimeler burada, yaşlar burada, bir sen yoksun. Sevgililerin, nazlı ayrılıklarına nasıl özeniyorum şimdi. Nasıl isterdim kıskançlıktan çıkmış ufacık bir kavga. Olsaydın da, kapıları çarpsaydık yüzümüze. Sevgilinin ölümü, ilk ciğere oturuyor. Onu alıyor, bölüyor ortadan ikiye. Al bakalım nefes, alabilirsen. Yollarda aranmıyor, yastıklarda aranmıyor artık. Umudunu elinden alıyor. Ölümün beni, her mevsime kara bir leke gibi kazıdı.''




LİBRUM KİTAP

Birinci Baskı Şubat 2017
208 Sayfa