31 Mayıs 2013 Cuma

Dermovil.com Alışverişim #1



Bugünlerde alışveriş yazılarım biraz sık olacak , çünkü epey bir biten ürünüm var. Oganicum şampuanları daha önce bulunduğum yerden almıştım , yanılmıyorsam 19 tl idi. Dün alışverişe çıkmadan bir netten bakayım dedim ve dermovil 'de epey uygun fiyatlar ve kampanyalarla karşılaştırdım ,aradım taradım , hiç duymadığım bir site ama deneyeyim bir dedim. Önce çevrimiçi destekten ulaştım kendilerine , anında cevap verdiler. Sonra telefonla siparişimi oluşturduk. ( Beklemek istemedim , teknik bir arıza vardı ). Görüştüğüm müşteri temsilcisi bayan hem çok ilgili hem de çok şekerdi :)


Neyse 3 al 2 öde kampanyasından aldım şampuanlarımı. ( Maviler anneme ). Hazır almışken denemek istediğim Minoxil'leri de daha ucuz görünce aldım. 3 ay deneyip sizlerle paylaşacağım.





                                                       Minoxil'den önce şu an kullandığım başka markanın benzer vaatleri olan ürünü kullanıyorum. Bir hafta içerisinde 3. kutum bitmiş olacak , onun yorumu da gelecek.

                                             Sitede hem kapıda nakit ödeme seçeneği var, hem kredi kartıyla site üzerinden ve kredi kartıyla hem de taksitli olarak kapı da ödeme var. Bankadan kaynaklanan geici bir sorun olduğu için ben kapıda nakit ödemeyi seçtim. 29 Mayıs öğleden sonra oluşturduğum siparişim Yurt içi kargo tarafından 30 Mayıs öğleden sonra teslim edildi. Hepsi sağlam , son kullanma tarihleri iyi , temiz ve düzgün paketlenmiş şekilde geldi. Çok memnun kaldım.


Göz atmak isterseniz buradan  uğrayabilirsiniz.



 



Okudum Bitti - 48 : Aşk Köpekliktir - Ahmet Ümit




                                              Ahmet Ümit ' i çok sevdiğimi söylemiş miydim ? Sanırım söyledim :) Bundan bir önce okuduğum Patasana ve diğer  7 kitap için buraya göz atabilirsiniz.


                                            Bu listemi bitirmem araya kaçak giren kitaplar yüzünden epey zaman aldı.Son 1 kitap kaldı. Yeni kulem ve listem hazır bekliyor.


                                            Aşk Köpekliktir ' i çok ama çok sevdim. Zaten hikaye seven bana çok iyi geldi. Aşk üzerine çok güzel hikayeler içeren, yormayan ama bazen kalbimin taa içine dokunan bir kitaptı benim için.Hiç sıkılmadan , hemencecik okudum. Okumayan kaldıysa okusun derim :)



                                        Kitapta bulunan hikayeler şunlar;

         Önsöz Yerine ya da Aşk Rüzgarın Söylediği Bir Şarkıdır.
         Aşk Bir Mucizedir
         Kafi Delildir Aşk
         Aşk Çözümsüz Bir Problemdir
         Aşk Bir Cinayettir
         Aşk Bir Düellodur
         Aşk Bir Yanılsamadır
         Aşk Bir Özentidir
         Aşk Bir Ütopyadır
         Aşk Köpekliktir





                                         EVEREST YAYINLARI
                                         37. Basım
                                         Haziran 2012
                                         190 Sayfa




                                       Herkese keyifli okumalar...

Yazar Ayları | Haziran | Tess Gerritsen







Her ay severek katıldığım , diğer yorumları da okumaktan zevk aldığım ve sevgili Pinuccia' nın ev sahipliği yaptığı bir etkinlik ; Yazar Ayları.
 

 

Mayıs ayında Vasconcelos okuduk. Benim okuduğum kitap burada



Haziran ayında ise ilk defa yabancı bayan bir yazarı konuk edeceğiz ; TESS GERRİTSEN.
 


Bize katılmak isteyenleri bekleriz. Detaylar için Sevgili Pınar 'ın güzel bloguna buyrun





27 Mayıs 2013 Pazartesi

Okudum Bitti - 47: İnsan ve Devlet Arada Sıkışıp Kalanlar - Osman Pamukoğlu



Bu Osman Pamukoğlu'nun okuduğum ikinci kitabı. İlki Yolcu ( burada) .


Kitap , üç ana bölümden oluşuyor.

Birinci bölümde ;

İnsan , Devlet, Politik Lider, Demokrasi ,Türkiyede Devlet, Cumhuriyet ve Demokrasi başlıkları inceleniyor. Yer yer alıntılarla.Özellikle olması gerekenle olanın arasındaki bariz farkı gözler önüne sermesi güzel.


İkinci bölümde ;

 Yaşanılan Türkiye,
Türk Ulusu ve Devlete Yönelik Tehlikeler
(pkk'nın Silahlı Gücü ve Siyasal Gelişimi
Ortadoğu'da Yürütülen Emperyalizm ve AB
Kuzey Irak Kürt Devleti Girişimi
Din İstismarcılığı ve Dinin Siyasallaşması

tüm detaylarıyla, dünü,bugünü ve olası yarınıyla inceleniyor. Okurken halimize üzülmemek mümkün değil .


Üçüncü Bölümde ise ;

İleri Daha İleri , Ama Nasıl ?  başlığıyla neler yapılmalı fikirleri sunuluyor. Daha can alıcı kısmı ise pkk'nın neden yokedilemediği son derece mantıklı ve haklı gerekçelerle irdeleniyor.



Osman Pamukoğlu'nun kitaplığımda olan iğer kitaplarını da zamanla okumayı planlıyorum , hepimize bol kitaplı günler.




İNKİLAP KİTABEVİ
2007
222 SAYFA



26 Mayıs 2013 Pazar

Okudum Bitti - 46 : Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos




Sevgili Pınar ' ın ev sahipliği yaptığı Yazar Ayları Etkinliğinde bu ay Jose Mauro De Vasconcelos okuyoruz. Ay sonuna yaklaştık ben yeni okuyabildim.


Aslında Güneşi Uyansıralım ve Delifişek 'i okumayı düşünüyordum.Ama Şeker Portakalı'ndan başlamaya karar verdim.Hem ta çocukken okumuştum , kendimce bir nostalji yaşayayım dedim. Çok da iyi yapmışım. Özlemiştim Zeze 'yi.

Müstehcen bulanlara inat ben yine severek okudum. Ufak tefek sakncalı kelimeler olsa da buna varana kadar neler neler var gözden geçirilmesi gereken. Örneğin ; geçenlerde bir Nasrettin Hoca fıkrası gördüm facebookta , ilköğretim ders kitapllarından birinden alınmış , iğrenç ötesi. Bulabilirsem aşağıya ekleyeceğim.

Kitaba geri dönecek olursam ; 


Babası işsiz ,annesi ağır şartlarda çalışan fakir bir ailenin çocuğudur Zeze. Altı yaşında olduğunu söyese de beş yaşındadır kendi kendine okuma yazma öğrenmiş , çok yaramaz olsa da çok düşünceli ,aslında sevgi dolu bir çocuktur.

Bu kadar kalbime dokunmasının sebebi belki de yazarın kendi hayatından izler taşıyor olması. Kendinden büyük kardeşlerinden ve anne babasından sürekli dayak yemesine rağmen küçük kardeşine çok iyi davranması kalbimi fethetti.Hayal gücü gelişmiş , aslında erken olgunlaşmış küçük bir kahraman Zeze.

Tüm sevinçlerini,umutlarını, düş kırıklarını ve derin acısını çok derinden hissettim. Aynı çocukken okuduğum zaman olduğu gibi çok beğendim. Benim okuduğum kitabın kapak resmi farklıydı o zaman. Malesef aynı kitap durmuyor.Yeniden aldım ki kitaplığımda benimle olsun. Diğer kitapları da zaman içerisinde zevkle okuyacağım.




♥ CAN YAYINLARI
111. BASKI
182 SAYFA
ÇEVİREN: AYDIN EMEÇ





Herkese keyifli okumalar...




Adı geçen fıkra. (! )
* Mihav facebook sayfasından alıntıdır.




25 Mayıs 2013 Cumartesi

Okudum Bitti - 45 : Ejderin Aşkı - G. A. Aiken


                                      Son blog turumuzda serinin ikinci kitabını misafir etmiştik. İlk kitabı okumadığım için Sevgili Damla  okumam için bana kendi kitabını gönderdi. Gönderdi ama PTT kargo pişman etti ikimizi de , fotoğrafta görünmese de kapağı berbat durumda , kırış buruş geldi.Bu ütülenmiş düzelmiş hali. Tekrar Teşekkürler .Damla  


                                     Alıştım bu sene fantastik okumaya. Hatta bu kitabı ikincisinden daha çok sevdim. Tamam biraz fazla erotizm içeriyor. Hatta epey fazla ama okumadığım türlere de şans vermiş oldum.

                                   Kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk kısımda yakışıklı ejderha Fearghus ile Annwyl 'in aşk dolu ilişkilerini okuyoruz ve en çok ilk kısmı beğendim. İkinci kısım da ise ; Fearghus ' un anne ve babasının hikayelerini okuyoruz.Onların da diğer çiftimizden geri kalan yanları yok.

                                  Fearghus hem insanken hem ejderken oldukça albenili, güçlü, kuvvetli. Annwyl ise aynı şekilde hem güzel , hem savaşcı bir hatun. Abisiyle amansız bir savaşın içinde.Feaghus , ölmek üzereyken onu bulur ve macera başlar. Bu arada kızımızın rüyalarını süsleyen gizemli bir şövalye ortaya çıkar. Gerisi aşk -meşk ,kavga dövüş ,artık aklınıza ne gelirse :)

                       Türü sevenlere , ya da benim gibi denememiş olanlara bir şans verin derim.




                             Herkese keyifli okumalar...

24 Mayıs 2013 Cuma

Hayatımın En Büyük Pişmanlığı ve En derin Vicdan Azabım...



Bu yazıyı yazmama Sevgili Ayşım 'ın facebook'tan attığı bir mesaj sebep oldu.

Önce o mesajın içerdiği haberin detaylarına bakmak isterseniz buradan Hürriyet' e uğrayabilirsiniz.

Haberin başlığı ; 

             Emanet köpeklere dayaklı eğitim



                                 İmza ve şikayet dilekçesi oluşturmak için Ayşım 'ın gönderdiği linke  ( buyrun buradan ) tıkladım , detayları okurken kelimenin tam anlamıyla şok oldum. Benzer bir durumla karşı karşıya kaldığımız için çok çok üzüldüm. Ama şahsın ismini görünce daha büyük bir şok yaşadım. Aynı isim.


                                                
                                           

                                    Olayın başlamasına sebep bu iki şeker şey. Geçici isimleri : Fındık ve Fıstık. Anneleri 6-7 yavru yapmış , açlıktan ölecek kadar zayıf ve bakımsız bir sokak köpeğiydi. Bu yavrucuklar o zaman geçici olarak çalıştığım yerde yaşam mücadelesi veriyorlardı , diğer kardeşlerinin bir kısmı öldü , bir kısmı sahiplenildi , bir kısmı kayboldu :( Bu iki masumcuk kalmıştı. Belediye sahipsiz hayvanları topluyordu ve o zaman giden hayvandan haber alınmıyordu :( Ben de dayanamadım sonbahar sonu gibiydi , bu şekerleri eve getirdim. Önce bahçede çitli bir köşe yaptım, klübe yaptırdım , idare ederiz bir süre dedim. Baktım olmuyor , havalar iyice soğudu ( Not bu fotoğraf epeyce büyümüş halleri ) anneme yalvar yakar eve aldım . Banyoda arada bakarım , sessleri bile çıkmaz dedim. O zaman nerde Melik Bey gibi iyi veteriner ( Ayvalık Hayat Veteriner Kliniği ) damlalarını vs. taksi bulup götürüp halettirdik. ( her taksici kabul etmez hayvanı arabasına)
Neyse uzattım , bizim Apaçi ( bakınız ik foto. ) kıskançlıktan ne yapacağını şaşırdı. Evde yapmadığı şeyleri yapmaya başladı , ufak çaplı hırsızlıklar, eşyalara zarar verme , olmadık yerlere çiş yapma gibi. Neyse kış sonuna doğru yavrucuklarımızı sahipenecek bahçeli evde oturan çok iyi insanlar buldum çok şükür ki ama bizim oğlanın davranışları düzelmedi. Gelen giden insanlara hırlamaya , agresif olmaya başladı. O zaman bir köpek sahibi de bana köpeğini İzmir 'de olan bir eğitim çiftliğine gönderdiğini çok çok memnun kaldıklarını söyledi ben salak da o gazla , konu komşu en ufak bir havlamayla dayanır şikayete, aradım taradım , İzmir'de gelip teslim alacak yer bulamadım. Antalya 'da buldum. ( VIP KENNEL yazıyor faturalarında hala saklıyorum ) Telefonda uzun uzun konuştuk derdimi anlattım. O kolay , Basit ilk eğitim dediler. Sanki evet dövüyoruz diyeceklermiş gibi de sordum hayır biz ödüllendirmeye eğitiyoruz , Falanca ünlünün , filanca zenginin köpeklerine bile hem eğitim hem pansiyon hizmeti veriyoruz dediler.



                                      Antalya 'dan gelip oğluşumu teslim aldılar. ( 2008 yılıydı - 700 ya da 750 tl ücret ) 25 günde ayıyı bile eğitiriz dediler. Benim oğluşum zor bir hayvan dedim , biz ne zorlar gördük dediler . 25 gün , 30 oldu, 35 oldu yok. Arıyorum eğitim biraz uzadı diyorlar. Bu arada isterseniz canlı olarak izleyebilirsiniz dediler. Ben saf da sandım ki istediğim saat verecekleri linkten izleyeceğim. Aradığım zaman msn üzerinden kucaklayıp al  diye sessiz görüntü gösterdiler. 40. gün getirdiler. Pislik içinde , o güzelim bembeyaz tüyler , griden siyaha dönmüş ,keçelenmiş. Zayıflamış. Neyse dedim. Adamlar gittiler , biz yine taksilerle veterinere koştuk. Yıkandı , traşı yapıldı. Eve bir geldik, bütün kasık bölgesi , karnının iç tarafları morluk içerisinde. ( bunları yazarken bile gözyaşlarıma engel olamıyorum inanın ) Aradım , bağırdım çağırdım neymiş : Köpekler birbiriyle oynarken , şakalaşırken yapmışlarmış...mış.mışş...


                                 % 100 para iade garantili dediler ve sizi şikayet edeceğim dedim. Parası , eğitimin kalitesizliği için değil , gösterilen şiddet için. Bir kaç yerde denedim şansımı. Bir sonç alamadım. Bari telefonla rahatsız edeyim edim , açmadılar. 



       İşte böyle koskoca 5  yıl geçmiş. Apaçi'nin gözlerine bakıp , o derin , karşılıksız sevgiyi gördükçe , Yaşattıklarım için pişmanlıktan, vicdan azabından ölüyorum.  Üstelik eğitimden öncesinden daha beter , insanlara düşman. İlk başlarda insanlardan , özellikle erkeklerden ve açık renk arabalardan çok korkarken zamanla saldırganlığı arttı. Eve misafir geldiği zaman mecburen başka odalarda kalıyor ve yalnız kalmaya haa korkuyor.


                  Apaçi , kedileri bile sırtında yatıracak kadar kocaman yürekli , sevgi dolu bir köpekken , ben bu ve benzeri sapıklıkları yapanlarla aynı dünyada yaşıyor olmaktan utanıyorum.



23 Mayıs 2013 Perşembe

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları | Ejderin Arzusu - G. A. Aiken | YORUMUM | Okudum Bitti 44




Blog turumuzda sıra geldi benim yorumuma ;



Ejderin Arzusu serinin ikinci kitabı , ilk kitabı Ejderin Aşkı. İlk kitabı da okudum ama yorumu daha sonra gelecek.Bu sene zaten geniş olan okuma yelpazeme , sık okumadığım türleri eklemenin sevincini yaşıyorum. Kahramanlarımız insan kılığına girebilen - ve çok çekici insanlar olan - ejderhalar.


Bu kitapta da Fearghus ve Annwyl var ama başrolde Fearghus'un kibirli kardeşi Briec ve Talaith ' in aşkı var. Krallığın genel durumu , Kraliçe olan Kanlı Annwyl 'in ve biricik eşinin harareti azalmayan ilişkileri...




Talaith ' i öldürülmek üzereyken kurtaran Briec ejder yasalarına dayanarak ona el koyar. Evet resmen el koyar. Talaith kolay kolay korkmayan , inatçı,mücadeleci bir kadın. Yeteneğini tam kullanamayan bir cadı. Briec dediğimiz gibi kibirli , yenilmez , kadınlara karşı hassas olmayan öküzümsü bir ejderha :) Ve bu zorla el koymanın sonucu nerelere varacak acaba ? Sürekli bir didişme ve temposu  hiç düşmeyen bir erotizm var.

Ve ejderha kardeşlerin bir araya gelmesi hepsini hatırlamak ve gelecek kitapları merakla beklemek için yeterli.İlk kitap buna göre oldukça kısa geldi. Ve kitabımızın sürpriz karakteri ;
İzzy. Şaşırttı beni :) 



Bu da tur takvimimiz.

Ya Sonra için buraya  ,  Film Olsaydı  ve Tuğçe'nin Kitaplığın güzel yorumu için buraya   uğrayabilir , hazır turumuzu gezerken çekilişimize de katılabilirsiniz.



                                     Katkılarından dolayı Ephesus Yayınevi ' ne kocaman teşekkürler :)








21 Mayıs 2013 Salı

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları | Ejderin Arzusu - G. A. Aiken | ALINTILAR





Blog turumuz tam gaz devam ediyor , bugün ufak alıntılarla sizlerleyim.

Hep beraber alıntılara bir göz atalım ;





'' Tanrılar adına , adam güzeldi. Talaith'in görmüş olduğu en güzel şey bu adamdı. Pekala, en azından bu dünyadan ayrılırken son gördüğü hoş bir şey olacaktı. ''




       “Sen, ejderha, dünyadaki en…”
      “Tanımış olduğun en harikulade varlığım.” Bu bir soru cümlesi değildi. Bir beyanattı.
     “Dünyadaki en kibirli o. çocuğu diyecektim.”




'' Briec ona sıcak bir gülümseme sundu. Ve Talaith hayatında ilk kez güzel olduğunu hissetti. ''Çok daha iyi. ''



''Çoğu insan hayatı boyunca ejderhayla karşılaşmazdı hiç. Her nasılsa Talaith  iki tanesiyle karşılaşmayı başarmıştı. Hayatı daha fazla zorlaşabiir miydi ? Muhtemelen hayır. ''




'' Sorun değil Eibhear. Ama biliyorsun tüm bu kitaplara ihtitacım yok.''
''Asla yeterli kitaba sahip olamazsın,'' diye Annwyl 'in sözünü alıntıladı. ''





        “Senden. Nefret. Ediyorum.”
        Briec burunları neredeyse birbirlerine değene kadar eğildi. “Umurumda. Değil.”





Çevirmen notu için buraya  , türün bilirkişisi olarak gördüğüm Küçük Kız'ın yorumu için buraya  göz atabilirsiniz. Hazır gitmişken çekilişimize de katılıp 3 şanslı kişiden biri olabilirsiniz.








20 Mayıs 2013 Pazartesi

Mis Gibi Bir Alışveriş : Parfümevi



Bu parfümleri alalı epey oldu ama hem tembellik hem yorgunluk pek fırsatım olmadı. Parfümevi'nden bu ilk siparişimdi. Devamı gelecek çok yakında. Ben de çoğu insan gibi parfüm seven, hatta bayılan biriyim. Migrenden müzdarip olsam da ağır kokuları daha çok seviyorum. Orjinallerini kullandığım ya da bildiğim parfümlerden bir deneme yapayım dedim ve  yukarda görünen üç güzelliği aldım.



Sarı şişe ; Lancome Tresor ' ın benzeri  sitedeki adıyla TRESSY DELUXE ; orjinaline çok benzeyen, ağır,kalıcı bir koku. Annem severek kullanıyor.


Siyah şişe ; Dior Addict ' in benzeri sitedeki adıyla  ADORE ; bunu da orjinaline çok yakın buldum. Hediye almıştım , beğenildi. Her kokladıkça aklıma tarçınlı sütlaç geliyor :)


Veee en sevdiğim ise Beyaz şişe ; S. Jessica Parker  Lovely ' nin benzeri sitedeki adıyla LOVE BİRD ; çok başarılı, çok güzel bir koku. Bayıldım. Miss gibi. Bana asla ağır gelmeyen bir koku Lovely. Harika bir şey. Bu da aynen öyle. Durdukça güzelleşen , kalıcı bir koku.


Bazı açık parfümlerde olan o alkolümsü koku asla yok hiçbirinde ve daha önce bulunduğum yerden aldığım iki ayrı açık parfüm alerji yapmıştı. Bunların hepsini denedim , onaylıyorum :))

Parfümevi.com alışverişlerim devam edecek. :)

Unutmadan parfümler 11.80 tl ve 30 tl üzeri kargosuz ve çok hızlı gönderim var.


Hepimize mis gibi , bol kitaplı günler.

19 Mayıs 2013 Pazar

16 Mayıs 2013 Perşembe

Okudum Bitti - 43 : Mağara Arkadaşları - Ayfer Tunç



                                                Ayfer Tunç ; malesef geç tanıştığım yazarlardan. Hatta henüz tanışma evresinde sayılırız. Bu ikinci kitabım. (ilki Suzan Defter burada ) . Şimdiden favori yazarlarıma ekledim bile.


                       Mağara Arkadaşları , çok güzel öyküler içeren bir kitap , eee ben de sıkı bir öykü sever olduğum için okuyayım dedim. İsabetli bir karar olmuş. Çok özgün anlatımı olan , birbirinden farklı duygular uyandıran keyifli öyküler okudum. Yer yer duygulandım , gözlerim dolu nerdeyse. ( Hatırlatma : ben artık sulugözlüler kategorisine dahilim )



                                     Kitapta bulunan öyküler:

                                   Mağara Arkadaşları
                                   Ses Tutsağı
                                   Cinnet Bahçesi
                                   Gençlik Sabah Çiyidir
                                   Küçük Kuyu
                                   Siz ve Şakalarınız
                                   Alafranga İhtiyar
                                   Ara Renkler Grubu




                                       
                                      ♥ CAN YAYINLARI
                                        1. BASIM
                                        KASIM 2006
                                        188 SAYFA

14 Mayıs 2013 Salı

Okudum Bitti - 42 : Beyaz Helsinki - James Thompson




            Beyaz Helsinki , bir serinin üçüncü kitabı ama ben ilk iki kitabı okumadım. Buna rağmen çok fazla bir eksiklik hissetmedim. Hemen başlarda Kari Vaara'yı tanımaya başlıyoruz. Kötülerle mücadele etmeyi seven bir polis.Sert bir polisiye kitap.

Kari , eşi Kate doğum yaptıktan iki gün  sonra eşine beyin tümörü olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini , ayrıca yeni bir iş teklifi aldığını söyler. Kocasının öleceğini düşünen Kate , düşünmeden kabul eder ve Kari ölmez. Bundan sonra Kari kısmen kötü bir polise (suçla savaşmak için suç işleyen bir örgütün lideri )dönüşür, ama kendince bunu yardım edebilmek için yapmaktadır. Bundan sonrası cinayetler, çözülmeyi bekleyen suçlar ve bolca vahşet, Irkçılık , kaçırılan ve bulunamayan rehineler , kayıp on milyon euro...

Yazar kitabın son kısmında ; Beyaz Helsinki kısmen gerçek bir polisiye demiş. Esinlendiği bir kaçırılma olayından bahsetmiş.


İçerdiği detaylar bazen fazla gelse de polisiye okumayı sevenlerdenim , ilk iki kitabı okumamak benim için çok çok büyük sıkıntı yaratmadı. Belki okumuş olsaydım daha keyifli olurdu , bilemeyeceğim :)


Herkese keyifli okumalar...




EPHESUS YAYINLARI
2013
334 SAYFA
ÇEVİREN : DOĞA KOCAGÖZ

Okudum Bitti - 41 : Tarihteki Ünlü Bilim Adamları - Nurşah Aksoy



İlginç bilgiler içerse de pek severek okuduğum bir kitap olamadı. Bütün bilim adamlarını inanç sahibi gibi göstermesi de beni oldukça şaşırttı.

Kitaptan bir - iki örnek vereyim ;

El -Kindi ; geometride ilk defa açıları pergel ile ölçen , sıvıların özgül ağırlıklarını hesaplayan kişidir.

Sabit Bin Kurra ; Geometriyi aritmetiğe uygulayan ilk kişidir.

Battani ;trigonometrik  bağlantıları bugün kullanılan şekliyle formüleştirmiştir.Güneş yılını 365 gün, 5 saat,46 dakika ve 24 saniye olarak hesaplamıştır.

Er Razi ; Sülfirik asidin keşfi, ilk göz ameliyatı, su çiçeği ve kızamığın tıbbi olarak birbirinden ayrılması,antiseptiğin keşfi, alerjik astım üzerine yazılan ilk makale ile tanınmış müslüman tıp doktorudur.


Farabi ; sesin fiziki açıklamasını yapan ilk aimdir.


Thomas Alva Edison ;1877 yılında sesi kaydedip tekrarlayabilen gramafonu geliştirdi.

vs...

Copernicu, Roger Bacon,İbni Sina,Ali Kuşcu,Mendel , Prof. Dr. Mehmet Öz gibi bir çok dehaya yer verilmiş . Güzel bilgiler içeren bir kitaptı ama biraz ilginç geldi bana.



KARMA  KİTAPLAR
180 SAYFA
ÜÇÜNCÜ BASKI
                                                                   

12 Mayıs 2013 Pazar

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları | Neredesin Bernadette? - Maria Semple | YORUMUM | Okudum Bitti - 40





Blog turumuzun bugününde sıra geldi benim yorumuma. Kitap elime geçer geçmez başladım okumaya ve 24 saat içinde bitmişti.  Akıcı , keyifliydi. Oldukça farklı ve hiç sıkılmadan  okuduğum bir kitap oldu.Merakla okudum ,sonralarına doğru merakım daha da arttı. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardandı.


Bernadette ;  mesleğini yapmayan , geçmişi başarılarla dolu bir -eski - mimar , kocası Elgie ise bir teknoloji dehası. Bu iki beynin meyveleri olan Bee ise tam bir akıl küpü . Bakınca mükemmel bir aile profili gibi görünse de aslında öyle değil. Bee , anne babasının bir sürü düşükten sonra yaşama tutunan bebekleri .Ama kalp rahatsızlarıyla sıkı bir mücadele vermeleri gerekmiş. Ailenin bu yaşadıklarını çok hissederek okudum. Bernadette , biraz asosyal, dışarı çıkmayı,insanlarla ilişki kurmayı çok sevmeyen bir kadın. Bu yönüyle dönem dönem depresif kişiliğime çok yakın göründü bana ;) Bütün sorunlarına rağmen çok iyi bir anne.





        Karakter detaylarına doydum resmen. Birinci ağızdan anlatılan kitapla ailemizin dününe, bugününe tanık oluyorsunuz.Bernadette 'i ve Bee ' yi sevdim , Elgie ise sık sık sinirimi bozdu. Bir ara yumuşadım ama yok yok kızdım resmen ;)

Normal akışın haricinde kitabın içeriğinde  e-posta,mektup, doktor raporları, FBI yazışmaları, raporları , internet alışverişi detayları gibi değişik detaylar da var. Bunlar kitabı daha hızlı okunur hale getiriyor . :) İsminden de belli olduğu üzere Bernadette kayıp ve biz onu arıyoruz , acaba bulacak mıyız ?

Bir anne kızın birbirlerini nasıl iyi tanıdıklarını ,anladıklarını okumak keyifliydi. Yeri gelmişken Tüm  annelerin anneler günü kutlu olsun. ( Allah önce benim annem olmak üzere tüm annelere sonsuz sağlık,mutluluk ve uzun ömür versin. ) ( Anneme torpil yaptım ama olsun o kadar )

Oldukça ilginç bulduğum bu kitabın sevmediğim tek yönü sonu diyebilirim. Sanki biraz eksik kalmış.  Hani ben yazsam öyle bitirmezdim diye bir yorum yapasım gelmedi değil :)



                               Bugünün blog turumuzun diğer sahipleri ise ;

   Yayınevinden notlar ile Kitap Avcısı   ve günün diğer yorumuyla Kitap Aşığı


                 Bu ilginç kitabı kazanmak isterseniz aşağıdan raaffleecopter ile  çekilişe katılabilir ya da çekilişimize  ev sahipliği yapan blogumuza buradan ulaşabilirsiniz.






a Rafflecopter giveaway

Bir tek ANNEM olsun...



Bu güzel fotoğrafta gördüğünüz iki güzel insan ; benim annelerim. Rahmetli anneannem ve benim benzersiz,bitanecik annem. Anneannemin de en az annem kadar hakkı var üzerimde. Allah hepimizi sevdiklerimizle cennette kavuştursun.

Tüm annelere de sağlıklı ,sıhhatli, huzurlu upuzun bir  ömür diliyorum.

Benim annem; en iyi arkadaşım , en sevdiğim , hem annem hem babam. Kısaca o benim her şeyim. Tüm zorluklara rağmen evimizin hem erkeği hem kadını oldu. En süper kahramandan daha süper benim annem.
Allah  , ona her şeyin en güzelini ,en hayırlısını versin. Hep başımızda olsun .

( Amin diyenlerden de Allah razı olsun )

Bir kere de buradan söyleyeyim ;


ANNECİĞİM SENİ ÇOK SEVİYORUM.

9 Mayıs 2013 Perşembe

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları | Neredesin Bernadette? - Maria Semple | YAZAR TANITIMI



        
     Çalışkan  , Konuşan Kitaplar olarak durmuyoruz , devam ediyoruz . Blog  turumuzun konuğu : Yabancı Yayınlarından bu ay çıkan Maria Semple 'ın yazdığı  Neredesin Bernadette...

  
Yine dolu dolu bir turla sizlerle olacağız.  Öncelikle  yazarımıza bir göz atalım mı ?


                           


                        Maria Semple, hayatının ilk beş senesini ailesi ile birlikte Avrupa’da
 dolaşarak geçirdi. İspanya’da yaşarken, babası Lorenzo Tv dizisi Batman’in pilot bölümünü yazdı. Aile toplandı ve Los Angeles’a taşındı.

                                 


 Daha sonra Lorenzo tanınmış bir senarist olunca, Aspen Colorado’ya taşındılar. Lise yıllarında Maria Choate Rosemary Hall’a gönderildi ve her dakikasına bayıldı.
               Üniversiteyi Barnard’da okudu; yazar ya da öğretmen olacağına dair büyük
hayaller kurdu. Mezun olduktan sonra Twentieth Century Fox’a bir film senaryosu satınca, planları yön değiştirdi. Film çekilmedi, ancak Maria LA’e taşındı ve filmi çekilmeyen başka senaryolara yazarak hayatını kazanmaya başladı. Yıllar önce, Aspen’de kayak yaparken tanıştığı arkadaşı Darren Star, kendisine Beverly Hills 90210’da bir  iş verince Tv’ye geçti. Böylece televizyonda geçen onbeş senelik bir kariyer başlamış oldu; Ellen, Mad About You ve Arrested Development gibi şovlar için ve bulmak için başka yerlere bakmanız gereken kötü şovlar için de yazdı.

                                           
            Maria bir bebeği olunca, televizyonu bıraktı ve nihayet roman yazmayı denemeye karar verdi. This One Is Mine, Little Brown tarafından 2008 Aralık Ayında yayımlandı. Maria, erkek arkadaşı ve kızı Seattle’a taşındılar; yeni romanı Neredesin Bernadette? Burada başlıyor. Maria, yazarlık dersleri verdiği, şiir  üzerine çalıştığı ve yazmayı denediği Seattle’ı çok seviyor – sorduğunuz için teşekkürler .

Neredesin Bernadette, Little, Brown&Co tarafından Ağustos 2012’de yayımlandı. Bu kitabıyla eski bilinen adıyla Orange Ödülleri olan En İyi Kadın Yazar ödüllerinin 2013 yılı finalistlerinden de birisi oldu.


              
               Yazarımızı tanıdıktan sonra tur takvimimize göz atıp , turumuzun bu gününü  tamamlamayı unutmayın lütfen ;)












                     Kitap tanıtımı için buraya   , çekilişimize katılmak için buraya  buyrun.


Çekilişimize rafflecopterle buradan da katılabilirsiniz.



                                              
a Rafflecopter giveaway




Katkılarından dolayı Yabancı Yayınları'na  çok teşekkürler ...