6 Kasım 2013 Çarşamba

Okudum Bitti- 104 : Şans Bilekliği - Cathy Lamb



Yine severek okuduğum bir kitap daha... Kapağı görür görmez , çok beğenmiştim zaten. Favori kupamla çok güzel uydular. Çok hoş değil mi kapak tasarı mı ?


Okurken sık sık boğazım düğümlendi. Aslında kolay okunan bir kitap ama içerdiği detaylar öylesine yürek burkan cinstenki hazmetmek için beklemeniz gerekiyor.

Stevie ,  çok sevdiğim dahası fazlasıyla takdir ettiğim bir karakter oldu.  O , oldukça kilolu ,mutsuz ,eşinden ayrılmış bir hukuk bürosunda avukatlık yapan kendi halinde bir kadındır. Ciddi anlamda fazla olan kiloları yüzünden çok aşağılanan ,hor görülen ( şekilcilik bütün dünyada aynı ) böylece daha da mutsuz olan Stevie ; artık kurtulmak ister ve midesine kelepçe taktırır , kısa sürede hızla kilo vermeye başlar ama sorunları bitmez. Yetmiş küsür kilo verinde fazlasıyla deforme olan vücudunu toplatmak için bir öncekinden de riskli ameliyatlar olur ve borçlanır. Ama artık yavaş yavaş kendine güvenmeye başlar.

Değişen fiziki görüntüsüyle ufak ufak hayatı da değişmeye başlar. İnsanlardan daha çok saygı görür ,ama bütün gelişmeler olumlu olmaz tabi kendisi gibi kilolu arkadaşı ona düşman olur. Tabi kıskançlıktan. Stevie 'nin hayatına misafir olurken geçmişine de yolculuk yapmaya başlıyoruz ve bu kısımlar harika anlatılmış , yürek burkan bir aile dramı içerir.

Tüm bu kısımları okurken ; bir kez daha insanların fazla kilolarıyla ya da herhangi dış özellikleriyle ilgili yorumlar yapmadan önce empati yapmanın ya da düşünmenin ne kadar gerekli olduğunu düşündüm.

Anneannesi ile dedesinin sevgilerine , her şeye göğüs gerebilme güçlerine hayran kaldım, kuzenler harika ve komik  ve o iğrenç enişteden de nefret ettim.


Günümüzün , hatta tüm zamanların ciddi sorunlarından olan anoreksiya , obezite ve şizofreni tüm üzücü yanlarıyla çok derin işlenmiş. Özellikle şizofren bir annesi olan çok yakın bir arkadaşımın yaşadıklarını gördüğüm, bildiğim için belki bu kadar çok etkiledi beni.

Yıllar geçse de kaybettiği kardeşini hala kabuslarında gören ,acısı hiç azalmamış ve gerçekten yüzü hiç gülmemiş Stevie 'nin her şeye rağmen pes etmemesi çok güzeldi.

Sürpriz bir aşk olmadan olmazdı değil mi ? Çok uzattım kısaca okuyun derim ;) Anlatımın Stevie 'nin ağzından ,sohbet eder gibi , dertleşir gibi olmasını da çok sevdim.





... Evim son derece bakıma muhtaç, kötü bir durumdaydı, tıpkı benim gibi; ama yapısı bozulmamıştı, yine kısmen benim gibi.


... Hiç kimse, kendisini olduğu kişi yapan eşyalarla dolu yuvasının, kendine ait güvenli ve huzurlu evinin değerini; yıllarca kargaşa, iç sızlatıcı bir yalnızlık ve duygusal çalkantıların kucağında yaşamış birisi kadar bilemez.



... O anda kendimi nasıl yalnız, nasıl yıkılmış hissettiğimi muhtemelen ifade edemem, o yüzden denemeyeceğim bile. Bunu boğulmakla kıyaslayabiliriz. Simsiyah bir kederin içinde simsiyah bir kederle boğulmak gibi.



... Birini böylesine yürek burkan bir durumda görmenin tek iyi yanı, kendi sorunlarınızın gözünüze bir hiç gibi görünmesini sağlaması. Zaten genellikle de öyledirler. Bu dünyada birileri, başka milyarlarca kişi, daima sizden daha kötü durumdadır. Daima.


...Çocukluğunuzdaki travmayı hiçbir zaman geride bırakabilir misiniz? Bu mümkün mü? Sonsuza dek sizi izler mi, yoksa eninde sonunda normal bir şekilde uyuyabilir misiniz?





EPHESUS YAYINLARI
2013
ÇEVİRİ: DENİZ BERİL BACAKLILAR
437 SAYFA


4 yorum:

  1. güzel bi kitaba benziyor. gerçekten merak ettim cnm.

    YanıtlaSil
  2. bende kitap kaplarına bakarım genelde bu harikaymıs :)
    bende beklerim bloguma =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için teşekkürler, en kısa zamanda.

      Sil