28 Nisan 2012 Cumartesi

Kitap Alışverişim-4: ilknokta.com

                           Mini minnacık bir deneme alışverişiydi bu da.Daha önce kitap almadığım sitelerden alırken böyle deneme alımları yapıyorum.Ama memnun kaldım.Yurtiçi kargo ile kargo ücretsiz gönderim yapılıyor mayıs'ın 5 ine kadar sanırım. Bİr bakın isterseniz:)
                           Çeçen Şiir Antolojisi 'nin baskısı da hamur kalitesi de yerlerde sürünüyor:)Ama olsun okumaya engel değil.


Bunlar da ayraçlarım:) Hepsinde birer şiir ve şairleerin resimleri var:)

26 Nisan 2012 Perşembe

Okudum Bitti :24- Ekmekçi Kadın -Xavier de Montepin

                              
                      Yeşil gece yavaş ilerleyince Ekmekçi Kadın'a başladım.Beraber okudum.Zaten hem filmini izlediğim hem küçükken sadeleştirilmişini okuduğum için şaşırmadım:)
                                  
             Bu kadarı ancak Türk filmlerinde olur denecek türden bir konusu var.Zaten kitabı okurken gözlerimin önünde sürekli Fatma Girik vardı:) Okunacak onca kitap varken okuduğum,bildiğim hatta çok beğenmediğim bir kitabı ne diye okudum:) Arada bir nostalji yapasım tutuyor:) Neyse bitti gitti:) çabuk okunuyor.Eski kitaplara devam ediyorum.Veba'ya başladım bile.

Okudum Bitti:23- Yeşil Gece -Reşat Nuri Güntekin

             Bu emanet verilen eski kitapların içerisinden çıktı:) Sahibi kitapları süs için kullandığından sadece beklemekten eskimiş eski kitaplardan.


                Aslında basit bir kitap.Ama epey zor okudum.Sıktı beni.1900'lü yıllardan Cumhuriyet 'e giderken toplumsal olayları medrese-mektep arasında anlatıyor.Bu kitapta medreselilerin hepsi sarıklı,bağnaz,çıkarcı,kalleş:) Yani biraz taraflı yazılmış:)

                Ama şartlar göz önünde bulundurulup okununca tabi ki gerçek de yok böyle bir şey diyemeyiz.Roman olarak ele almaya devam edecek olursak; Eğitim için, gelecek için canla başla uğraşan idealist bir öğretmenin yaşadığı zorluklar diyebiliriz.Ortaokul lise yıllarında eminim çoğu kişi okumuştur:) Ben es geçmişim:) Enazından ödev olarak okuyan olmuştur.Bana denk gelmedi:) Peyami Safa ve Halid Ziya Uşaklıgil'le haşr neşirdim o sıralar:)


              Üzüldüğüm yerler de oldu.Gözlerim de doldu:) (Sulu gözlüyüm buuaralar).Zor da olsa  okudum  bitti.Kötü diyemem ama eh işte bence...



25 Nisan 2012 Çarşamba

Ev yapımı Temizleyici Tonik (Anne Toniği)


                    Günlerdir annem yüzümde çıkan sivilcemsi pütürlere söylenip yok sirke sürsen geçer ısrar ediyordu.Hadi hatrı kalmasın dedim:) Mutfağa koştum elma sirkesine maden suyu karıştırıp şişeye doldurdum:) Kendime kocakarı toniği yaptım dedim:) Annem : ' Aaaaaaaa terbiyesiz kocakarı mı olduk şimdi' dedi.Amiyane tabirie söyledim canım Kocakarı toniği değil Anne toniği:)
                   Sirke kokusu benim için kabus bu arada:)Bakalım ne işe yarayacak.

Bugün Ne Yaptım ?

              Veterinerimize telefon ettim.Bizim oğlan perişan saç sakal birbirine girdi,bu arada dudağının altındada kızarıklık gibi kabarıklık çıktı.Nezaman getireyim dedim.Bu arada 30 a yaptığı traşı 40-50 den kapı açtı.Zaten kısırlaştırmayı düşünüyorum mayıs ayında.(150 tl imiş).Hazır ameliyat için uyuşturulunca olsun tıraş boşuna fazladan ilaç verilmesin kuzucuğuma dedim.Neyse banyo yaptııııık.Havlusuna sarmaladım balkonda güneşlenirken dur gözlerinin etrafını düzelteyim ,dur kulakların birbirine girmiş,dur biraz şurdn biraz burdan derken bitti gibi oldu kesim işim:) Bir düzeltme operasyonu daha lazım ama.Surat asıldı ,kaş göz oynamaya başladı vatandaşta.Bugün yeter dedim:) Böylece sokakda ki köpeciklere mama alma fonuna 40 tl atmış oldum:) Cimr miyim:) Yok canım tasarruflu:) Zaten sözüm vardı bizim mahallenin oğlanlarına (köpekcikler) , bir mama alacağım var onlara:)






24 Nisan 2012 Salı

Ben her bahar...


              Sezen :
'Ben her bahar aşık olurum
Rüzgar olur yağmur olurum
Filizlenir anılarda gururum
Taşar içimden ruhum'

dese de 


Ben her bahar alerji olurum
Sinir olur salya sümük olurum:)
Yaşarır gözlerim,sulugöz olurum
Taşar yanaklarımdan ege denizi:)


offf kitap bile okuyamadım doğru düzgün hapşurup ,göz kaşımaktan:) İYİ gecelerrrr herkeseee

Dizi dizi ben de mimlendim-2

               sevgili güzeller güzeli redrumblefish beni mimlemiş:) 2.mim'im oldu:)
Mimin konusu diziler hakkında hakkımda 8 şey yazacakmışım:)
Başlayalım:


1-Aslında pek dizi sever değilim ,hatta genel olarak sinir olurum.



2- Ama izlediğim ,ya da izlemediğim zaman özlediğim bir yerli dizim var:) : KANIT



4- Diziyi sevmeme en büyük sebep tabi ki : Prof. Dr. SEVİL ATASOY




5- Ama birsürü dizi takip ediyor olsaydım ; bir sonra ki bölümün tanıtımı yapılan reklamlarına sinir olurdum.Tüm heyecan kaçıyor:) İZlemediğim onlarca dizinin reklamına maruz kalıyorum... Yapmayın kardeşim izleyenlere sürpriz olsun.

6-Tarihi şeyleri aslına severim ama dizi olunca sevmiyorum.Can alıcı noktalarını zaten bende biliyorum:)  Gerisi zaten uydurmasyon.




7-Bazen bu diziyi kim izler ki ya diyorum.Örneğin: Akasya Durağı

Tamam zevk meselesi ama ben yine de diyorum:)

8- Gelmiş geçmiş en iz bırakan dizi ise bence: BİZİMKİLER




   Mim için tşk ediyorum .Ben de sevgili:

Narçelen  ve Bücürükveben 'e paslıyorum:) isterlerse tabi

23 Nisan 2012 Pazartesi

Bugün 23 nisan bilmem ''ne'' doluyor insan?

               Biz çocukken neşe ile dolardı insan.Herşey daha bir güzeldi.Hani eskiler  genelde Dini bayramlar için derler ya : 'Nerde eski bayramlar' diye.Artık biz bile hertür bayram için diyebiliriz.Nerde eski bayramlar????
               Çocuk olmak ne güzeldi ama o  da eskiden.Biz büyüdük kirlendi dünya gerçekten.Biz bayramlarımızla mutluyduk.Küçük şeyler bizi sevindirirdi.Kimse  kimseye sen Türk'sün  ya da değilsin demezdi.Biz bir fark görmezdik.Hepimiz birdik.Aynı bayramda sevinen,aynı andımızla sınıflara dolan,İstiklal Marşı'mızı aynı çoşkuyla söyleyen,aynı acılara ağlayan...Bizi bizden soğuttular ,bizi bayramlardan soğuttular.
               Artık aynı çikolatalar,aynı şekerler aynı tadı vermiyorsa biz büyüdük diye değil.Ağzımızın tadını bozdukları için.
               Meclis'te oturup kutlamalara katılmayanlar da var ya niye kutlanmaya başlandığını bilmiyorlar sanırım.1920'de meclis'in açılmış olmasından dolayı ulusal bayram ilan edilmişti hatırlatalım.Çocuk bayramı kısmı değil Ulusal egemenlik kısmı batıyor galiba birilerine.
               Bir de kendi parti genel merkezlerinde küçük bir kıza iğrenç kıyafetler giydirip yıkanmış beyniyle eline tutuşturulan mektubun okunduğu tören yapmışlar.Az önce nette gördüm.İğrendim, üzüldüm ,acıdım.Neyse bırakalım çirkinlikleri bir yana ...

      Tüm çocukların ve çocuk olmadığı halde içinde çocuksu ,saf, temiz duygularla Ne Mutlu Türküm diyebilen ister Türk,ister Kürt,ister Gürcü,Laz,Çeçen,Çerkez,Arnavut,Boşnak.... herkesin 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN....

22 Nisan 2012 Pazar

Dün Gece Acildeydik:(

              

Dün Gece Canım Annem hastalandı.Tansiyonu çıkmış 22-11 lere.Öldüm telaştan.Tansiyon aletimiz bozuktu.Komşudan aldık ölçtük.22 yi görünce telaşlandım ,elim ayağım dolandı.Aletde sorun vardır dur bende ölçeyim dedim ki benim tansiyonum hep düşüktük 8-3 ila 9-6 arası değişkendir. Benim ki bile 16-8 çıktı.Alet bozuktur dedim ama elim ayağım titremeye başladı.Neyse acele bir araba bulup gittik acil servise.
Kalabalık,gürültü.Fiş alıp sıra beklemeye başladık.Bu arada sıra çalan uyanıklar da olmuyor değil.Koskoca öğretmen adam hatta müdür bizden 3 sonraya numara almış.Geçmiş olsun neyiniz var dedim çocuk öksürüyormuş.Çok acil bir durum haklı.Saldırıp bizden önce girdi içeriye.Bende içeri girdim hemşire tanıdık y adama bişey demedi beni tersledi.Moralim Bozuldu neyse söyledim kadının tansiyonu 22 hemşire siz çıkın ben gelip ölçecem dedi.Sıramız gelene kadar bekledik.15 dakikadan fazla.Annemin gözleri bile kızardı, yüzü mora yakın  kırmızı.Ağladım ağlayacam.Neyse ölçtü hemşire hanım 22-10 çıktı.Doktor hemen iğne yapın damardan dedi.Saat dokuzda (gece)ilaç içti dedim ozaman başka bir iğne adı söledi.Boş bir yatak bulup yatırın hastanızı dedi.Yarım saatte  3 defa tuvalate gitsin en az dedi.Yattık yarım saat geçti ölçüldü tansiyon buseferde 21-11 çıktı.Biraz bekleyin geliyorum dedi.15 dakika sonra dil altı verdiler.Bekledik ömrümden ömür gitti.Saat 22:30 da zor güç 18 e düştü.Daha burdasınız dediler.İlaçların etkileşimifalan sürdü sanırım 00:10 civarı en son 15-8 e düştü.Şekeri ölçüldü normale yakın çıktı.Eve gidin dinlenin dedi.Salı günüde aciillik olmuştuk neyapalım dedim hafta içi dahiliyecinizde görüşün dedi.Kısmen rahatlayıp eve döndük.
                  Şimdi bir insan acile neden gitmeli? Acil bir durumu varsa gitmeli.Sinizütü varmış,başı ağrıyormuş,çok öksürüyormuş öksürünce midesi bulanıyormuş,beli ağrıyormuş yatamıyormuş .Herkesin derdi kendince büyüktür tamam.Ama Bunlar acili meşgul etmek için geçerli sebepler mi? Genç evli bir çift geldi ,kadın hasta ağlamaktan ölüyor.Beklerken geçmiş olsun neyiniz var dedim.Migreni varmış , dayanamıyormuş.Sakinleştirici yapıp gönderdiler.Benim de var migrenim ağır ve yıllardır çekiyorum.Ama acilde 80 yaşındaki solunum zorluğu çeken hasta sandalye tepesinde boş yatak beklerken ben migrenden yatak işgal etmeye korkarım, Allah'tan korkarım.
                    Doktorların , hemşirelerin işi gerçekten zor.Allah yardım etsin.Ama gelgelelim bir anlam veremediğim nokta : Neden hastları terslerler.Şeker ölçmek için gelen hemşire hanım yatağa kadar geldi , parmak delme iğnesini unutmuş,peşimden gelin içerde ölçelim diye hasta kadını kaldırdı.Düştük peşine gittik.ŞEker ölçüm aletinin iğnelerini alete takmadan sapladı cart diye parmağa,acıttı.Ona da neyse kan az çıkınca annem sıkayımmı parmağı dedi.Kadın ters ters Çek çek sen elini ,karışma diye çemkirdi.Güleryüz tatlı dilden geçtim insana insan gibi muamele yapmak bukadar mı zor.İnanın bunları yazarken göz yaşlarımı zor tutuyorum.Sırf hemşireler için demiyorum ,neden başkalarına 'siz' diye hitap etmek bukadar zor.Hasta olunca ya da devlet dairelerine işiniz düşüp gidince saygıdan muaf mı kalıyoruz? Neden tanıdıklara heryerde öncelik tanınıyor?
                     Çok üzgünüm,mutsuzum.Allah tüm hastalara şifa versin.Şayet okuyan birileri varsa bu yazımı lütfen Allah rızası için anneme dua eder misiniz?

21 Nisan 2012 Cumartesi

Okudum Bitti:22- Hikayeler II - Anton Çehov


1990 baskısı ve 185 sayfa.
Kitabın içinde yazarın 1884 ve 1885 yıllarında yazdığı toplam 29 hikaye bulunuyor. Bazılarını hiç sevmesemde genel olarak güzel...

                                              Bu şekerler bizim bıyıklı prensesler:) Biraz asık suratlıyız ama olsun:)
Dip not: fona bakmayın GS li değilim:)

Kitap Alışverişim:3- (İkibuçuktanüç)Okuoku.com

burada   ve burada bahsettiğim okuoku.com alışverişimden eksik gelen kitap yerine seçtiğim kargolarım elime ulaştı ,kargo bedeli de ödemedim:) Yani problemi çözüp ilgilendiler ,sağolsunlar:)

          Mecburi tercih kitaplarım ise ;


Sarah Waters - Usta Parmak   ve  Sevgili Sunay Akın - Antik Acılar

19 Nisan 2012 Perşembe

Tüm Zamanların En İyi İcadı




Kitap sever blogları turlarken gördüm ve çok beğendim:))

gördüğüm blog:

not: Çok güzel bir blog mutlaka uğrayın

http://thalassapolis-neokudum.blogspot.com/2012/03/tum-zamanlarn-en-iyi-icad.html

Paranızla Rezil OLmak İSter misiniz ? : Arnica Bora 4000 Su Filtreli Süpürge Alın

pratikmiş pehh

                                  Şimdi Arnica'nın fiyatı 220 civarı biz 300 liraya aldık.Tamam korkunç çok para değil ama işini görse... Aldık ikinci kullanmada turbo fırça infilak oldu.Kullanım hatasıymış.Daha önce Arçelik'i yıllarca kullandık bana mısın demedi.Neyse turbo olmayan başlıkla idare ederiz dedik.Ama gel gör ki bu süpürge değil işkence aleti.İçinin su konulan haznesi süpürme işleminden sonra sıkışıyor.Çıkartmak mümkün değil.O şekildede içi temizlenmiyor ,iğrenç kokular oluşuyor.Aradık aldığımız yeri anlattık , neymiş efendim kendileride evde çıkartamıyormuş , güç gerektiriyormuş, erkeklere çıkartırıyorlarmış.Sinir oldum.İnternet sitesine girdim şikayetimi belirrttim.Bir süpürge aldım diye evde Herkül beslemek zorundamıyım , ne demek erkekler çıkartsın.Ozaman sorun evde güçlü kuveetli,iri kıyım,babayiğit herneyse erkek yoksa satmayın ozmaan dedim.Ertesi gün aradılar.Tekrar götürün aldığınız yere servise gelsin dediler.Bu arada bu ilk servis ziyaretinden sonraydı.Servise gitti ,bekledi bekledi geldi.Yine sıkıştı.Yine götürdük epeyce bir süre sonra geldi gelin alın dediler.Biz yenilemişlerdir ayıplı ürünlerini derken.Kutusunu bile haşat edip ,üstüne etiketler yapıştırıp,sözüm ona temizleyip dalga geçer gibi göndermişler.Bu arada biz ilçede oturuyoruz.Aldığım yere gidip gelmem zaten 14 km yol.Düşünün çektiğim eziyeti.Arabamızda yok.Yani süründük resmen.Siz siz olun uzak durun.

        Çalı süpürgesi alın Arnica almayın.Akmaz,kokmaz,elektirik de harcamaz:)

not: süpürge resmi http://www.yeniansiklopedi.com/supurge/ alıntıdır.


Son not: Bu yazı yayınlandıktan, epeyce bir uğraştıktan sonra geri dönüş alabildim.Günlerce süpürgesiz kaldım,80 tl den fazla taksi parası vermek zorunda kaldım,telefonlarda bekletildim,defalarca aradım ama azmin zaferi hatalı ürünlerini değiştirdiler. Yine de çok memnun muyum, tavsiye eder miyim ?
 HAYIR

Okudum Bitti:20 - Yazamadıklarım - Mete Akyol


Kitap 168 sayfa.1991 basımı.
    Çok çok beğenerek okudum.Mete Akyol'un Gerek siyaset dünyasıyla,gerek basınla,hatta hatta Hollywood starlarıyla olan döneminde yaşadığı ve yazamadığı özel anıları. Bazen üzücü bazen güldürücü.Okunmaya değer...

                                                       Gayle Hunnicut
                                                        David Hemmings ve nişanlısı Gayle Hunnicut

                                                     Mel Ferrer eşi Audrey Hepburn'la

Not:Son 3 görsel google'dan alıntı:)

okuoku.com :)

burada  bahsettiğim eksik kitap yerine yeni iki kitap seçtim.Zaten bahsettiğim siparişi eksik kitabı bana bildirip onay vermemi beklemeden göndermişlerdi.Para iadesini kredi kartıma yapamıyorlarmış.(Bnkamdan dolayı). Neyse seçtiğim iki kitapdan biri tükenmişmiş.Yine iptal oldu.Son bir umut UstaPArmak'la çok sevdiğim bir yazarın bir kitabını seçtim.Diğer kitap hazırmış , şimdide Ustaparmak bekleniyor.Temin süresinde 1 gün yazıyordu.Beklemedeyim bakalım:) şansım mı yok ne:)

18 Nisan 2012 Çarşamba

Okudum Bitti:19- Türkiye'de Ermeni Meselesi - Bir Şehit Anasına Tarihin Söyledikleri - Neşide Kerem Demir

                           
                                   İçim bu kadar acıyarak, bu kadar ağlayarak bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum.
 :(  Kitabın yazarı Neşide Kerem Demir emekli bir öğretmen ve oğlu Los Angeles Baş Konsolos Muavini Bahadır Demir'in bir ermeni tarafından şehit edilmesinden sonra oğlunun anısına Ermenilerin dününü ,bugünü gözler önüne sermiş.(Basım tarihi 1976).
                                   Osmanlı Devrinden beri Ermeniler'in Rus,İngiliz ve bazende Amerika uşaklığıyla yaptıkları hainlikleri ayrıntılarıyla, bölge bölge belgelerle, bazen yerli kaynaklardan alıntı yaparak , bazen yabancı (Ermeni de dahil) kaynaklardan alıntı yaparak anlatıyor.Bu kadarını kim yapabilir hangi canlı bukadar zalim olabilir diye dehşete kapıldım.
                                  Şimdi olanlara bakıp Ermeni zulmüyle şehit olan okadar Müslümanın parçalanmış kemikleri sızlıyordur.Soykırımmış.:( Hangi soykırımdan hangi hakla bahsediliyor birkez daha şaşırdım.Söyleyecek kelime bile bulamıyorum.

Kitabın arka kısmında ise Ermeni zulmünün  görsel kanıtları bulunuyor.İlk Resimde Malatya'da ele geçirilen Ermenilerin silah ve mühimmatları.İkincisi ise Öldürülen, tecavüz edilip organları kesilen masum Müslümanlar:(

Okudum Bitti:18- Mesnevi'den Hikayeler Mevlana -Hazırlayan: Süheyl Seçkinoğlu

     Kitap 302 sayfa.Hz. Mevlana'nın öğütleri ,hikayeleri anlatılıyor.Süheyl Seçkinoğlu hazırlamış. Yer aynı hikayeler tekrar edilmiş farklı başlıkla ve 1 tanesininde yarısı başka yarısı diğer bir hikayenin devamı orası baskı hatası olabilir emin değilim.
           Tabi ki beğendim. Peygamber efendimizle de ilgili hikayeler var.
                Tam metin Mesnevi'nin yanında mini boy hem görsel hem içeriksel, başım ağrırken öykü,hikaye,masal okumayı tercih ediyorum.Migrenim olduğu için sık sık başım ağrır malesef.Okumadan duramadığım ağrılı. zamanlarımın kurtarıcısı kolay okunan kitaplar oluyor.(Bu kitap için değil genel anlamda söylüyorum)
         Özet olarak  Mesnevi'den olur da güzel olmaz mı:)

16 Nisan 2012 Pazartesi

Hediye kitaplarım :)

                      Bu zavallıcıklar yıllarca kitaplıkta süs olarak kalmış ,okunmamaktan eskimiş kitapsevmez bir dostun kitaplarının bir kısmı:) Seçmiş bana getirdi ister oku ister at diye:( Atılır mı hiç dedim:) Eski de olsa yenide olsa kitap kitapdır:)
                               Bu arada yakışıklının biri kitapları kıskanır. Ya sen kitapları okşarken bak burda ne var der:) Ne varmış at:) Kahverengi atlı prens attından düşmüş :) Sadece atı gelmiş bahçeyee.Bizdekide ne şans:)

En İyi Biber Salçası


                            Normalde ev yapımı (memleket salçası:p) kullanıyorduk.Biber Salçamız zamansız bitince Bu defa Öncü'yü deneyelim dedik.Aman Allah'ım bu ne güzellik:) Tabi ki acı biber aldık. Acısı,tadı,kıvamı herşeyi yerli yerinde.Daha önce başka markalar denediğimizde oldu ama ya ekşidi ya lezzetsiz geldi.
                      Ama Öncü Biber Salçası benden tam not aldı:)

Alman Pastası (pastacıkları:)) Yaptım





Öncelikle tarifi burdan aldım:) Çok gezindim nette bunda karar kıldım:)

http://www.misssgibi.com/?p=167

Malzemeler:
Hamuru için :
1/2 su bardağı yoğurt
2 yumurta
1 çay bardağı şeker
5 su bardağı un
100 gr yumşak tereyağ
1/2 su bardağı süt
1 dolu tatlı kaşığı kuru maya
1 çay kaşığı tuz
yarım su bardağından az ılık su
Krema İçin :
2 su bardağı süt
1 yumurta
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı margarin
vanilya
pudra şekeri

Ilık su, süt, maya, şekeri karıştırın. 15-20 dakika bekletin. Diğer malzemeleri de mayalı karışımla karıştırın yoğurun. Ele yapışmayan bir hamur elde edin. Mayalanması için 1 saat bekleyin. Mayalanan hamuru 1 cm. kalınlığında merdaneyle açın geniş bir bardak ağzı yardımıyla kesin. Mayalanması için yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Mayalanması için bir süre bekleyin. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üstü kızarana kadar pişirin. SOğuması için ızgara tele koyun. Soğuduktan sonra sand. ekmeği gibi ortasını kesin.
3- Diğer tarafta krema için margarin ve vanilya hariç tüm malzemeleri karıştırın pişirin. Pişme süresi boyunca karıştırın. Koyulaşmaya, kaynamaya başlayınca ocağın altını kapatın. Margarini ve vanilyayı ekleyip karıştırın. Krema ılıdıktan sonra sıkma torbasına doldurup ortasını ikiye kestiğiniz pastaların içine sıkıp kapayın. Üstüne pudra şekeri serpip servis yapın. Afiyet olsun.


Aynen anlatıldığı gibi yaptım:)



Bir kısmını daha çok pişirdim , hediye götüreceğim arkadaşım öyle sever herşeyi:)



Çok nefis oldu.Kremanın içine ceviz,muz ve kivi karıştırdım:)
.