24 Aralık 2011 Cumartesi

Patates Dolması yaptım:)

   
Epeydir bloga giremeyince yazacak şeylerde birikmiş:) Bu tarif de sanırım Oktay Usta'dandı. İkiye bölünüp alt taraflarının içi oyulan patatesler kızartılıyor.
   Soğan,sarımsak yağda kavruluyor.İnce doğranmış biberlerde içine atılıyor.Salça domates rendesi ve kıymayla. pişirilip patateslerin içine dolduruluyor.Salçalı suyla beraber fırına sürülüyor:)Önceden ısıtılmış fırında pişiriliyor.

Karagözlüm Tatlısı Yaptım:)

http://papatyaprenses.com/2009/04/karagozlum-tatlisi.html


  Bu sefer tarifi blog blog gezinirken buldum:) Birebir aynı görüntü olmasa bile tadı çok güzeldi:)



Tarif için linke tıklayabilirsiniz:)

Öremeyen Bayandan Köpek Kazağı








     Bir sitede yapılış tarifini gördüm site sahibesi de sorularıma hemen cevap verdi Sağ olsun. ;Sık kullanılanlara eklemiştim ama format atılınca gitti.Onun için linkini veremiyorum görürse kusuruma bakmasın:) Atkı tarifiydi önce atkımı yaptım.sonrada oğluşuma kıyafet.Oldu mu ne? Oldu oldu hemde çok yakıştı:)

Kurzunuş Yaptım (ÇEÇEn yemeği)











Un su ve tuzdan sertçe hamur yapılır.İyice yoğurulur.Orta kalınlıkta açılarak bardakla daireler kesilip poğaça gibi harç doldurarak, kapatılır. Benimkiler amatör işi. Kaynamış suda yüzeye çıkana kadar haşlanır.

İç harç olarak margarinle soğan kavrulur bolca kıyma eklenerek kendi suyunu salıp çekene kadar iyice pişirilip soğutulur.

     Sos hazırlanır.Ve beraber servis yapılır.sosu için bolca sarımsak dövülerek kurzunuşların piştiği suyla bir kaseye konulur.Üzerine yağda yakılmış kırmızı biber karıştırılıp.Afiyetle yenilir:))



Kenarlarını süslü şekilde kıvıranlar da var ama benim o kadar sabrım olmuyor:) Görsel olarak farkı yok ama bu da patatesli kurzunuşumun resmi:)



-

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Nanomatik çamaşır yıkama topu aldım

 Reklamda çok görünce hazır evde deterjanla yumşatıcımda aynı anda bitince sipariş verdim.Bikaç günde geldi 6-7 defa kullandım Şimdilik memnunum 30 derecede az kirli çamaşırları aynen deterjan gibi temizledi yumşaklık sorunuda olmadı. Bakalım kullandıkça bir sorun olacakmı:)

17 Mart 2011 Perşembe

Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır || Tolstoy



  
                    Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır'ı okurken gözlerim doldu . Hepsi birbirinden güzel.Üç ölüm en sıkıcı daha doğrusu tek sıkıcı olanı:)


  Bir oturuşta okunacak bir kitap.Yazarın son 25 yılında yazdığı öykülerden oluşuyor.

Öyküler:
Sevgi neredeyse Tanrı oradadır
Polikuşka
Üç ölüm
Asuru hükümdarı Asarhadon
İlyas
Küçükler Büyüklerden Akıllı Çıktı
Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki tohum

Bizim Canavarlardan Selamlar:)

Süt keyfimiz:)


                                
                                 Tek gözümle bakarım dil bile sallarım:)



 
                                                Aile Saadeti:)




                                                       Aile Saadetiyle uyku keyfi:)


                                              Bir Gözüm Mavi ama belli olmamış:)))


                                              Tost oldum:)


                                                 Beraber uyku keyfi:)


                                                  Yürüyor muyuz ne:))

28 Şubat 2011 Pazartesi

Sandal Sefası Yaptım :)

  Patlıcanları kızarttım.Karnıyarık gibi iç harç hazırlayıp.doldurdum.Fırına verdim.Önce  üzerine beşamel sos döktüm.Pişmesine yakın kaşar rendesi serptim.
  Yanındada istek üzerine patates püresi yaptım.Aslında kalp şeklindeydi püre ama yayıldı:))) Sunum tipsiz lezzet tariifsiz:))

27 Şubat 2011 Pazar

Gerçeğin Masalı | Aziz Nesin

  

                      Aziz Nesin 'in öykülerinden derleme kitaplar serisine başladım.Bu ilki, en çok
Uygarlık Tarihinden Bir Sayfa'yı beğendim.Kalpazanlık Bile Yapılamıyor adlı kitabından alıntıymış. Şimdi ikinci kitaba başladım bile:)








                                  Bu kedişlerin son hali:)




26 Şubat 2011 Cumartesi

Bebişlerimiz oldu :)




22 şubat saat 03:15 sularında 3 bebişimiz oldu.Ama malesef biri öldü .Şimdi iki şeker minnacık faremsi bebişimiz var.:) Maşallah

23 Şubat 2011 Çarşamba

Beyaz Geceler | Dostoyevski




                       Dostoyevski'nin  en sade,en kolay okunan kitabı sanırım.Değişik ,saf bir aşk hikayesi.Zaten yazar hikayeyi bir gazete de yayımlamak için basit ve sade tasarlamış. Öyküye adını St. Peterburg'un uzun yaz günleri veriyor. 4 günün işlendiği akıcı , hoş bir kitap. Yalnızlıktan sıkılan anlatıcı tesadüfen tanıştığı bir kızla sohbete başlar ve hayatlarını ortaya dökerler... 
  

                             Diğer bir öykü de Yufka Yürekli.. O biraz sıktı beni:) Aynı işi yapan aynı evde yaşayan İvanoniç Nefedov ile Vasya Şumkof  hikayesi.



Bal Kabağı Tatlısı Yaptım:)





           Bal kabağını doğrayıp üstüne şeker döküp suyla pişirdim.Süzdüm.Püre haline getirdim.Tepsiye döktüm.Cevizle süsledim.Üzerinede krem şantı ve hindistan cevizi ile süsleme yaptım:) Tadı çok güzeldi:)

20 Şubat 2011 Pazar

Bir Dinozorun Gezileri || Mina Urgan



Bir Dinozorun Anılarından sonra başladım hemen bu kitaba.Yazar bu kitapta da sıksık kendi siyasi/dini görüşünün propogandasını yapmış.Hakkı kendi hayatı kendi gezileri.İlk kitaptan daha
akıcı ,daha zevkle okunuyor.Gezdiği ülkeleri ,şehirleri anlatmış.Zevkle okudum.

13 Şubat 2011 Pazar

Uydurmasyon Poğaça ve Enişte Böreği:))

       


                     Arkadaşım şehir dışında olunca enişteye sürpriz poğaça yapayım dedim:) Başladım ama gerekli malzemelerin hiçbiri olmayınca,  karbonat yerine  kuru maya , süt yerine yoğurt koydum. 2 yumurta , biraz margarin biraz sıvıyağ,azcık tuz, azcık şeker ,aldığınca unla yoğurdum:) Peynirli maydonozlu iç harç hazırladım.Hooooooop yuvarladım şekillendirdim.Yumurta sarısı sürdüm:) Güzel de oldu:)
     Enişteye gönderdim:)) Ertesi gün ben de evde yalnızdım annem İstanbul'da olunca enişte tabağı boş getirmemeye börek yaptım ben de dedi:) Şok oldum:))) Görüntü korkunç :) Tadına bilee baktım:)) Diet börek:) Sıfır yağ:)))





10 Şubat 2011 Perşembe

Bir Dinozorun Anıları | Mina Urgan


   Bu kitabı okurken sık sık vay bee ne şanslı kadınmış dedim Mina Urgan için.Birçok aydınla anıları,yaşanmışlıkları var...Atatürk'le dans bile etmiş:)

     Mina Urgan 'ı çok severim ama kendisi sevdiği yazar,şairleri öve öve yere göğe sığdıramazken Necip Fazıl Kısakürek gibi zıt görüşlü birçok değerli kişiliğe de ağır ithamlarda bulunuyor. Her şeye  rağmen zevkle okudum.Dili,anlatımı çok sade.Okurken rahatsızlık vermiyor.Kalınca bir kitap olmasına rağmen hızlı okundu bitti.

  Kitabın ençok ihyarlık günlerini anlattığı ilk bölümü beğendim:) Keşke kitabı Mina Urgan yaşarken okusaymışım diye üzüldüm neden bilmiyorum...


    Çöpe atılacakken ya da yakılacakken en iyi ihtimalle nemli bir yerde yaşamamıza rağmen karton kutularda nem ve rutubet kokularına teslim olacakken kurtardığım kitaplar okunmaya devam ediyor...

      Bu biter bitmez Mina Urgan'ın Bir Dinozor'un Gezileri İsimli kitabına başladım...

9 Şubat 2011 Çarşamba

Mısır Unu Helvası Yaptım


  

              Mısır unu mucizevi bir şey bence:) Çok lezzetli her şekilde:) Ben de helva yapayım dedim. Rahmetli anneannem çok güzel yapardı.Ben normalde biraz cıvık kıvamlı seviyorum ama bu defa sert oldu:)


  Mısır ununu margarinle kavurdum.Ayrı bir kapta şerbet hazırladım.Un kavrulunca şerbeti katıp azcık daha  kavurdum.Tavsiye ederim:)

Üç boyutlu Cep Telefonu Ekran Resimleri:)




Tahinli Çörek Yaptım

Malzemeler:

1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı ılık süt
3 yumurta birinin sarısı üstü için ayrılacak
Yarım su bardağı ılık su
2 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 adet 42 gramlık yaş maya

Aldığı kadar un
içi:
1 su bardağı tahin
4 yemek kaşığı şeker


  Malzemeleri tarifteki gibi.Yapımı ise hamuru yoğurup dinlendirip,keyfime göre bezelere ayırdım.İç harcımı hazırlayıp açtığım hamurun içiine sürüp şekil verdim.Pişirdim:)))Tarifi nerden aldığımı unuttum.Ama klasik zaten:))

2 Şubat 2011 Çarşamba

Defne Joy Foster Ölmüş:( Allah Rahmet eylesin

               Aslında her ölüm zamansız gelir ,erken gelir...Defne'nin ki de öyle.Güzel yavrusu annesiz kaldı çok üzüldüm.Allah rahmet eylesin.
      Her gün duyduğumuz,duymadığımız,tanıdığımız,tanımadığımız milyonlarca genç yaşlı insan ölüyor.Sıranın kimde olduğunu bilmiyoruz.O yüzden ölüme hazırlıklı olabilsek keşke, ölüm hiç gelmeyecekmiş gibi davranıyoruz.Ama o hiç yaşa başa bakmıyor.Eninde sonunda gideceğimiz yer belli.Kendi adıma inş. bu bilince daha çok sahip olabilirim.
     Hayat kısa... Değerini bilmeli.Bugünün değerini bilirken de yarına hazır olabilmeli...